Reklamı Kapat

Güzel Suriye sahi sana ne oldu?

Amerika ile yapılan anlaşmanın ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 22 Ekim Salı günü Putin ile görüşmesiyle birlikte Suriye daha da farklı tartışmaların merkezine oturdu. Kırmızı bültenle aranan, Abdullah Öcalan’ın manevi evladı olarak bilinen YPG’nin başındaki isim bizzat Trump tarafından “General” diye taltif edilirken, Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu’nun da kendisiyle video konferans yoluyla görüşmesi kafaları iyice karıştırmaya yetti. En başından beri birileri anlamak istemese de, Suriye’nin tuzaklarla dolu olduğu zaten apaçık ortadaydı ama bu manzara ile birlikte aralarında dengeleme taktiği uyguladığımız ABD ve Rusya’nın, YPG konusunda büyük oranda örtüştüklerini şaşkınlıkla görmüş olduk. Şimdi Barış Pınarı Harekâtı ile sınırımızın 120 km’lik bölümünde kontrolü sağlayabildik ama Suriye’nin güneyi ile neredeyse irtibatımız bu zamana kadar hiç bu kadar kopmamıştı. Çünkü YPG ile ilgili öylesine bir söylem kullandık ki, sınırlarımızda bulunmasınlar da aşağıda ne yaparlarsa yapsınlar bizi ilgilendirmez gibi bir havanın oluşmasına sebep olduk. Bunu iyi değerlendiren ABD ve Rusya ise “güvenlik kaygılarınızı anlıyoruz” diyerek sınırı kısmen istediğimiz hale getirmemize itiraz edemediler ama bu yanlış söylemimizi de fırsata çevirip YPG’yi tam anlamıyla himayelerine almış oldular. Bu saatten sonra hedefleri 1991 sonrası Irak’ın kuzeyindekiyle, Suriye’nin kuzeyindeki yol haritasını örtüştürmek olacaktır. Buna Esad da ses çıkaramayacaktır. Zaten iktidarını özellikle Rusya’nın verdiği desteğe borçlu olan Esad, yarın kendisine önerilen(!) yeni anayasada özerklik şartına razı olmak zorunda kalacaktır.

Herkes şunu bilir ki, bu bölgede haritaların yeniden çizilmesi demek en başta Türkiye, İran ve Suriye’yi rahatsız eder. Bu üç ülkenin konuşabilmek için Rusya’ya ihtiyaç duymaları ise Rusya’yı tarihte hiç olmadık kadar Akdeniz’de etkin hale getirmiştir. Malumunuz şu an Suriye’deki tartışma bölgelerinin tamamı özellikle İkinci Haçlı Seferi’nin hedefindeki bölgelerdir. O seferin başarısız olmasının ana sebebi Avrupa’dan yola çıkan Haçlı ordularının kendi aralarında çekişmeleri olmuş ve Nureddin Zengi’nin Şam’ı almasıyla birlikte de o saldırı geri püskürtülmüştür. O gün Haçlıların kendi aralarında yaşadıkları çekişmenin içine ise maalesef bugün bölge ülkeleri düşmüştür. Vebal büyüktür. Dert büyüktür. Mezopotamya’nın kadim halkı olan Kürtleri himaye ediyor gibi görünenlerin asıl derdi gerçek manada Kürtler falan değildir. Kaldı ki YPG’yi Kürtlerin temsilcisi gibi takdim etmek de oyunun büyük oynandığının delilidir. Şurası nettir; terör örgütleri vekâlet aldıkları küresel güçlerin oyuncaklarıdır. Etnik kimliklerinin, dini yorumlarının, mezhepsel bakışlarının hiçbir önemi yoktur. Terör terördür. Bugün terörün açtığı yolda kendilerine kâşaneler kurulacağını zanneden zavallılar çok geçmeden içine düşürüldükleri tuzağı anlayacaklardır. Bu ifadenin muhatabı da tabi ki küresel güçler değildir. Çünkü onlar için insan dediğiniz nesne(!) satranç tahtasındaki piyonlardan ibarettir. Yani yeri geldiğinde kolaylıkla harcanabileceklerdir. Görevleri bulundukları yerlerdeki kan davalarını kalıcı hale getirmek olan terör örgütleri de ancak oyunun sonunda ayakta kalacaklarını zanneden sahte kahramanlardır.

Sonuç olarak şunu ifade edelim ki, bu kadar Haçlı Seferi’ne maruz kalmış, onlarca medeniyetin kurulup yıkıldığı, her yaşanan olayda binlerce ders bulunan bu coğrafyanın yöneticileri değil mi ki tarihten ders almazlar, değil mi ki çözümü de, çareyi de ferasetlerini kuşanıp kendi aralarında aramadan halklarının geleceğini küresel güçlerin insafına terk ederler, onlar için hem burada, hem de öte dünyada daha büyük bir keder yoktur.

Bütün bu yaşananlardan ve olup bitenlerden sonra bize de kahredici bir şekilde, Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç hocamızın bir yazısının başlığında olduğu gibi “Güzel Suriye sahi sana ne oldu?” diye sormak kalıyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?