Reklamı Kapat

Mutabakatlara rağmen ABD ve Rusya’ya güvenilir mi?

Sağlanan mutabakatları önemsemiyor değilim. Savaş yoluyla elde edilebilen bir sonuç eğer barış yoluyla sağlanabiliyorsa elbette barışın tercih edilmesi gerekir. Yazıya niye bu noktadan girdiğime gelince, medyada bir kesim oluştu. Bu kesim iktidara yönelik en ufak bir eleştiriye yönelik hemen karşı saldırıya geçmeyi kendilerine iş edinmişler de onun için. Hatta eleştirmeye bile gerek yok ateşe tutulmanız için, dikkatli olunması yönündeki teklife bile tahammülleri kalmamış.

Önce ABD ardından da Rusya ile güvenli bölgenin teröristlerden temizlenmesi hususunda varılan mutabakat medyamızda genellikle mutlak zafer olarak ilan edildi. Gönül böyle olmasını, bir süre sonra güvenilen dağlara kar yağmamasını gönül arzu ediyor. Ama Türkiye Barış Pınarı Harekâtı’nı başlatana kadar ABD ve Rusya’ya mutabakat sağlanan konuları teklif olarak yüzlerce kez götürdü. Ne var ki, iki taraf da bu teklifleri duymazdan geldi. Bir adım daha atarsak çok net bir şekilde yine yüzlerce kez ABD ve Rusya’ya Türkiye, “Siz eğer teröristlere desteğinizi kesmez ve güvenli bölgeden çekmezseniz o işi biz yapacağız” uyarısında bulundu yine kılları kıpırdamadı. Ta ki Türkiye Barış Pınarı Harekâtı’nı başlatıp teröristlere vurmaya, arazideki ortaklarından yardım çağrıları gelmeye başlayınca içleri el vermemiş olacak ki, Türkiye’nin harekâtını durdurmak ve teröristleri yok olmaktan kurtarmak için harekete geçildi. Sonucunda da her iki ülke ile mutabakat imzalandı. Yani, ABD ve Rusya Türkiye’nin teklifini Türkiye’yi korumak için değil teröristleri korumak için harekete geçmiş görünüyorlar. Hemen belirtelim ki, Barış Pınarı Harekâtı ile Türkiye’nin kendini koruyacak güce sahip olduğu da net bir şekilde görüldü. Bu durum ABD ve Rusya’yı harekete geçirmiş görünüyor.

Sonuç olarak teröristlerin sınırımızdan 30 kilometre içeri çekilmelerini sağlamayı ABD ve Rusya kabul etmekle kalmadılar gelen haberlere göre çekilme büyük ölçüde gerçekleşmiş. Rusya ve rejimin temizlemek zorunda olduğu bölgelerin de bir iki güne kadar temizleneceği görülüyor. Bu iş madem bu kadar kolaydı ve kısa sürede Türkiye’nin istediği güvenli bölge oluşturulabiliyordu da niçin son ana kadar Türkiye’nin çağrılarını duymazdan geldiler? Bu soruya verilecek cevap, Türkiye’nin vurucu gücünü denemek istediler olabilir? Hatta Türkiye’yi terörle mücadelede bir bataklığa çekmek planları olabilir. Bu işin birinci boyutu, ikinci boyutu ise, öncelikli olarak Türkiye ile sağlanan mutabakat ile teröristlerin daha fazla kayıp vermesi önlenmiş olabilir. Bir bakıma teröristleri himayelerine almış oldular. Çünkü varılan mutabakat gereği ABD ve Rusya teröristleri sınırımızın 30 kilometre ötesine çekiyorlar/çektiler. Yani Suriye ve Irak yine teröristlerin dolaştığı alan olacak. Denebilir ki, sınırımızdan uzaklaştırdığımıza göre Türkiye’ye bir zarar veremezler. İlk bakışta akla uygun görünen bu yaklaşım terör örgütleri ve teröristlerin hareket tarzı düşünüldüğünde eksik bir değerlendirme olacaktır. Kaldı ki, yıllardan beri teröristlere verilen binlerce TIR silah ve mühimmatın ne olacağı mutabakatlarda açık değildir. ABD payına düşen bölgeden teröristleri temizlerken ellerindeki silahı ne yapacak? Toplayacak mı? Toplasa bile buna güvenilebilir mi? Çünkü o teröristleri kendileri silahlandırdı, eğitti.

Bu köşede ABD ve Rusya’ya sonuna kadar güvenmenin mümkün olmadığına çeşitli kereler dikkat çektim. Çünkü yüzlerce kez söylediklerini unutmayı ya da aksini yapmayı marifet bildiler. Böyle olunca mutabakat iyi olmuştur ama soruna kesin çözüm getirmemiş, belki de teröristlere nefes alma süresi tanınmış olabilir. Böyledir demiyorum ama geçmiş tecrübeler böyle düşünmeye itiyor. Dileriz bu kötü ihtimal hiç yaşanmaz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Münir - Her zamanki gibi Amerika Amerikalılığını; Ruslar da Rusluğunu yapıyor ve yapacak da.

Bize düşen bir olmak, kendi kendimize yeter olmak (savunma, ekonomi vs.) ve bizi bizden olan ehil kimselerin yönetmesidir.

Batı güçten anlar ve her zaman için o güce sahip olmaktan başka şansımız yok.

Dünyanın en değerli coğrafyasındayız ve bunun sorumluluğunu taşıyabilecek vasıflara her zaman sahip olmak zorundayız. Bir defa daha gördük ki gerçek dostumuz birkaç tane imiş; gerisi sırtlan sürüsü...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 25 Ekim 02:41
02

D.keskinoğlu - @Münir 01 nolu yoruma cevabı: Eyvallah aynı fikirdeyim

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Ekim 17:26

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?