Reklamı Kapat

ABD, Suriye petrolünü PKK’ya peşkeş mi çekiyor?

ABD Başkanı Trump Suriye’de korumaya aldıkları petrolün gelirinin PKK/YPG’ye verileceğini açıklamış. İnsanın aklına kimin malın kime ve niçin veriyorsunuz sorusu geliyor. Hatırlanacağı gibi daha önce Suriye’den çekileceklerini açıklayan Trump, ülkenin petrol kaynaklarının bulunduğu Deyrizor’dan çıkmayacaklarını belirterek, bölgeye asker ve zırhlı araç takviyesinde bulunmuşlardı. Trump’ın son açıklaması olaylara yeni bir boyut kazandırıyor. Çünkü Başkan Trump’ın Suriye’nin petrol yatakları konusunda, “Belki Exxon Mobil’le anlaşırım” dediği medyaya yansıdı. Sanırsınız ki, kendine ait bir mal konusunda bir ABD şirketi ile anlaşıyor. Trump siyasete yeni bir boyut getirdi ki, bu çıkarcılığı esas alan, sahip olduğu güce dayanarak tüm dünyanın zenginliklerini istediği gibi alabileceği ve kullanabileceği düşüncesidir. Böyle bir anlayışın insani bir tarafı olmadığı gibi eşkıyalıktan bir farkı yoktur.

Trump’ın bu açıklamasına Savunma Bakanı Mark Esper’den gelen skandal açıklama tüy dikmiş durumda. Esper, petrol yataklarının olduğu bölgelere Suriye hükümetini veya Rusya’yı sokmayacaklarını, petrolün PKK/YPG için gelir kaynağı olacağını söylüyor. Daha kısa bir süre önce Türkiye ile varılan mutabakatta, ABD yönetimi Suriye’nin tüm terör örgütlerinden temizleneceğine söz vermişti. Özellikle de PKK/YPG’nin Türkiye’nin güvenli bölge olarak ifade ettiği alanın dışına atılacağı hususunda anlaşmaya varılmıştı. Ne var ki, aradan çok geçmeden ABD, PKK/YPG’yi eskiden olduğu gibi müttefiki olarak ilan ediyor. Sadece ilan etmekle kalmayarak Suriye petrollerinin gelirini bu terör örgütü ile paylaşacağını ilan ediyor. Bu açıklamaların ardından sanıyorum ABD, Suriye’de ve bölgemizde ne yapmak istiyor diye sormanın anlamı kalmıyor. Yapmak istediği çok açık. Yeter ki ABD’nin ne yapmak istediği gerçekten görülmek istensin. Görmek isteyenler için her şey ortada. Buna rağmen hâlâ görmeyenler var ise bu tavrı insan nitelendirmek için kelime bulmakta zorlanıyor.

İsterseniz ABD Savunma Bakanı Esper’in açıklamasını biraz daha genişletelim. Esper, petrol sahalarına ilişkin planlarını anlatırken, “SDG’nin (PKK/YPG) cezaevlerini koruması, kendi birliklerini silahlandırması, IŞİD’i yenilgiye uğratma görevinde bize yardımcı olabilmesi için bu kaynaklara erişebildiğinden emin olmak istiyoruz” diyerek aslında her şeyi açıkça ifade etmiş oluyor. Bu sözlerden net olarak anlaşılacağı gibi ABD Suriye’den çekilse bile yerine PKK/YPG terör örgütünü koymakta kararlıdır. Bu hususta verdiği sözler, attığı imzalar bir anlam ifade etmemektedir.

Bağdadi de denize gömülmüş!..

ABD’den gelen ipe sapa gelmez açıklamalara her gün bir yenisi ekleniyor. Daha önce Ladin’in denize gömüldüğü, daha doğrusu denize atılmasının ardından şimdi de Bağdadi öldürüldükten sonra yapılan İslami bir tören ile denize gömülmüş(!) Ne zamandan beri denizlerin mezarlık olduğunu sormayın. Çünkü ABD için Müslümanların inançları fazla bir anlam ifade etmiyor. Onlar nasıl isterlerse öyle yapmakta bir sakınca görmüyorlar.

Her zaman olduğu gibi yine ismi açıklanmayan bir yetkili, Bağdadi’nin cesedinin denize gömüldüğünü belirtiyor, bu da medya için yeterli oluyor. Sanırım bu açıklamada bir tercüme hatası var. Çünkü denize gömme söz konusu olamaz. Olsa olsa cesedi denize atma olur. Öyle anlaşılıyor ki, ABD’li yetkililer muhataplarını incitmemek gibi bir nezaketi de terk etmişler. Biz ne dersek odur, öyle kabul etmek zorundasınız anlayışı ile hareket ediyorlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?