Reklamı Kapat

Bu sapıklara hak ettikleri cezayı verin

İnsanoğlu her ne kadar dünya ile bir ünsiyet kurmuş olsa da, yeryüzünün bir gurbetçisidir. Onun asıl vatanı, gerçek yurdu ahrettir, o yüzden ne zaman maneviyatla bağını koparsa can sıkıntısından anlam boşluğundan şikâyet etmeye başlar.

İnsan doğup büyüdüğü coğrafya ve iletişim kurduğu insanlarla bağ kurar ve ortamdan uzaklaştığında derin hüzne kapılır. Zira bağ kurduğumuz nesneleri sever ve bu nesnelere hayatımızda özel bir alan açarız. Doğduğumuz toprak parçasına “vatan” der ve bu coğrafyaya özel bir değer atfederiz. Vatanımızdan uzaklaştığımızda ise kendimizi kötü hisseder ve büyük bir özlemle yaşarız. Suriyeli mültecilerle sohbet ettiğimde bu insanların vatanlarına olan özlemlerini yoğun şekilde hissetmişimdir. İnsanlarımızın, “Neden geldiler, gitsinler, savaşsınlar…” ifadeleri onların yalnızlığını ve gurbet acısını daha artırıyor. 

Gurbette olan insan gariptir, yalnızdır ve diğerlerinin desteğine ihtiyaçlıdır. Allah bu insanlara kucak açmamızı ve onların destekçileri olmamızı istiyor. Fakat gelin görün ki halkının büyük çoğunluğu Müslüman olan ülkemde her gün karanlık bir haberle uyanıyoruz. Mülteci kadınların ırzına geçiliyor, çocuklar kaçırılıyor, dışlanıyor, ötekileştiriliyor. Daha geçen hafta vicdanlarımızın kabul edemeyeceği bir haberle sarsıldık. İstanbul Arnavutköy’de Suriyeli bir ailenin 13 yaşındaki kızları ev sahipleri tarafından kaçırılmış ve tecavüze maruz kalmış. On üç yaşında bir çocuğu gördüğünüzde ne hissedersiniz, kolunuzun altına alıp korumak, aç mı,  tok mu, susuz mu sormak istersiniz değil mi? Ama öyle bir süreçten geçiyoruz ki, çevremizi ruh hastası psikopatlar kuşatmış ve çocuklarımızın güvenliğini sağlamakta güçlük çekiyoruz.

Ruh hastası adam tarafından tecavüze uğrayan Suriyeli çocuğun babası, ev sahibinin 13 yaşındaki kızları ile evlenmek istediğini, kendisinin buna karşı çıktığını fakat pedofili hastası adamın akrabalarının polis olduğunu, kendisine boyun eğmediği takdirde sınır dışı edilebileceklerini söylediğini ve çocuğu kaçırıp tecavüz ettiğini söylüyor. Ailenin durumu ilgili birimlere iletmesi sonucunda yetkililer olaya el koydular ve aileye destek sağlandı.

Allah aşkına olayı mideniz kaldırabildi mi? Zihniniz ve vicdanınız kabul edebildi mi? Şunu unutmayalım hangi kültüre hangi etnik yapıya sahip olursa olsun çocuklar hepimizindir ve onları korumak asli sorumluluklarımız arasındadır. Kabul etmeliyiz ki, marazi bir durum olan ırkçı yaklaşımlar ruh hastalarını cesaretlendiriyor ve mülteci kardeşlerimiz zulmün hedefi haline geliyorlar.

İnsan olduğunu iddia eden kişide iman, vicdan, ahlaki duyarlılık yoksa onu hangi müeyyide ya da hangi yaptırım engelleyebilecek ki? Sokaklarımızda ellerini sallayarak gezen bu ruh hastaları ile nasıl başa çıkacağız peki? Artık sabrımız kalmadı, ilgili merciler, çocuklarımızın güvenliğini tehdit eden bu pedofili ruh hastalarına hak ettikleri cezayı versinler. Çocuk tecavüzcüleri,  katiller idamla yargılansınlar ve sokaklarımız bu kirli insanlardan arındırılsın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?