Reklamı Kapat

PKK/YPG deposunda başka ne bulunacaktı?

Medyada, “PKK/YPG deposunda Amerikan havanı” ya da “ABD’nin havanları örgüt deposunda”, “PKK/YPG cephaneliğinde ABD topları” veya “Bizi bu mermilerle vurdular: Resulayn ilçesindeki YPG/PKK depolarında Amerikan malı 8 kilometre menzilli havan mermileri bulundu” başlıklı haberler yer aldı. Aslında bu tür haberler ilk defa medyaya yansıyor değildi. Barış Pınarı Harekâtı sırasında terörden temizlenen yerlerde benzer depolara daha önce de rastlanmıştı. Yani, terör örgütünün ABD silah ve mermilerine sahip olduğu bilinmeyen bir husus değildi. ABD terör örgütünü yıllardan beri silahlandırıyor hatta ABD’nin on binlerce TIR dolusu silahı Suriye’ye ulaştırdığı ve terör örgütü PKK/YPG’ye teslim ettiği sıkça yetkilerce dile getiriliyordu. Kısacası, terör örgütlerinin ABD silah ve mühimmatı kullandığının bilinmeyen bir yanı yoktu. Bu yüzden köşemizde sık sık terör sevici ABD ile bölgemizde terörü temizlemenin mümkün olmadığına vurgu yapıyoruz.

Bu noktada önceki gün açıklanan ABD Dışişleri Bakanlığı 2018 yılı terör raporunda terör örgütü PKK’nın Suriye kolu YPG ile 15 Temmuz darbe girişiminin faili FETÖ’den söz edilmiyor olması da ABD ikiyüzlülüğünü, terör seviciliği ve terör örgütü koruyuculuğunun net bir örneği oldu. Bu bakımdan söz konusu raporun ardından yapılan açıklamada, “ABD’nin söyleyecek sözü kalmadı” denilerek tepki gösterildi. Ancak, hemen belirtelim k, ister bazı depolardan ABD silahları çıkmamış olsun, ister ABD 2018 terör raporunda YPG’den bahsetmiş olsun netice değişmez. Yani, ABD’nin terör seviciliği öylesine çok tescillenmiştir ki, yeni belgelere ihtiyaç bile yoktur. Kaldı ki, ABD terör örgütleri ile birlikteliğini gizlemeye bile gerek duymuyor. Öyle olmasaydı, Türkiye’nin güvenli bölge ilan ettiği Suriye’nin kuzeyindeki teröristleri dışarı atacağı, ellerindeki silahları toplayacağına dair söz vermiş olan ABD verdiği sözlerin hiçbirini yerine getirmeyerek güvenilmezliğini bir kez daha göstermiştir. Çünkü ABD uluslararası ilişkilerini güvene değil, sahip olduğu silah gücüne dayanarak yürütüyor. Böyle olunca da ABD’nin uluslararası ilişkilerdeki tek ölçüsü çıkar oluyor.

Bu noktada medyaya yansıyan terör örgütü depolarındaki ABD silahları ile ilgili haberlerden biraz detay verdiğimizde teröristlerin silahlandırılmasının doğrudan ABD resmi kurumları tarafından yürütüldüğü de net bir şekilde görülüyor. Resulayn ilçesindeki bölücü örgüte ait cephanelikte ortaya çıkan detaylar şöyle sıralanıyor:

“Sandıkların üzerinde ABD lojistik işlerini gören Genel Hizmetler İdaresi’ne ait ‘GSA’ logolu yazılar görüldü. GSA, Pentagon’un askeri ihtiyacını karşıladığı gibi savaş bölgelerinde de ABD güçlerinin ihtiyaçlarını temin ediyor.

Barış Pınarı Harekâtı sırasında, YPG/PKK’nın Nusaybin, Kızıltepe, Suruç, Ceylanpınar ve Akçakale’ye düzenlediği havanlı saldırılarda 9 aylık Muhammed bebek ile birlikte 20 şehit verilmişti.”

Bu kısa bilgi bile Suriye’de akan kanda terör örgütleri kadar ABD’nin de eli olduğu görülüyor. Yani, ABD eli kanlı bir ülke. Bu bakımdan katillerle yan yana görünmek bile aslında akan kandan sorumlu olmaya yetecektir. Kaldı ki, insanların katlinde kullanılan silahlar da ABD’ye ait.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Can Dere - Üstadım yanılıyorsunuz, o silâhlar Uganda malı...!!!

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 06 Kasım 22:39

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?