Reklamı Kapat

Kehanetin hakikat ile savaşı

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

“Vaat Edilmiş Topraklar” ve “üstün ırk” inanışı, inkârcı kâhinlerin Tevrat’a sokuşturup din haline dönüştürdükleri sapmalardır. Bugün, ABD ve topyekûn Batı âlemi, bu kehanet ve ırkçılığın arkasına takılmış, Siyonizm’e hizmet için adeta birbirleriyle yarışıyorlar. BOP, bu kehanetin ve ırkçılığın ürettiği ve yürütmeye çalıştığı bir plan olarak, bütün insanlığı, onarılması zor büyük bir felaketin içine sürüklüyor. İsrailoğulları, Hz. Yakup’un evlatları ve Hz. İbrahim’in torunlarıdır. Hz. İbrahim, tevhit dininin temsilcisi, İslam’ın tebliğcisiydi. Nemrut’a karşı mücadelesi bir tevhit mücadelesi idi. Hz. Yakup da evlatlarına tevhidi ve İslam’ı telkin ve teklif etti. Bakara 132: “Ve işte İbrahim İslam’ı kendi oğullarına vasiyet etti. Yakup da öyle: ‘Oğullarım; Allah sizin için bu dini, İslâm’ı seçti. Öyleyse, ancak O’na yürekten boyun eğen bir Müslüman olarak can verin’ dedi.” Allah, İsrailoğullarından tevhide ve İslam’a bağlılık sözü almıştır. Bakara 83: “Hani, biz İsrailoğullarından; Allah’tan başkasına kulluk etmeyin, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilikle davranın, herkese güzel sözler söyleyin, namazı dosdoğru kılınız, zekâtı veriniz diye misak (söz) almıştık…” Allah, İsrailoğullarından her daim, verdikleri sözlere sadık kalmalarını istemiştir. Ancak onlar fesat, inkârcılık ve ırkçılık yoluna saptılar. Azap ile uyarıldıklarında ise, sayılı birkaç gün müstesna, bize ateş dokunmaz, dediler. Onlardan kan dökmemeleri, kimseyi yurtlarından çıkarmamaları konuşunda söz alınmışken hep aksini yaptılar. Onlar, hakka hizmet ettikleri dönemler itibariyle bütün âleme üstün kılınmış iken, kendilerine verilen nimetlere nankörlük etmekten çekinmediler. Allah’ın ayetlerini değiştirdiler. Bundan dolayı her zaman ilahi gazaba müstahak oldular. Onlar, kendilerine hakkı tebliğ eden peygamberlere hep düşmanlık ettiler, hatta bazılarını öldürdüler. Meryem oğlu İsa: “Ey İsrailoğulları; ben size Allah’ın elçisiyim, benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek Ahmet adında bir peygamberi de müjdeleyici olarak geldim” dediğinde onlar; bu apaçık bir büyüdür, demekten geri durmadılar. İsrailoğullarından inkârcı olanlar, Davut ve Meryem oğlu İsa diliyle, söz dinlememeleri ve sınırı aşmaları nedeniyle lanetlenmişlerdir. Kendilerine bozgunculuk yapmayın denildiği halde, hep fesada koştuklarından kınanmışlardır. Bu karakterleri gereği inkârcı Yahudiler, hakikat ile savaşmayı alışkanlık haline getirmişlerdir. Bu yüzden ne kendileri huzur içinde yaşayabiliyorlar, ne de dünya insanlığına huzur veriyorlar.

SİYONİZM’İ TANIMADAN OLMAZ

Allah, Kur’an’da niçin İsrailoğulları konusunda geniş bilgiler veriyor? Allah, inkârcılığı ve bozgunculuğu geçişli ve bulaşıcı olan bu topluluğu deşifre ediyor ki, insanlık kendisini bunlardan koruyabilsin. Şu iyi bilinmelidir ki, deşifre edilen Yahudi ırkı değil, inkârcı Yahudilerin dünya barışını tehdit eden bozgunculuklarıdır. Günümüzde bu bozguncu topluluk, ırkçı emperyalizm olarak tanımlanmaktadır. Bu bozguncu topluluğun benimsediği inanış, 5800 küsur sene evvel firavunlar zamanında tanzim edilmiş olan bir sihir kitabına, “Kabala”ya dayanmaktadır. Bu zihniyetin inanışının 4 temel esası vardır:

1-İnsanlar içinde Beni İsrail ırkına mensup olanlar üstün varlıklardır ve diğer ırkların hepsi Beni İsrail’in köleleri olarak yaratılmıştır.

