Reklamı Kapat

Güçsüz Türkiye isteyen ABD dost olabilir mi?

ABD’nin Türkiye düşmanlığını yansıtan her gün değişik haberler medyaya yansıyor. Sadece dünkü gazetelere yansıyan haberler bile bu ülke ile gecikmeden ilişkilerimizi gözden geçirmek durumunda olduğumuzu gösteriyor. Söz gelimi iktidar yanlısı bir gazetemizin dünkü manşeti, “ABD savunmasız ve güçsüz bir Türkiye istiyor” şeklindeydi ve manşetin hemen altında şu hususlar yer alıyordu:

“PKK’ya 30 bin TIR silah verip Türkiye’ye silah ambargosunu tartışan ABD yine S-400 şantajına hazırlanıyor. Adını açıklamayan bir ABD’li Dışişleri yetkilisi, Rusya’dan aldığı S-400’leri geri göndermesi ya da sistemi hiç kullanmaması için Türkiye’ye baskı yaptıklarını iddia etti.”

Manşetten verilen bu haber ne kadar doğrudur bilemem ama, eğer doğru ise bağımsız bir ülkeye karşı tam bir saygısızlık ve edepsizlik söz konusudur. Çünkü Türkiye, ABD’den Patriot füze sistemlerini almak için yıllarca uğraşmış ama bir türlü satılmamıştı. Yani, Türkiye’ye  silah ambargosu uygulayarak ülkemizi zayıf düşürmek için elinden geleni yapmıştı. Bunun sonucu olarak Türkiye de savunma sistemindeki boşluğu Rusya’dan aldığı S-400’lerle doldurmaya çalışmıştı. Ne yazık ki, dost ve müttefik ilan edilen ABD, ülkemizin aldığı S-400 füze sistemlerini ya geri iade etmesini ya da kullanmamasını istemek gibi bir küstahlığı sergiliyor. Tekrar ediyorum, manşetten verilen haber eğer doğru ise bir gün bile vakit geçirmeden bu ülke ile ilişkilerin gözden geçirilmesi mecburiyeti vardır. Diyebiliriz ki, ABD’den ülkemize yönelik başka hiçbir olumsuz hareket tarzı olmasa bile sadece yukarıya aldığımız iddialar bile ABD’nin dost değil düşman olduğunu gözler önüne sermektedir. Böyle olunca da bir düşmanla birlikte yürümenin sakıncalarını burada sıralamaya bile gerek yok. Kaldı ki ABD kaynaklı olumsuzluk bunlardan da ibaret değil. PKK/YPG elebaşılarından kırmızı bültenle aranan ‘Mazlum Kobani’ kod adlı Ferhad Abdi Şahin’i ABD Başkanı Trump’ın ülkesine davet etmiş olması ABD’nin terörist seviciliğinin binlerce örneğinden birisini oluşturmuştur.

Yine ABD’nin Suriye’nin kuzeyinden teröristleri temizleme sözünün de lafta kaldığı başka bir gerçek. Bu arada varılan mutabakat ile ABD askerlerini  Suriye’den çektikleri açıklamasının hemen ardından, “ABD petrol sahalarına asker gönderdi” başlığı altında medyaya yansıyan haberlerde bu dost ve müttefik ilan edilen ülkenin çirkin ikiyüzlülüğünü ve çıkarcılığını gözler önüne sermektedir. Bir başka ifadeyle Rusya’nın değerlendirmesi ile ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon)’un Suriye’nin doğusundaki petrol zengini Deyrizor bölgesinde askeri birlik konuşlandırma planları “uluslararası” olarak nitelendirilmiştir.

Görünen o ki, ABD, Suriye konusunda verdiği sözlerin hepsini bir kenara itmiş, sadece çıkarlarının peşine düşmüştür. Çıkarları söz konusu olduğunda rahatlıkla teröristlerle kol kola girebilmekte, bir anda NATO’da birlikte olduğu Türkiye’nin çıkarlarını bir kenara itebilmektedir. Daha 15 gün önce Suriye’deki askerlerini Irak’a çektiğini açıklayan, hatta çekim görüntüleri medyaya yansıtılan ABD’nin üç gün önce Irak’a gönderdiği askerlerinin geri Suriye’deki petrol bölgesine dönmüş olması da bunların söyledikleri hiçbir söze güvenilemeyeceğini göstermiştir. Böyle olunca bundan sonra olsun ABD’nin bu ikiyüzlülüklerini her gün dile getirip öfkelenmek yerine bu ülke ile ilişkilerimizi gözden geçirmek mecburiyetinde olduğumuzu söylemek yanlış olmayacaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Can - Hocam teessüf ederim, vallahi sütte leke var, DOSTUMUZ ABD’de YOK...!!!

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Ekim 22:43

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?