Reklamı Kapat

DEAŞ’lıları YPG bırakıyor olabilirmiş!..

ABD Bakanı Trump, “Kürtler ABD’yi müdahil etmek için bazı DEAŞ’lıları serbest bırakıyor olabilir. Bırakın Suriye ve Esad Kürtleri korusun ve kendi toprakları için Türkiye ile savaşsın. Suriye’de Kürtlere yardım etmek isteyen herkes benim için iyidir” demiş. Bu açıklama hiçbir izaha ve yoruma ihtiyaç duymayacak kadar Trump’ın Suriye’de bir Kürt devleti kurmanın hayalini kurduğunu söylemeye yeter. Bunun ötesinde Suriye’de varlık sebeplerini yıllardan beri DEAŞ ile mücadele olarak gösteren ABD ve Başkan Trump bugün gelinen noktada cezaevinden DEAŞ’lıların YPG’liler tarafından serbest bırakılmasından rahatsızlık duymadığına göre, Suriye ve bölge için tehlike gördüklerine dair geçmişte yapılan açıklamaların yalan olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Kısacası, bugüne kadar ABD kanadından yapılan tüm açıklamalar sadece başta Türkiye olmak üzere bölge ülkelerini kandırmaya yönelik olduğu netleşmiş durumda.

Bu arada ikiyüzlülük ve sahtecilikte öyle bir noktaya gelinmiş ki, YPG’liler çekilirken DEAŞ’lı tutukluları serbest bıraktıkları görüntülü olarak ilan edildiği halde hâlâ terör örgütü YPG’yi koruma gayretine düşen Trump, “DEAŞ’lıları YPG bırakıyor olabilir” diyor. Sanki, olanlardan haberi yok da boşaltılan cezaevi konusunda tahminde bulunuyor. Böylesine ciddiyetsizlik olabilir mi? Olabilirse buna siyaset ya da diplomasi denebilir mi?

Trump’ın herzeleri sadece DEAŞ ve YPG’yi koruma gayretinden de ibaret değil. Türkiye’ye yeni yaptırımlar uygulama hazırlığı içindeymiş. Söz konusu yaptırımlar arasında çelik ithalatında vergilerin yüzde 50’ye çıkarılması, 100 milyar dolarlık ticaret anlaşmasının askıya alınması ve ABD’ye giriş yasağı gibi konular varmış ve bunların uygulamaya konulmasına izin veren Başkanlık Kararnamesi çıkaracağını söylüyor. Yüz milyarlık ticaret anlaşması daha uygulamaya bile geçmiş değil. Belli ki Suriye konusunda müzakereler devam ederken Türkiye’yi oyalamak için bu yönde harekete geçilmiş, karşılıklı görüşmeler yapılmış, sonunda Türkiye’yi istedikleri noktaya çekememiş olacaklar ki, şimdi daha uygulamaya geçmemiş ticaret anlaşmasının askıya alınması ile tehdit ediyorlar. Böyle bir yaklaşımın ciddiyetle ilgisi olabilir mi? Kısacası, Amerikalılar kendilerine teslim olunmadığı takdirde hiçbir kural tanımıyor, akıllarına eseni yapabileceklerini düşünüyorlar.

Dikkat çeken bir başka gelişme de ABD ve Rusya’nın YPG’yi Esad ile anlaşmaya itmeleri. Bu konuda Esad ile de bir mutabakata varmışlar. Bu ne biçim iştir anlayan varsa beri gelsin. Yıllar önce Esad’ı iş başından uzaklaştırmak için harekete geçen ABD ve Rusya bugün terör örgütlerini Suriye rejiminin koruyuculuğuna itekliyor. Bunu yaparken de Esad’a da koruyuculuk ellerini uzatıyorlar. Böyle olunca insan, mademki Esad sizin için bu kadar değerli ve arazideki iş ortağınız terör örgütünü ona emanet edebiliyorsunuz, bu ülkede yıllardan beri niçin savaş oldu, niçin milyonlarca insan ülkelerini terk etmek zorunda kaldı ve hayatlarını kaybettiler? Bu sorulara ABD ve yandaşlarının verebileceği inandırıcı bir cevaplarının olduğunu sanmıyorum.

Son olarak bir haberden kısa bir alıntı aktarmak, ondan sonra da yorumu söze bırakmak istiyorum: “Barzani: Esad ve PKK anlaştı” başlığı altında yer alan haberde özetle şöyle deniyor:

“IKBY Başkanı Barzani de YPG/PKK’nın omurgasını oluşturduğu SDG ile Suriye rejiminin 7 maddelik anlaşma imzaladığını, buna göre Suriye ordusunun ülkenin kuzeyine harekât yapacağını iddia etti.”  Sanıyorum fazla yoruma gerek yok.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?