2-Bu gerçek nazariyatta kalmayacak, yaşama da yansıyacaktır.

3-Bu yansımanın gerçekleşmesi için, Beni İsrail’in 3 görevi yerine getirmesi gerekmektedir.

a-Tarih boyunca bulundukları ülkelerde bozgunculuk yaptıkları için hep sürgüne gönderilmiş olan Beni İsrail’in Kudüs’te toplanması,

b-Beni İsrail’in, Fırat’tan Nil’e kadar bütün Ortadoğu’yu kapsayan -Kıbrıs ve Kuzey Doğu Anadolu’muz da dâhil olmak üzere- Vaat edilmiş Topraklar’ın (Arz-ı Mev’ud) tamamını içine alan “Büyük İsrail”i kurması. Bunun emniyeti için de Fas’tan Endonezya’ya kadar 28 ülke yönetiminin kontrol altında bulundurulması ve Anadolu’da Selçuklu’nun ve Osmanlı’nın mirasçısı bağımsız bir devletin bulunmaması,

c-Süleyman Mabedi’nin yeniden inşa edilmesi.

4-Bu görevler yerine getirildiği zaman, Beni İsrail’in kurtarıcı olarak gördüğü Mesih (Deccal) gelecek, Davut’un (a.s.) tahtına kral olarak oturacak ve Beni İsrail’in dünya hâkimiyetini ebediyen perçinleyecektir. Bu itikada mensup insanlar, dünya hâkimiyetlerini kurmak ve bütün insanları kendilerine köle yapmak için, dünyayı ateşe vermeleri gerekiyorsa, bunu da yapmaktan kaçınmazlar. Bölgemizde yaşanan bütün savaşların özünde, yukarıdaki zikredilen inanışa sahip ırkçı emperyalizmin “Büyük İsrail” hedefine ulaşmak vardır. Bu gerçeği görmeden adım atan ülkeler, kendilerini büyük bir bataklığın içinde bulurlar. Türkiye’yi idare edenler, bu konuda dikkatli olmak zorundadır. ABD, ırkçı emperyalizmin jandarmalığını yapan bir ülkedir. AB ülkeleri ise, Siyonizm’e lojistik destek sağlıyorlar. İsrail ise, ırkçı emperyalizmin, İslam âleminin kalbine sapladığı zehirli bir hançerdir. Türkiye, bu bakımdan ABD, İsrail ve AB ülkeleriyle ilişkilerini gözden geçirmelidir. Müslüman bir toplumun ve devlet başkanlarının itibar edeceği tek kitap Kur’an olmadığı sürece, kendisini Siyonizm’in şerrinden koruyamaz.

İŞBİRLİKÇİLİK SİLAHI

Irkçı emperyalizmin İslam âlemini ve bütün insanlığı fesada uğratıp etkisiz hale getirmek için kullandığı en önemli silah “işbirlikçilik” silahıdır. Irkçı emperyalizm; eşit haklar, adil düzen ve birlikte barış içerisinde yaşamayı kabul etmiyor. Kurduğu faizci kapitalist düzen ile para gücünü ele geçiren ırkçı emperyalizm; diğer yandan, 1 doların üzerindeki piramit ile sembolize edilen “yeryüzünün insan gücünü” kontrol ederek, büyük bir işbirlikçiler teşkilatı kurmuştur. Bu teşkilat sayesinde, diğer insan topluluklarını kendi hedeflerine hizmetçi yapmayı başarmıştır. Bize düşen görev, “Kâfirlere ve münafıklara itaat etme ve onların eziyetine aldırma. Allah’a güven, vekil olarak Allah yeter” esasına sıkıca bağlanmaktır. Milli Görüşçü=Saadet Partili olmak böyle bir şeydir. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?