Reklamı Kapat

Asıl çıbanbaşı Amerika

Barış Pınarı adı verilen ve güneyimizi kuşatmayı amaçlayan terör çemberini parçalamak gayesiyle, ordumuzun başlattığı harekât durduruldu.

Savaşın durması, silahların geçici bile olsa susması elbette çok güzel. Sorunları vurarak, kırarak, yakarak, yıkarak çözmek yerine konuşarak, anlaşarak, el sıkışarak çözmek en ideal yol. Buraya kadar tamam.

Peki, bölge bu duruma nasıl geldi? Bundan sonra nereye gider?

Şu net olarak ortadadır:

Bu bölge insanları dışarıdan kışkırtıcılar işe dâhil olmazdan önce, birbirleri ile kardeşane yaşıyorlardı. Ufak tefek sorunlar çıktığında ise masada çözülüyordu.

Ne zaman ki, Amerika “Körfez Harekâtları” ve “İkiz Kuleler” gibi  mizansenleri sahneleyip bölgemize işgal, katliam, sömürü, yeniden dizayn amaçları ile geldi, barış da bozuldu. Elbette Avrupa ülkeleri de arkasından sökün edip bölgemize üşüştüler.

Bombardımanlar, mezhep kışkırtmaları, katliamlar, sömürüler, tecavüzler, bölücülükler, yığılan silahlar, yapay terör örgütleri, çatışmalar, toplu sürgünler dönemi başladı. Afganistan’la başlayan ateşli sahneler, Irak’la, Libya ile Suriye ve Yemen ile devam ediyor. Bölge ülkelerinin hiçbirisinde rahat ve huzur kalmadı. Kan, gözyaşı, yıkım, toplu göçler, açlık, yoksulluk had safhaya ulaştı.

Bu bölgeye yığılan her türden silahları tonaj olarak hesaplasak belki milyon tonları buldu.

Kim yaptı ve halen yapıyor bunları? Amerika’nın başını çektiği sömürgeci Batılılar. Falanca örgüt ile filanca topluluk barışmışlar, falanca devlet ile filanca devlet küsüşmüşler. Bunların büyük bir önemi yok ki. Evet, kan dökülmesine belki bir müddet ara verilebilir ama şeytan içeride olduğu müddetçe kalıcı bir barışın sağlanması asla mümkün olamaz.

Türkiye ile Amerika el sıkışmış, harekât durdurulmuş, teröristler şu kadar kilometre geri çekileceklermiş, silahlar toplanacakmış, güvenli bölge hayata geçirilecekmiş vesaire vesaire!

İyi de Amerika halen bölgede. Batılılar halen içeride. Ne barışı, ne huzuru, ne sükûnu beklenebilir?

“Efendim 13 maddelik mükemmel bir anlaşma yaptık. Bundan sonra her şey bizim istediğimiz gibi olacak!”

İyi ama Irak konusunda kaç defa “mükemmel mutabakatlar” yaptınız! Şah-Fırat, Münbiç, 2014 koalisyonluk mutabakatları, Libya için mutabakatlar, daha yazısı kurumayan “barış koridoru” mutabakatları “mükemmel” değil miydi? Peki, ne oldu? Yürümedi. Neden, çünkü siz şeytanla mutabakat yapıyorsunuz. Baştan aldanıyorsunuz. Şeytan bu, işi gücü karıştırmak, aldatmak, insanları terörize edip, silahlandırıp, eğitmek ve birbirlerine kırdırmak!

Şimdi şu 13 maddelik “mükemmel mutabakat” metnini koyun önünüze, empati yapıp şeytanca düşünerek inceleyin. Bu mutabakatı nasıl istismar ederiz diye inceleyin. Neler bulursunuz neler!..

İşte Amerika ve Batılı sömürgeciler böyle düşünüyorlar. Şeytanca düşünüyorlar. Çünkü onların gayesi ne barış, ne istikrar, ne insanlık ne de adalet. Dertleri sömürmek, yok etmek. Bölge ülkelerine ve liderlerine “aptal” muamelesi yapmak!

Şeytan Amerika ve Batılı sömürgeciler bu coğrafyadan çıkmadıkça asla ve asla barış yüzü göremeyiz! İstikrara kavuşamayız! Kardeş kavgalarının sonunu getiremeyiz! Güvenli bölge küçük bir saha değil. Başkasının topraklarında yüzlerce kilometrekarelik araziyi denetlemek, milyonlarca mülteciyi orada iskân edip iaşe ve ibatelerini sağlamak kolay ve sürdürülebilir bir durum değil. “Mükemmel mutabakat” yaptık diye kimse kimseyi kandırmasın. Şeytanı bölgeden çıkarmanın yollarını arayalım. Bölge ülkelerinin bir araya gelmesi bir başlangıç olabilir. Bari hemen bunun için adımlar atalım.

Birisi acı acı gülerek soruyor:

“Peki, bölge ülkeleri, İslam ülkeleri bir araya gelemezse ne olacak?”

Cevap verdik:

“Bir araya gelene kadar sopa yemeye devam ederiz!”

Başka çıkış yok!

BIÇAK KEMİĞE DAYANDI

Haçlı bu, yakıyor her mekânı,

Ölenler öldü, kalanlar da yandı;

Zaman şeytanı kovma zamanı,

Zira bıçak kemiğe dayandı!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ekrem Şama - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?