Reklamı Kapat

Gençler deizme kaymıyor sadece büyüdükçe bize benziyorlar

Deizm, temelde bir yaratıcının varlığını ve O’nun âleme ilk müdahalesini kabul etmekle birlikte, var olan bu yaratıcının siyasete, ekonomiye, sosyal hayata, ahlaka yani bir bütün olarak yaşam tarzına müdahalesini reddeden, kabul etmeyen veya umursamayan bir anlayışın adıdır.

Soru şu, peki bizim Müslüman gençlerimizin neden Allah inancının hayata müdahalesini reddeden bu deist anlayışa kaydığı iddia ediliyor? Buyurun cevabı kendi hayatımızda arayalım.

Gençlerin deizme kayışından şikâyetçi olan Müslümanlar olarak evlerimizde izlediğimiz dizelere, filmlere, yarışma ve magazin programlarına Allah inancımızın müdahale etmesine izin veriyor muyuz? Cevap: Hayır, dışarıda görünce başımızı çevirdiğimiz, yüzümüzün kızardığı ne kadar ahlaksız görüntü varsa hepsini dizi ve yarışma programları olarak heyecanla takip ediyoruz. Düğünlerimize, akrabalık ve komşuluk ilişkilerimize Allah inancımızın müdahalesine izin veriyor muyuz? Hayır, düğünlerimizi keyfimize ya da dünürlerimizin isteğine göre yapıyor, akrabalık ve komşuluk ilişkilerimizi nefsimize ya da menfaatlerimize göre düzenliyoruz. Sonra da dönüp hiç utanmadan, sıkılmadan Allah Allah yav, bu gençler neden Allah inancının hayata müdahalesini reddeden deizme kayıyor diye soruyoruz.

Peki, gençlerin deizme kayışından şikâyetçi olan Müslümanlar olarak Allah inancımızın ekonomimize müdahale etmesini kabul ediyor muyuz? Cevap: Hayır, ekonomimizi inandığımız Allah’ımızın kendisine ve peygamberine savaş açmak olarak nitelendirdiği faiz temeline dayandırıyoruz. Her yıl Siyonizm’e yetmiş milyar faiz ödüyoruz. Yirmi bin faizli banka şubesi, yüz milyonun üzerinde faizli kredi kartı ile yaşıyoruz. Düğünümüzden çocuk eğitimimize kadar her şeyi faizle yapıyoruz. Sonra da dönüp bu gençler neden Allah inancının hayata müdahalesini reddeden deizme kayıyor diye soruyoruz.

Gençlerin deizme kayışından şikâyetçi olan Müslümanlar olarak Allah inancımızın siyasetimize ve Anayasamıza müdahalesine izin veriyor muyuz? Cevap: Hayır, siyasetimizi ve anayasamızı Allah inancımıza göre değil, Fransız laiklik hukukuna göre, uluslararası siyasetimizi de reel politiğe göre düzenliyoruz. Allah inancımızın ticaretimize müdahalesine izin veriyor muyuz? Hayır, ticaretimizi Alman borçlar hukukuna göre düzenliyoruz. Allah inancımızın aile hukukumuza müdahalesine izin veriyor muyuz? Hayır, aile hayatımızı İsviçre medeni hukukuna göre düzenliyoruz. Allah inancımızın hukukumuza müdahalesine izin veriyor muyuz? Hayır, hukukumuzu İtalyan ceza hukukuna göre düzenliyoruz. Sonra da dönüp bu gençler neden Allah inancının hayata müdahalesine izin vermeyen deizme kayıyor diye soruyoruz.

Gençlerin deizme kayışından şikâyetçi olan Müslümanlar olarak hayatımızdaki yasakları ve özgürlükleri Allah inancımızın müdahalesine göre mi düzenliyoruz. Cevap: Hayır, muasır medeniyetler seviyesine ve AB kriterlerine göre düzenliyoruz. Örneğin, inandığımız Allah, içkiyi haram kılmış, biz bakkallarda bile satılmasına izin veriyoruz. İnandığımız Allah zinayı yasaklamış, biz suç olmaktan çıkarıyoruz. İnandığımız Allah kumarı pislik olarak nitelendiriyor, biz millileştirip Milli Piyango haline getiriyoruz. İnandığımız Allah, Lut kavmini sapkınlıkları yüzünden helak etiğini bildiriyor, biz bu sapkınlıklara dernekleşme hakkı verip kanunla koruma altına alıyoruz. Sonra da dönüp bu gençler neden Allah inancının hayata müdahalesini umursamayan deizme kayıyor diye soruyoruz.

Gençlerin deizme kayışından şikâyetçi olan Müslümanlar olarak vaaz, irşat ve nasihatlerimizi bile çoğunu hakkı söylemek adına değil de kazanımlarımızı kaybetmemek adına yapıyorsak kimse dönüp de bu gençler neden deizme kayıyor diye sormasın.

Gençlerin bir yere kaydığı yok biz onları tutup bizim gibi olmaları için zorla sürüklüyoruz. Onlar da bize benziyorlar…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülaziz Kıranşal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

05

Archi32 - Aslında 1923'ten beri durum, sistem, eğitim aynı. Asıl sual şu: "Dindar"ların iktidarında niçin boşanmalar, ahlaksızlık, ateizm ve deizm çok arttı, artıyor?

Elcevap: O "dindar"ların, dindar görünümlü kişilerin adeta ahireti unutmuşçasına dünya nimetlerine azim bir hırsla, haram-helal demeden saldırmaları, buna ortak/mani olmak isteyenleri ise zulüm de dahil bu dünya nimetlerinden uzak tutmalarıdır.

İşte bu tutumu gören gençler "böyle Müslüman olacağıma..." diyerek ateizm ve deizme kaymaktadırlar.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 26 Ekim 10:02
04

Zeynep Bulut - Ne kadar da doğru tespitler hocam...Allah razı olsun

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 25 Ekim 01:49
03

Gönenç - Agacın kurdu özünden olur...bir iğne terzisiz olmaz , bir köy muhtarsız olmaz , bunlar akla yatar da her şeye bir isim veren , en küçük en değersiz şeyleri isimlendiren adem oğlu nasıl Rabbini isimsiz bırakabilir. Rabbi Ademe isimleri öğretmişti , Halık ının Adem e kendini tanıtmadıgını, ismini vermediğini , unuttuğunu ancak akılsızlar vehmeder..bu küre i arzdan binlerce mübarek resul,nebi , bu coğrafyadan koskoca bir garip Bediüzzaman geçmiş.Elhamdülillah..Deizm de neymiş..

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 24 Ekim 16:54
02

bakir - Elma ağacının altına elma düşer, Armut düşmez. Biz elmamı armut mu olduğumuzu bilemiyoruz.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 24 Ekim 11:50

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?