Reklamı Kapat

Değişmez doğru: Milli Görüş!

Milli Görüş, “millet” kavramı etrafında oluşturulan bir tanımlamadır ve Müslümanların tamamının görüşünü ifade eder. Yani Milli Görüş, tarih, töre ve dil birliği olan topluluk değil, aynı dine inanan insanların inandıkları değerlerin adıdır. Kur’an-ı Kerim’de Millet-i İbrahim ifadesi İbrahim’in dini demektir ve milletle kastedilen dindir. Milli Görüş Hareketi’nin kurucusu Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Milli Görüş’ü İslam literatüründeki şekliyle tanımlamakta ve şöyle açıklamaktadır: “Milli Görüş, Hz. Adem aleyhissalam ile başlar ve tarihi sürecine baktığımızda milletimizin kendi müktesebatına en uygun olan görüştür. Bu açıdan Sultan Alparslan’ın görüşüdür, Sultan Fatih’in görüşüdür, Selahaddin Eyyubi’nin görüşüdür, Çanakkale destanını yazanların görüşüdür, İstiklâl harbini yapan Kuvay-i Milliye’nin ta kendisidir, Kıbrıs’ı tekrar fethedenlerin görüşüdür”.

Milli Görüş ve Adil Düzen kavramları Türk siyasetine Prof. Dr. Necmettin Erbakan ile girmiştir. Erbakan Hoca, siyasal İslâm düşüncesinin genel dünya görüşünü Milli Görüş, ekonomik görüşünü de Adil Düzen ismiyle tarif etmiştir. Aslında Erbakan Hoca’nın Milli Görüş’le anlatmak istediği İslâm’ın Dünya Görüşü’dür.

İslâm’ın Dünya Görüşü’nü ifade eden Milli Görüş Hareketi, bir aksiyom hareketidir. Aksiyom, Necmettin Erbakan Hoca’nın tarifiyle “Bir bütünün değişmez parçalarıdır”. Yani, hiçbir şart altında değişmeyen doğrudur. Aksiyom, başka hiçbir önermeye götürülemeyen, kesinliği kendiliğinden apaçık olan görüştür. Bu bakımdan Milli Görüş’ün savunduğu ilkeler eskimez, pörsümez ve doğruluğu hiçbir kanıta ihtiyaç duymaz.

Milli Görüş, İslâm’ın kültürel, siyasal, ekonomi ve hukuk alanlarına ilişkin kurallarının adıdır ve sosyal yaşamın her alanına müdahil olan Allahü Teâlâ’nın emri gereği insanın “hayat, din, akıl, mal ve nesli”nin korunması için mücadele eder. Milli Görüş Hareketi, insanın şerefli yaratıldığına inanır. “(Ey Muhammed ümmeti)! Siz beşeriyet (insanlık) için meydana çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder, fenalıktan alıkoyarsınız ve Allah’a imanınızda devam edersiniz…” (Al-i İmran, 110) ayetini düstur edinmiştir. Allah (c.c) tarafından kendisine emredilen iyiliği emredip kötülükten alıkoymak ve yeryüzünün tamamında adaleti tesis etmek için kendisine verilen görevi yerine getirmek için bedel ödemeyi hedefler.

Milli Görüş’e inanmış kişi, günde beş defa namazda secde ederken, aslında Allah (c.c)’ın hâkimiyetine boyun eğdiğini ikrar eder. “Mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihad edin” emrini “İ’lây-ı Kelimetullah” şeklinde simgeleştirmiş, eskimez nizamın, değişmeyen doğrunun ve aslâ güncellenmesi mümkün olmayan İslâm’ın yeryüzünün tamamına hâkim olması için malıyla, canıyla ve bütün gayretiyle cihad eder. Bu gayretinin karşılığında “Şüphesiz Allah, mü’minlerin canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın almıştır. Artık onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve ölürler…” (Tevbe, 111) emri gereği kârlı bir alışveriş yaptığının farkındadır.

İslâm’ın Dünya Görüşü’nü benimseyen Milli Görüş eri, her şart ve zamanda ilkelerini muhafaza etmekle yükümlüdür. Tarihin en buhranlı dönemlerinde dahi, kendi kök değerlerinden taviz vermez, değerlerini tek başına kalsa da muhafaza etmeye çalışır, bu uğurda bedel öder ve “kınayanın kınamasından korkmaz” (Maide, 54). Milli Görüş eri, ülkesinin ve İslâm âleminin içinde bulunduğu fetret döneminin biteceğine inanır ve mağlubiyet psikolojisine yenik düşmeden, Batı taklitçiliğine ve emperyalizmin tasallutlarına boyun eğmeden davasını en yükseklere taşımaya gayret eder.

Başkaları, insanlar kınamasından korkarak Yahudi ve Hıristiyanlara şirin görünmek için “dostluk naraları” atarken, Milli Görüş eri “Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin, onlar birbirinin dostudur. Kim onları dost ve yaran edinirse onlardandır” (Maide, 51) ayetini bulduğu her mecraya taşır. Bununla da yetinmeyip “Müslümanların dostu, Allah, Peygamberi, namazını kılan ve zekâtını veren Müslümanlardır” (Maide, 56) ayetinin gereğini yapar.

Milli Görüş eri, çıkarttığı gazeteye “Hak geldi, batıl zail oldu” ayetini yazar. Lideri Necmettin Erbakan’ın ismini, misyonunu ve gösterdiği hedefleri takip eder. Liderinin yaptıklarını daha ileriye taşıma gayretinin yanında hayallerinin de takipçisi olur ve gerçekleştirmek için var gücüyle çalışır.

Milli Görüş eri, bu hareketin Hz. Adem’le başladığını, Rasulullah aleyhisselam’la zirveye ulaştığını, altın nesil sahabelerle devam ettiğini bilir. Milli Görüş eri, Hayber’de Hz. Ali’yi, Kudüs’te Hz. Ömer’i görür. Haçlı ve Siyonistlere karşı Selahaddin Eyyübi’dir, Sultan Kılıçarslan’dır, Sultan Alparslan’dır, Yavuz Sultan Selim’dir, Fatih Sultan Mehmed Han’dır ve nihayet Necmettin Erbakan’dır.

Milli Görüş eri, Ehl-i Sünnet itikadını muhafaza ederek dinde reform ve dinlerarası diyalog fitneleriyle mücadele eder. Ashab-ı Kiram’ın nezih itikadları üzere hayat sürme azmindedir.

Milli Görüş Hareketi, Haçlı-Siyonist ittifakına başkaldırının adıdır. Milli Görüş, İslâm Birliği’dir, İslâm Savunma Paktı’dır, İslâm Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’dır.

Milli Görüş, Yeniden Büyük Türkiye’dir, Yeni Bir Dünya Düzeni’dir.

Milli Görüş, yeryüzünde adaletin kendisidir.

Milli Görüş, İslâm’ın değişmez kurallarıdır.

Milli Görüş, İslâm’ın dünya görüşüdür.

Milli Görüş, fitne zamanında tutulan kordur!

Milli Görüş, yeniden diriliştir, hep dipdiri kalmaktır.

Milli Görüş değişmez doğrudur, değişmeden hedefe varmaktır!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?