Reklamı Kapat

Osmanlı şamarı

Geçtiğimiz haftalarda kaleme aldığımız “Terör üretmek” başlıklı yazımızda dünyaya nizamat vermek için Siyonist kuklası ABD’nin sömürge üssü olarak belirlediği bölgelerde kaos  ürettiğini, karışıklık ürettiğini, sancılı ve acılı coğrafyalar oluşturduğunu belirtmiştik. Bu bölgelerde kendi kuklası rejimleri, isimleri işbaşına getiren ABD, bir şekilde hem yönetimi ele geçiriyor hem de atılan tüm adımları kontrol altında tutabiliyordu.

Barış Pınarı Harekâtı’nın başladığı geçtiğimiz günlerde ABD Başkanı Donald Trump’un, kendinden önceki Barack Obama yönetimini, “PKK’yla iş tutma” yolundaki ithamı, aslında dünyanın Jandarması Amerika’nın terörü nasıl beslediğinin, nasıl palazlandırdığının, nasıl büyüttüğünün itirafıydı  aslında.

Irak ve Suriye topraklarında konuşlanan PKK-PYD-YPG terörünü besleyen de aslında gözümüzün içine baka baka binlerce TIR’lık silah ve mühimmatı bu bebek katillerine gönderen Amerika’nın kendisi değil miydi?

Bugün Barış Pınarı Harekâtı’nda kahraman Türk Mehmetçiği, ABD’nin elleriyle beslediği terör örgütünün hain silahlarına karşı mücadele veriyor.

Kendisinden önceki yönetimi suçlayarak işin içinden sıyrılıvereceğini zanneden Donald Trump ise “Yanar döner” açıklamalarıyla, bir yandan Amerikan derin devletine mesajlar veriyor, bir yandan da elleriyle büyüttükleri PKK-PYD-YPG’den vazgeçtiklerini, artık yanlarında olmayacaklarını açıklıyor.

Diğer yandan ise, “Türkiye’ye ekonomik yaptırımların da yolda olduğu” türünden garabet açıklamalar yaparak, Türkiye’nin bu haklı operasyonunu gölgelemek, baltalamak için garip garip konuşmaya devam ediyor.

Herkes anlamış olmalı ki; Türkiye’nin derdinin 30 kilometrelik güvenli bölge oluşturmak olmadığını tüm dünya kavramıştır. Esed rejiminin milyonlarca cana kastettiği bu sancılı coğrafyaya barış ve huzur getirmek için yola çıkan Türk Mehmetçiği ve Türkiye’nin bu kararlı, dirayetli ve ferasetli adımını, yıllardır PKK’yı koruyup kollayan, bağrında barındıran Avrupa Birliği ülkeleri kınama kararı yayımlayarak “Terörü üretenlerin” kendileri olduğunu da açıkça ortaya koymuşlardır. Bizim anlayamadığımız, Arap Birliği’nin Türkiye’nin bu haklı davasına destek olmayıp köstek olmaya çalışan tavrı. Arap Birliği de Barış Pınarı Harekâtı için Katar ve Somali hariç kınama yayımladı.

Amerika, yıllardır Suriye’nin kuzeyinde YPG’yi bir maşa olarak kullanıyordu ve PKK’nın uzantılarına verdikleri destekle, askeri mühimmat ile büyümelerine bilerek ve isteyerek katkıda bulunuyordu. YPG’nin bölgeden tasfiye edilmesinden sonra bölgede “stratejik olarak güç” uzantısı yok olacak devlet ise ABD olacak.

Yıllardır bu bölgede öncelikle PKK’nın yuvalanmasına göz yuman, Türkiye’nin güneyinin “Terör koridoru” olmasına ses çıkarmayan, Büyük İsrail Projesi’nin oluşturulması yönünde Arz-ı Mev’ud hesaplarının hayata geçirilmesinin önünü açanlar, ellerindeki PKK-YPG-PYD maşasının yok olmasının derin ızdırabını duyuyorlardır kuşkusuz.

Barış Pınarı Harekâtı gösterdi ki; Türkiye, kurtlar sofrasında dünyayı kendi menfaatleri için bölüşüme tabi tutan tüm ülkelere rağmen, barış ve huzuru tesis edebilmek için terörün üzerine demir yumruğunu indirmeye kararlıdır, indirmeye devam edecektir.

Bu azim ve kararlılık, bizi yıllardır yumuşak karnımız PKK’yla vurmaya çalışanların da yüzüne Osmanlı şamarı olsun!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nedim Odabaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?