Reklamı Kapat

Değişimin insana bağlanması kanunu

 İnsan hayatını etkileyen Allah Teâlâ’nın iki tür değişmez kanunu vardır. Bunlardan birincisi tabiat kanunları diye nitelenen sünen-i cariye yani normal kanunlardır. Bunlar gece ve gündüzün oluşması, güneş ve ayın birbirlerini takip etmesindeki kanunlar gibi tabiî işlerle alakalıdır. Bu kısımdaki doğal hadiseler, Allah Teâlâ’nın takdir ettiği belirli bir düzende hareket ederler. Tabiat kanunları kadar kesin olan ikinci tür kanunlar vardır ki bunlar Allah Teâlâ’nın diniyle; emir ve yasaklarıyla, vaat ve azabıyla alakalı kanunlardır. Bunlara da uymak tıpkı tabiat kanunlarına uymak gibi zorunludur. Tabiat kanunlarına karşı çıkmak nasıl bir bedel ödemeyi zorunlu kılarsa bu ikinci tür kanunlara yani dinin ahkâm ve şeriatına uymamak da mutlaka bedel ödetir.

İnsanlığın yükseliş ve düşüşünün, hayra veya şerre tabi oluşunun insanların sorumluluğuna bırakılması, Allah Teâlâ’nın bu değişmez kanunlarından biridir. Zira Yüce Allah insanlara iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı, zararlı ile faydalıyı birbirinden ayırt edebilecek akıl ve bununla birlikte tam bir hürriyet ve seçim imkânı vermiştir.

Allah Teâlâ, bunlara ilaveten de insanlığa ışık tutacak, kendilerine dünya ve ahiretin mutluluk yollarını gösterecek ilahi kitaplar ve peygamberler göndermiştir. Bunun için ahiret mutluluğunu elde etmek isteyenler bu peygamberlere ve onların getirdikleri mesajlara tabi olmaları gerektiği gibi dünyanın mutluluğunu isteyenler de bu ilahi bu peygamberlere tabi olmak zorundadırlar. Nitekim Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:

 “Artık benden size hidayet geldiğinde, kim benim hidayetime uyarsa o sapmaz ve bedbaht olmaz.” (Taha, 123)

Hidayet sebepleri oluştuğu zaman, doğal olarak sonuçlar da bu sebepleri takip edecektir. Konu ile ilgili ayet-i kerime bu hususu şöyle açıklamaktadır:

 “Bir topluluk kendi içindekileri değiştirmedikçe, Allah onları değiştirmez.” (Ra’d, 11)

Bu nedenledir ki insanlar ister yukarı doğru yükselmede, ahlak ve fazilet yarışında olsun ve isterse aşağı doğru alçalmada yani çirkefliğe ve zillete düşme konusunda olsun, değişim kişinin kendisinde başlar. İnsanlığın şerden hayra veya hayırdan şerre doğru dönüşümünde burası temel noktadır. İki durumda da insanlar, kendi hallerinin düzelmesinden yine kendileri sorumludurlar. “Bir topluluk kendi içindekileri değiştirmedikçe, Allah onları değiştirmez.” (Ra’d, 11) ayet-i kerimesi bu hususu sarahaten açıklar.

Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz 23 yıllık mücadelesinde bu ilahi kanuna uygun olarak hareket etmiş, İslamiyet’in hâkimiyeti fertten cemaate, cemaatten devlete şeklinde sıralanmıştır. Zira bu değişmez ilahi kanundur. Önce Allah davasına sahip çıkacak bir topluluk oluşacak ve bu topluluk İslam’ı tavizsiz olarak yaşayacak, bu yolda yürürken asla hiçbir kınayıcının kınamasından korkmayacak, bütün engelleri aşarak hedefine yürüyecektir. Burada sayısal üstünlük sağlamak şart değildir. Tam inanmış az bir topluluk dahi olsalar böyle birbirine kenetlenmiş bir cemaat oluştuğunda ilahi yardım inecek ve bu topluluk muzaffer olacaktır. Bunun tarihteki örnekleri çoktur. İşte bu durumda Yüce Allah’ın kendi dostlarına yardımı ve düşmanlarını alçaltması da bu kanunlarla sabittir, değişmez. 

“Bir topluluk kendi içindekileri değiştirmedikçe, Allah onları değiştirmez.”  hükmü ilahisi aynı zamanda ferdî ve toplumsal planda insanlığın Allah’ın muhkem metoduna göre değişim göstermemesinin sorumluluğunu yine insanların boynuna yüklemektedir. Ayetin “onlar kendilerindekileri değiştirmedikçe” kısmı bunu açıkta ortaya koymaktadır.

Bugün izzet ve şeref arayan Müslümanlar bu ilahi metoda dönmedikçe asla aradıklarını bulamayacakladır.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kasadar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?