Reklamı Kapat

ABD Ortadoğu’dan vazgeçmez

Bismillâhirrahmânirrahîm;

ASKERİMİZİN üstün başarısı ile devam eden Barış Pınarı Harekâtı, ABD’nin üst düzey 4 yetkilisinin Ankara ziyaretiyle birlikte “bir anda” durduruldu. ABD’nin teröristleri güvenli bölgeden çekme vaadi, anlaşmanın sağlanmasına yol açtı. Hâlbuki Türkiye kamuoyunun tam destek verdiği, askerimizin azminin üst düzeyde olduğu bir atmosferde Türkiye’nin de bazı talepleri olmalıydı. Olayı, yalnız bugünkü operasyon gözüyle bakmayın. Bir sonuçtur bu! ABD, 35 senedir teröre destek veriyor. Nice canlar gitti. İnsanlar yaralandı. Suriye, Irak ve Türkiye vatandaşları perişan oldu. İçte ve sınır ötesindeki terör operasyonlarına bunca paralar harcandı. ABD bölgede çaresiz kalmıştı. Askerimizin zaferi iyi değerlendirilmeliydi.

Şimdi, Suriye’nin kuzeyindeki terör güneye çekilecek. Terör bölgeyi huzursuz etmeyi sürdürecek. ABD; terörünü, tasını, tarağını toplayıp bölgeyi terk etmeliydi. Fırsat kaçtı. Arazide kazandık; masada kaybettik.

ABD Ortadoğu’yu bırakmaz. Hem ülkesindeki güçlü İsrail lobisi; hem de ABD, AB ülkelerinin İsrail’in güvenliğini önceleyen politikaları buna izin vermez. BOP gerçekte, Büyük İsrail Projesi’dir (BİP).

Lüksemburg Dışişleri Bakanı gerçeği açıkladı: “Avrupa operasyonu sonlandıramaz.” Anlaşmanın bu kadarı da faydalı; ama sonuç Mehmetçiğin zaferiyle, 35 yıldır çekilen sıkıntıyla mütenasip olmalıydı.

Operasyon dengeleri değiştirdi. Rusya bölgedeki rolünü güçlendirdi. Bundan sonra, bölgede daha iddialı olacak. Düşmanın sözüne güven olmaz. ABD, “Suriye’den çekiliyorum” dedi; silah ve asker yığınağını artırdı. İsrail hiçbir zaman sözünü tutmadı.

Türkiye çok dikkatli ve stratejik bir dış politika izlemek zorunda…

NURİ PAKDİL’E VEFA

MARAŞ’IN, sanat ve edebiyat için zengin ilham kaynağına sahip ikliminde yetişmiş Yedi Güzel Adam’ının “merkez” ismi, büyük tefekkür insanı Nuri Pakdil Hakk’a yürüdü. Merkez olması; daha 1964’te “Edebiyat” dergisini yayınlaması, millî ve yerli düşünceyi benimseyenlere fidelik yapması; sonra da Edebiyat Dergisi Yayınları’nı kurarak kitaplık çapta eserlere yönelmelerine öncülük etmesi yüzünden… O, Yedi Güzel Adam’ın ağabeyiydi.

1934’te doğan Nuri Pakdil, lise sıralarında başladı yazmaya. Hukuk öğrenimi gördü. Denemelerinden oluşan ilk kitabı Batı Notları’nı üniversite yıllarımda okumuştum. Batıcı hayat tarzını reddediyor; yabancılaşmayla toplumun uğradığı düşünce kısırlığını vurguluyordu. Batıcı düşünce, insana kuşatıcılık özelliğinden uzaktı.

Yazar, en çok Necip Fazıl’dan etkilendi. “Yazı hayatıma Necip Fazıl’a borçluyum” der. Necip Fazıl’a Saygı Ödülü’nün de ilkini Nuri Pakdil aldı.

İNKILÂPÇI DURUŞ

NURİ Pakdil, fikrin eyleme geçmesi amacıyla yazdı yazılarını. İnkılâpçı bir anlayışla… Makas dergisinden Ezgi Âşık’a verdiği röportajında şöyle anlatır sanatın hedefini: “Sanatın, edebiyatın işlevi, tüm sömürülere karşı durmaktır. En genel anlamda, sanata, edebiyata yakın olmakla ve sanatı, edebiyatı savunmakla ortaya koyabiliriz. İslâm baştan sona güzellik demektir. Yüce Allah bir ayette, ‘Yaptığınız işi güzel yapın; Allah işini güzel yapanları sever’ buyurmaktadır.” (Mayıs, 2018; Sayı: 1)

Aynı dergide, “sanatçının görevi”ni özetler: “Çağının tanığı olan sanatçı, önce savaşları körükleyen kara-siyasa haydutlarına karşı koymalı; kara-siyasayı besleyen, insanı sömüren kirli mülkiyetle hesaplaşmalıdır. Şiir, oyun, deneme, öykü, roman, bütün türler, mutlaka şimdiki veçhesini değiştirmeye yönelik olmalıdır; içerik çok ağırlıklı, çok dayanıklı, çok devrimci öğelerle donatılmalıdır.”

Nuri Pakdil, İslâmî düşüncenin kuşatıcılığından emindi. İnsanlığın böyle bir dünyaya evrilmesini isterdi: “(Arzumuz) yeryüzündeki tüm Müslümanların birliğinin sağlandığını görmektir. Kudüs’ün esenliğe çıktığını görmektir. Dünya, tüm yeryüzü, eninde sonunda, İslâmî düşünceye doğru evrilecektir. Başka çaresi kalmamıştır. İslâm düşüncesi, hasta dünyayı iyileştirecek tek çaredir.” (A.g.d.)

KUDÜS SEVDALISIYDI

O, tam bir Kudüs sevdalısıydı. Bu sevdası artarak büyüdü. İsrail’in Kudüs’te terör estirdiği bir dönemde hatırlatmıştı: “Kudüs’e özgürlük borcumuz var. Kudüs sevilmeden insanlığa girilemez. Tutsak Kudüs’e borcumuz Kudüs’ü savunmak, özgürlüğüne kavuşturmaktır. Yahudi; Amerika, Avrupa adına vekâleten cürüm işliyor.” (Millî Gazete, 01.08.2017)

Şu sözler de Pakdil’in: “Ben Kudüs’ü kol saati gibi taşıyorum. / Yürü kardeşim, / Ayaklarına Kudüs gücü gelsin.

Kudüs ve İstanbul’suz aşk yoktur.

Yüreğimizin yarısı Mekke’dir, geri kalanı da Medine. Üstünde bir tül gibi Kudüs vardır. Şu özdeyişlerini unutamıyorum: Direniş var oluşun deneyidir. Namaz zamanın kalp atışıdır. Boynumuz ağrıdı Batı’ya bakmaktan.”

Yürekli, inkılâpçı, duyarlılığı yüksek sanatçı! Sana Allah’tan rahmet ve büyük dereceler diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?