Reklamı Kapat

Hz. Peygamber’e ittibanın önemi

İnsanın herhangi bir şeyi örnek alabilmesi için yahut herhangi bir şeye muhabbet besleyebilmesi için o kişiyi tanıması ilk şarttır. Yani tanımadığınız, daha doğrusu bilmediğiniz kişi ile herhangi bir irtibatı gerçekleştirmeniz mümkün değildir. Bu yüzden Hz. Nebi’nin hayatını bilmek, O'nun çağlar aşan muhabbeti ile şerefyâb olmak için ön şart hayatını bilmektir. Her adımı, her hali ve her tavrı istisnasız örneklik teşkil eden Hz. Nebi’nin yolunda gidebilmenin yegâne yolu, O'nun hayatını en ince ayrıntısına kadar bilmektir.

Bilmek, bulmak ve olmak… Bu üç kavram insanın kemali için basamakları ifade eder. Bilmenin ilk şartı ise ciddiyettir. Herhangi bir meseleyi ciddiyetle dert edinmek zorundayız. Okul derslerimizden anne baba ilişkilerimize, arkadaş ilişkilerimizden öğretmen talebe ilişkilerimize ciddiyet gereklidir. Ciddi olmak, derdi olmak demektir. Bilmek işin zahir anlamıdır. Hz. Nebi’nin hayat hikâyesini, arkadaşların isimlerini, karşılaştıkları zorlukları, insani tavırlarını bilmek işin zahirine tekabül eder. Bilmek iyidir ancak sadece bilmek kendi başına eksin bir kemaldir. Bu tür çabalar, bizleri eksik de olsa kemalin ilk basamağına çıkaran araçlardır. Bu tür süreçler bahanemizdir. Esas görevimiz Hz. Nebi’nin hayat hikâyesini bilerek kemal basamaklarının ilkine tırmanmaktır.

Kemal basamaklarının ikinci basamağı ise bulmaktır. Bulmak, bilinen şeyi bir aynihi müşahede etmektir. Müşahede etmek ise muhabbeti doğurur. Hz. Nebi’yi bilmek değil, aynı zamanda bütün güzellikleri, bütün iyilikleri, bütün kemal sıfatları O'nda görmemiz ve bulmamız gerekir. Hz. Nebi’nin bizlere gösterdiği davranış kalıpları ile değil, bu kalıpların arkasında var olan idrak biçimlerini kavramamız metafizik ilkeleri derinlemesine incelememiz gerekmektedir. Rahmet, hoşgörü, hakkaniyet ve hepsi için önemli bir mihver olan adalet gibi ilkesel yaklaşımları hayatımıza taşımalı ve bu ilkeler etrafından yeni bir hayat inşa etmemiz gerekiyor. İşte bu ikinci basamağı ifade eder ki, o da bulmak demektir.

Kemal basamaklarının üçüncü basamağı ise kuşkusuz olmaktır. Olmak, bir bilgi türü değil, bir varlık eylemidir. Hz. Nebi’nin hayatından örneklendirecek olur isek; bırakın insanı hayvanata karşı nasıl merhametli davrandığı anlatıyı bilmek, bu anlatıdaki rahmet ilkesini bulmak ve bu rahmet ilkesiyle boyanmak yani olmak kemalin ayrılmaz üç basamağına işaret eder.

Bilginin senedi Hz. Nebi'dir. Metafizik bilginin imkânının da tek kaynağı Hz. Nebi'dir.  Hz. Nebi muhbir-i sadıktır. Hz. Nebi doğru bilgi verdiği gibi, tam bilgiyi de veren tek kişidir. Bu şu anlama gelir. Bir olay ya da bir konu hakkında bilgi vermek, olduğu hakkında bilgi vermek bir anlamdır. Yani bilgi vermek mevcudiyet ifade eder. Mevcudiyet, bilginin bir basamağıdır. İkinci anlam ise mevcut olduğu haber verilen şeyin tam olarak aktarılmasıdır. Olduğu gibi ifade edilmesidir.  Hz. Nebi’nin sadık-ı muhbir olması demek her iki anlamı da ihtiva eder.

Bir de Hakikat-i Muhammediye kavramı var; bu kavram mı, hakikat mi bu ayrı bir durum.. Bilenlerin konuşacağı, bilmeyenlerin susması gerektiği bir mesele gibi duruyor. Gerçi kavramın diğer dinlerde dikkate alındığında hatta eski medeniyetleri de dikkate alarak ele almak lazım. Ancak bu tavır akademik olur, hakikat ciheti ile olmaz. Peki, hakikat hangi açıdan kim tarafından konuşulacak?

Bilen söylemez, söyleyen bilmez. Bu da işin çıkmaz sokağı. Bu konuyu ancak ehli müşahede edebilir. Bildirir mi elbet bildirmek zorunda ancak nasibi olanlara. İş burada ferdiyete düşüyor. Ferdi olunca da süreç anlatılabilir bir durum değil ne yazık ki.

Şimdi;

Hz. Nebi’nin hayatını konu alan her çalışma bizlere kemal yolculuğunda bir merak, bir iştiyak ve bir var oluş zemini oluşturmaktadır. Bu tür çalışmalar sıradan bir çalışma değildir. Örneğin yarışmalar ödülleri ile değil, yarışmalar yarıştırdıklarında öğrettikleri değerleri ile önem kazanır. Her şeyin konusu kendi değerini ortaya koyar. Bu yazının konusu en değerlimiz olan Hz. Fahr-i Alem ve Nebi-i Muhterem Ceddi’l-Hasaney  İmam-ı Kıbletey  Hz. Muhammed Mustafa (sas)'dir. Bundan öte kıymet, bundan öte anlam bilmedik bilmiyoruz.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İdris Cevahir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?