Reklamı Kapat

Zorun Zoru

Zorluklara aşmak sorumluluk duyan insanlar ile olur. Sorumlular hakikatin, adaletin, iyilik ve güzelliğin elçileridirler. Bu, onların üzerinde bir yük gibi görünse de kendilerine hem güç hem de anlam kazandırır. Bunu göze alanlar elbette çileli bir hayatı ve yolu tercih ediyorlar, etmelidirler. Yoksa kendilerinin de bir değeri olmaz. Sorumluluğun elbette ki sınırları var. İnsanın bir değer olduğu gerçeğinde hareket etmek asıl olması gereken.

Karmaşa ve kaosun olduğu dönemlerde, baskın olan egemenlerin tasallutu altında doğruyu ve iyiyi söylemek de cesaret ister. Bu zor olsa da sorumluluk gereği.

İnsanlar, dönemler gelip geçici. Tarihin hemen her dönemi böyledir, değişenleri, koşulları ve tarzları var.

Doğrular ve iyiler hakikatin kendisi. İşine gelmeyenler bunların üstünü örterler, kendilerine uygun doğrular üretirler, buna inan getirir ve asla şaşmazlar. Herkesin ona inan getirmesini isterler ve arzularlar. Güç ellerinde ise zaten istedikleri gibi kitleleri yönlendirirler. Bunu başardıkları sürece güç kazanırlar.

Çıkar odaklı bakışlar sağlıklı bir ortamın oluşmasını engeller. Çıkarları sürdükçe oralarda oyalanırlar, bittiği an hemen bir başka yere tornistan ederler.

Zoru başarmak hakikate, adalete inananların gerçek sorumluluk alanı ve işi. Bu insanlar eğer sorumluluktan kaçarlarsa asla kurtulamazlar. Sorumluluk makamında olanların elbette belli güç ve güçlerinin belli sınırları var. Bu, doğal. Her insan gücünün yettiği, dilinin döndüğü sürece yapabileceklerini yapmalı.

Avamdan bunlar elbette beklenemez. Onlar bir bakıma masum sayılırlar. Ama hepten de masum değildirler. Düşünenler için belli algı sınırları vardır elbette. Yönünü Allah’a çeviren ibadet edebilen her insanın sorumluluğu var. O kadar da masum sayılmazlar. Allah’ın huzuruna erenlerin düşünme payı bulunur. Bunu; eğer, yeterince kavrıyorlarsa.

Günümüzün en önemli sorunu medya, algı, reklâm, piar ile yönlendirme gücü. Bu âdeta bir halüsinasyon oluşturuyor. Bunun karşısında güçlü oluş olmadıkça yanılma ve yanıltma payı çok yüksek olur.

Güven ancak hakikatler üzerinde sağlanabilir. Adalet ve hakkaniyet üzerinde sağlanabilir. Müslümanlar zulmediyor ve hakikatlerin dışına çıkıyorlarsa bu onların vebali, İslâm’ın değil. Ancak dışarıdan bakanlar, muhatap olan kimseler İslâm’ı yaşıyor gibi göründüklerinden o zaman İslâm hedef tahtası hâline getirilir. Bu da İslâm dışı ve karşı olanların işine gelir.

İslâm’ı hakkıyla temsil edenler mazlum kimselerdirler. Çünkü onlar asla zulmetmedikleri, edemedikleri gibi her durumda zulme uğrarlar.

İnsanı korumak, hakkını gözetmek, en küçük bir ayrıntıyı bile dikkate alma bilinci olan onu ister istemez daha dikkatli olmaya götürür. Bu, bir aşk hâlidir. İhtiyaç sahibi olan bir kimsenin hakkını gözetmek en üstte bulunanların görevi. Kendilerini mülk saltanat sahibi kılmak görevi sorumluluğu değil.

Günümüz Müslümanlarının en büyük sapması da burada. Bir yeri işgal edenler öncelikle kendi mülklerini, arttırmaya bakarlar, servet oluştururlar.

Zalim bir yönetim tarzı var. Kapitalist sistem ile sistemin gereği yönetimler zulümdür. Kim ne derse desin sistemin bir parçası olurlar ve onun gereğini yaşamaya bakarlar.

İnsanların arasındaki uçurum, kişilerin yeteneklerini, güçlerini aşar. Böyle bir durumda insanlar ancak var olma gücü ile ayakta durmaya bakarlar.

Günümüzde soygunların, hırsızlıkların, cinayetlerin, zulümlerin tek nedeni adil bir ruh ortamının olmayışı. Soygun ve gasp bir meslek hâline gelmişse, bunu yapanlar okumuş bilmiş, sistemi iyi kavramış kimselerdir. Alttakiler ancak bir taşerondur.

Zorlukları aşmak ancak bilinçle, ihlâs ve samimiyetle olur. Hakiki Müslüman böyle olmakla yükümlü.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?