Reklamı Kapat

Harekât ve barış

Barış Pınarı Harekâtı sona erdi. Tüm olumsuzluklara rağmen hemen belirtelim ki “en kötü barış, savaştan iyidir”. Her şeye rağmen kan dökülmeyeceğini, insan zayiatı olmayacağını düşünerek, barış yapılmasını olumlu karşılamak durumundayız.

Peki, bu süreçte neler yaşandı?

Başta, “Muhatabımız olmayanlarla görüşmeyiz, biz asla sonuç almadan bırakmayız, hiçbir güç bizi durduramaz” gibi ağır laflar ettikten sonra deyim yerindeyse elimize yüzümüze bulaştırdık. ABD Başkan Yardımcısı Pence ile görüşülerek sözlerin tümü çiğnendi, barışa giden sürece girildi. Trump’ın Cumhurbaşkanımıza yazdığı hakaret dolu mesajının ardından barış masasına eşit şartlarda oturmadığımız anlaşıldı. Deyim yerindeyse önce sövdüler, sonra kapıyı tekmeleyip girerek masaya oturttular.

Amerika, PYD temsilcisi ve hamisi olarak ülkemiz yetkilileriyle görüştü. Dolaylı olarak PYD’yi temsilen Amerika ile masaya oturmasıyla birlikte ilk defa PYD muhatap konuma geldi.

Zaten Trump’ın attığı tweetler de bunu gösteriyor. “Ben biraz kavga etmeleri gerekiyor dedim. Okul bahçesindeki iki çocuk gibi kavga etmelerine izin vereceksiniz, sonra da ayıracaksınız!” Sn. Cumhurbaşkanı’nın bu sözlere karşılığı da, “Karşılıklı sevgi ve saygımızdan mektubu gündemde tutmuyoruz” oldu. Değer miydi?

Anlaşma öncesi Halkbank davası üzerinden yapıldığı bildirilen şantajlar ve ekonomiye yönelik tehditler ülkemizin dışa ne kadar bağımlı olduğunu da ispatlar nitelikteydi.

Mutabakat,13 maddelik bir metinden oluşuyor. Ancak diplomatik bir dille yazıldığından perde arkasında konuşulanları bilmiyoruz.

Anlaşmadan çıkan en önemli sonuç YPG’nin kaçmasına fırsat verilerek Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından resmen siyasi statü verilerek zımnen tanınmış olmasıdır. “Kuzey Suriye” ifadesi düpedüz Suriye’nin bölündüğünün ve yeni bir devlet kurulduğunun işaretidir. Burada artık Kuzey Irak’takine benzer “Kuzey Suriye Kürt Devleti” kurulmasının önü açılmıştır. Bu anlaşma ile PYD kontrolündeki alan, biraz daralmış olsa da fiilen resmiyet kazanmıştır. En büyük kayıp da budur.

Harekâttan kaybımız başka nedir derseniz? Her ne kadar şehit sayısı az olması sevindirici olsa da esasen Suriye Milli Ordusu adı altında savaşan Suriyeliler tamamen ordumuzun bir parçası olarak hareket ettiler ve onlardan da kamuoyuna yansıyan 70-80 civarında kayıp verildi. Onları da bizim kaybımız olarak görmeliyiz. Uluslararası hukuk açısından nasıl bir sonuç getirir bilemiyorum ama daha sonra yapılacak başka bir operasyonda güven tesis etmek açısından onların ailelerine de şehit statüsü verilmeli hatta ailelerine tazminat ödenmelidir.

Süreçten en kârlı çıkanlar; Amerika, Rusya, PYD ve Suriye rejimi olmuştur. Amerika, söke söke isteğini almıştır. Rusya, bölgede ağırlığını artırmış, yükünü hafifletmiştir. PYD, canını kurtarmış ve fiilen devlet olarak tanınmıştır. Suriye rejimi ise Türkiye sınırlarını koruma altına almış, hatta süreci fırsat bilerek kontrolü dışındaki topraklarına girmiştir. Aslında Suriye rejiminin yapacağı işi onun adına vekâleten biz yapmış bulunmaktayız. Kısaca herkesin kendini kazançlı hissettiği bir sonuç olmuştur.

Kaybeden ise güvenip, yarı yolda bırakılan Suriyeli muhaliflerdir.

Birde meçhul kalan taraf… Ülkemizin; Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı Harekâtı’yla elde ettiği kazanımları ve resmi statüsü “bilinmeyenler” arasındadır.

Ayrıca PYD’nin kontrolünde olan bölgedeki serbest bırakılan İŞİD’liler veya hapishanelerdekiler Türkiye’nin omuzlarına mı bırakıldı? Buda ayrı bir tartışma konusudur.

Büyük halk desteğiyle askerin morali çok yüksekken, psikolojik olarak kazanılmış durumdayken ve tam köklerini kazıyacağız derken tüm harekât aniden durduruldu…

Yoksa istenen durum şu anki tablo muydu?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Doç. Dr. Necmettin Çalışkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Oğuzhan - gerçekten çok güzel tespitler bulunan bir yazı olmuş

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Ekim 14:21

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?