Reklamı Kapat

Rusya ve ABD aynı hedefe ilerliyor

İktidar yanlısı bir gazetede çıkan haberden kısa bir alıntı yaparak yazıma başlamak istiyorum. Haberde, “Başkan Erdoğan, ABD ve Rusya’ya güvenli bölge mutabakatını hatırlattı ve uyardı: Rusya ile devriye yürütürken maalesef ABD’de terör örgütü YPG/PYD ile devriye atıyor. Bunlar mutabakatta yok. Durumdan vazife çıkarıyor.”

Bu tespitin hemen ardından bir başka haberden alıntı yapmakta yarar görüyorum. “Rusya’nın derdi YPG ile Şam’ın arasını düzeltmek” başlığı altında şu bilgiler yer alıyordu:

“Türkiye ile Suriye’de çözüm masası kuran Rusya bir yandan da YPG’yi korumaya devam ediyor. Ankara-Moskova-Tahran-Şam arasında mekik dokuyan Rus Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergei Verşinin, ‘Rusya, YPG’nin de içinde yer aldığı SDG’nin Suriye ordusuna katılımına dair müzakereleri kolaylaştırmaya hazır’ dedi.”

İki haber birlikte değerlendirildiğinde gerek ABD gerek Rusya’nın terör örgütünü tanınır hale getirmenin peşinde oldukları açıkça görülüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da belirttiği gibi ABD ve Rusya varılan mutabakata bağlı kalmamış, bir yandan Türkiye ile devriye atarlarken öbür yandan terör örgütü ile aynı işi yapıyorlar.

Bu noktada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın medyaya yansıyan konuşmasından bazı alıntılar daha yaptığımızda söz konusu ülkelerle varılan mutabakatların lafta kaldığı açıkça görülecektir. Cumhurbaşkanı konuşmasında, “Saldırılara seyirci kalmayacağımızı” belirterek şöyle söylüyor: “Tel Rıfat, Münbiç, Rasulayn’ın doğusu teröristlerden arındırılmış değil. ABD ve Rusya ile mutabakata bağlıyız ancak muhataplarımız sözünü yerine getirirse. Saldırılar sürüyor. Seyirci kalmayacağız. Ne gerekiyorsa onu yapacağız.”

Cumhurbaşkanı’nın bu sözleri ABD ve Rusya ile varılan mutabakatın özünü teşkil eden teröristlerin güvenli bölgeden çıkartılmasının geçersiz kaldığını gösteriyor. Böyle olunca görünen o ki, ABD ve Rusya Suriye konusunda farklı yollardan yürüyerek aynı hedefe gidiyorlar. Yani, terör örgütünü dolaylı yollardan da olsa Türkiye’nin muhatap almasını sağlamaya çalışıyorlar. Bu arada ABD’nin Suriye’de Irak benzeri bir özerk bölge oluşturmanın peşinde olduğu da düşünüldüğünde ortaya çıkan net görüntü; Rusya, Şam rejimini belli bir noktaya çekmeye çalışırken ABD’de Türkiye’ye karşı benzer bir taktik izliyor. Bu da her iki tarafın sergilediği tutum ve söyledikleri ile kafalarındakinin farklı olduğunu gösteriyor.

Hemen belirteyim ki, geçmişte yaşanan ikiyüzlülükler devam ettiriliyor. Karşımızdakiler ikiyüzlü olunca varılan mutabakatlardan nasıl bir sonuç çıkacağını baştan kestirmek mümkün olmuyor. Buna rağmen bu ikiyüzlülükten alınacak dersler olabilir. Söz gelimi bundan sonra olsun verilen sözlere bakarak bir mutabakat imzalamanın anlamı yoktur. Çünkü karşımızdakiler bizim gibi net değiller. Masada her şeyi kabul edip, bunu tüm dünyaya ilan edenler masadan kalkınca farklı taktikler uygulamaya başlıyorlar. Hatta masada imzaladıkları anlaşmayı bir kenara iterek teröristlerle ayrı bir masa kurabilmekteler. Artık bu hususun bilinmeyen bir yanı kalmadı. Teröristleri silahlandıran ABD ile teröristleri Şam rejimi ile aynı masada buluşturmaya çalışan Rusya’nın nihai hedefleri bakımından bir fark olmadığını söylemek yanlış olmayacaktır. Zaten yıllardan beri Suriye’de devam eden çatışmalar sırasında ABD ile Rusya’nın bir kez bile olsun karşı karşıya gelmemiş olmaları da bu gerçeği gösteren bir başka husustur. Diyebiliriz ki çıkarları söz konusu olduğunda ABD ve Rusya birbirlerinin değirmenine su taşıyorlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Iyildiz - Siyonist Timsahın biri alt dişi, diğeri üst dişi...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 07 Kasım 13:56

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?