Reklamı Kapat

Avrupa Ligi’ne Türkiye Kupası muamelesi!

Bu sezon Avrupa maçları keyif vermiyor, heyecanlı geçmiyor. Başakşehir haricindeki temsilcilerimiz ülkemizi temsil edemiyor. Başakşehir ve Okan Buruk kardeşimi gönülden tebrik ediyorum.

Beşiktaş ile Trabzonspor adeta Galatasaray’ın izinden gidiyor. Hadi Galatasaray Real Madrid gibi bir dev markadan 6 yedi de size ne oluyor arkadaş? Galatasaray’ın hâlâ Brugge maçından puanlarla ayrılıp UEFA’ya geçiş yapıp karizmayı kurtarma şansı var. Siz de dımdızlak bakar durursunuz. Onun izinden gitmeyin! Sen, Braga ve Krasnodar gibi seviye olarak düşük olan iki takıma 2 karşılaşmadan puansız ayrıl ve 5’er 5’er golleri kalende gör! Rezalet, vallahi rezalet, billahi rezalet! Eee hani “asker selamı” çakıyorduk! Onlar popülist yaklaşımlar mıydı yoksa? Vallahi ayıp billahi ayıp! Taraftarlar her maça ayrı bakar ayrı değerlendirir.

Dün Galatasaray için yazdıklarım Beşiktaş ve Trabzonspor için de geçerlidir. Gurbetçilerimiz ve takımlarına gönül verenler sokakta başları dik yürümek isterler. Spor karşılaşmaları, özellikle de futbol maçları soğuk savaş döneminin “sıcak üstünlük” kurma meydanlarıdır. Ayrıca liginde şampiyonluk yaşamış ve önemli sayıda taraftar kitlesini arkasına almış dev markaların erken havlu atması, pes etmesi doğru değildir.

Hem bu Avrupa Ligi’ne Türkiye Kupası muamelesi yapmak da nereden çıktı arkadaş? Türkiye Kupası yerel bir kupa onu anlarız. İşte, yıldız oyuncularla maç başı prim ve maaş olarak anlaşma yapmışsındır, gençleri ve ikinci takımı da diri tutmak için 2. Lig veya 3. Lig ekiplerine karşı revizyona gidebilirsin kimse bir şey demez. Bu tip maçların telafisi olur her zaman. Fakat “Forman için oyna, arman için oyna, bizim için oyna, ülken için oyna” şarkıları takım için söyleniyorsa o zaman işler değişir. Başakşehir, 2 maçta da ülke puanı sıralamasında bizi takip eden Avusturya takımını yenerek en azından 11. sıradaki yerimizi korudu.

Okan Buruk’un Başakşehir’e geçiş yapması ligin ilk iki maçına bakıldığında acaba mı sorusunu sordursa da, her iki ligde de bulunduğu yerler bakımından bu soru yerini “isabetli karar olmuş” cümlesine bıraktı.

Mert, Clichy, Ponck, Çaiçara, Visca, Mehmet Topal, Crivelli, Gulbransen, Azubuke gibi isimler takımın iskeleti. Hemen her maçta forma şansı buldular. Giren çıkan isimler bile aynı. Yani kadro istikrarını yakalar iseniz başarı ve başarılı skorları da yakalarsınız.

Avrupa maçları genç isimlerin deneyim kazansın diye sahaya sürüleceği yerler değildir. En azından bu kritik maçlarda olmazdı. Avcı’nın Avrupa karnesi Başakşehir iken de pekiyi değildi. Fakat Ünal Karaman’ın takımın kadrosunda gençlere çok yer açması yadırgandı.

Ülke prestiji, puanı ve tanıtımı açısından dev takımlarımız maçlara tam kadro çıkmalıdır. Avrupa Ligi’ne Türkiye Kupası muamelesi yapamazsınız. Yoksa hem yönetim, hem teknik ekip hem de ülke futbolu bedelini ağır öder!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamit Dizman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?