Reklamı Kapat

Veysel Karani’nin çocukları

Yemen yüreklerimizde, avuçlarımızın içinde hissettiğimiz bir belde. Kahve yemenden gelir deyip çığırdığımız türkülerin ülkesi Yemen. Fakat üç yıldır devam eden savaş kendi yağları ile kavrulan halkın bütün yaşamını alt üst etti. Yemen’de göz gözü görmüyor, gökten yağan bombalar masum insanların ocağını söndürüyor. Yemenli çocuklar yaşamlarını ağaç yapraklarıyla sürdürmeye çalışırken dünya üzerinde üretilen gıdaların üçte ikisi çöplere atılıyor. Az ötede insanlar çok yemekten hastalıklara maruz kalıyor ve diyetisyenlere koşuyorlar. Obezite çağın en yaygın sorunu haline geldi. İsrafın haram olduğunu kabul eden toplumlarda dahi her gün tonlarca ekmek ve yiyecek maddeleri çöplere atılıyor. Kör dünyada israf çığ gibi yayılırken Yemen’de savaşın mağdur ettiği 85 bin çocuk açlıktan hayatını kaybediyor. Yemen’de masum halk katlediliyor, çocuklar öksüz ve yetim bırakılıyor, açlığa terk ediliyor. Peki, bütün bunlar yaşanırken bizler acıya duçar olanı teskin etmeyi, aç olanı doyurmayı zulme maruz kalanı korumayı emreden Resulullahın izini takip edebildik mi? Yoksa bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın tavrıyla hareket edip masumlara karşı körleştik mi?

Uluslararası yardım örgütü Save the Children (Çocukları Koruyun) Yemen’de son üç yılda 85 bin çocuğun açlık nedeniyle hayatını kaybettiğini açıkladı. Beslenme nedeniyle yaşamlarını kaybeden çocukların iç organları yavaş yavaş iflas ediyor, bağışıklık sistemleri çöküyor ve çocuklar hayata gözlerini yumuyorlar. Yemen’de üretim neredeyse durmuş vaziyette, halk açlık, susuzluk ve gökten yağan bombalarla mücadele ediyor.

Yemen’le aramızda ne kadar mesafe var? Bir adım atsak tutamaz mıyız bebeklerin ellerinden? Uzanamaz mıyız düşen analara? Gönülden gönle köprü kurduğumuz masum Yemen halkına ulaşabileceğimiz bir yol yok mu? Uluslararası anlaşma ve sözleşmeler altında öyle engeller kurulmuş ki, Müslüman Müslüman’a ulaşıp acılarına merhem olamıyor.

Toplumların ıslahı ve zalimlerle mücadele Müslüman’ın görevi değil midir? O halde nedir bizi alıkoyan?

Şartlar ne olursa olsun zulmü ortadan kaldırmak ve adaleti tesis etmek her Müslüman’ın görevidir. O nedenle Filistin’de, Suriye’de, Afganistan’da, Doğu Türkistan’da, Yemen’de açlığa, zulme, işkenceye ve şiddete maruz kalan çocukların çığlıklarına karşı kulaklarımızı tıkayıp elimden bir şey gelmez diyemeyiz. Zira Rabbimiz bizden kötülüğü kaldırıp iyiliği yaymamızı istiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?