Reklamı Kapat

Amerika = (eşittir) Rusya!

Birkaç gün önceydi…

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Avrupa Birliği (AB) üyesi 5 ülkenin talebi üzerine Suriye’nin kuzeydoğusundaki gelişmeleri ve Türkiye’nin Barış Pınarı Harekâtı’nı kapalı oturumda görüştü.

Almanya, ‘Barış Pınarı Harekâtı’nı “güçlü şekilde” kınarken, bazı ülkeler de BMGK’nin operasyonu ortak açıklamayla kınamasını teklif etti. Ancak ABD ve Rusya, bu teklife onay vermedi. Her iki ülke de açıklamalarında “kınama” kelimesini kullanmadı.

Peki, Amerika ve Rusya bu kararı alırken Türkiye’nin menfaatlerini mi düşündü, acaba?

“Ya, Türkiye bizim dostumuz, kankamız, şimdi bu harekâtı kınarsak ayıp olur, doğru olmaz!” mı demek istediler?

Yoksa, yoksa bu birlikteliklerinin perde arkasında nasıl cinlikler, hangi karanlık senaryolar yatmakta?

***

Çevirin sayfayı sevgili okur!

Oturduğu koltukta dünyanın –kendi ekseni etrafında en fazla dönen insanı-rekorunu elinde bulunduran ABD Başkanı Trump, ‘Barış Pınarı Harekâtı’ başladıktan sonra neler söyledi? Bir bakalım mı;

* “Türkiye, Avrupa, Suriye, İran, Irak, Rusya ve Kürtlerin artık bu durumu, ‘mahallelerindeki’ DEAŞ savaşçılarıyla ne yapacaklarını çözmeleri gerekecek. Hepsi DEAŞ’tan nefret ediyor ve yıllardır düşmanlar. Bizler 7 bin mil ötedeyiz ve bizim yakınımıza bir yere gelirlerse DEAŞ’ı yeniden ezer geçeriz.”

* “Türkiye, Avrupa ve diğer ülkelerle (Suriye’de) yakalanan DEAŞ savaşçılarına ve ailelerine göz kulak olmalı.”

Peki, ya Rusya Devlet Başkanı Putin! Bir de Putin’den sâdır ve vâki olan cümlelere göz atalım;

“Suriye’nin kuzeyinde DEAŞ militanlarının bir araya toplanmış olduğu bölgeler bulunuyor. Şimdiye dek onların gardiyanlığını PYD/PKK yapıyordu. Şimdiyse Türk ordusu bu bölgeye giriyor, Kürtler söz konusu kampları bırakıyor. Bunun neticesinde onlar da (DEAŞ’lılar) kaçabilir.”

İki görüşün arasında bir fark gözlemlediniz mi?

Başka bir ifadeyle, Trump ve Putin’in cümleleri arasında bir benzemezlik gördünüz mü?

Esasen birbirini tanımlayan, -çok affedersiniz, tamamlayan olacaktı- ayrı gibi gözüken, ama aynı kapıya çıkan iki açıklama!

DÜŞMAN GİBİ GÖRÜNEN KARDEŞLER!

* Bunlar (Amerika ve Rusya) zaten birbirine komşu iki ülke!

* Bunlar (Amerika ve Rusya) tarih boyunca birbirinin ayağına basmayan iki ülke!

* Bunlar (Amerika ve Rusya) zıtmış gibi görünen ancak menfaat ve sömürü devreye girdiği zaman aynı noktada çaktırmadan buluşan iki sevgili gibi!

* Bunlar (Amerika ve Rusya) yıllarca NATO ve Varşova kamplarıyla dünyayı ayırarak emperyalist çıkarlarını sürdüren iki devlet!

* Bunlar (Amerika ve Rusya) kuyruklarında 40 teneke bağlı olmasına rağmen bu 40 tenekeyi de birbirine değdirmeden işlerini saman altından yürüten ve sürdüren iki ülke!

* Bunlar (Amerika ve Rusya) neticede her ikisi de Siyonizm’e hizmet eden iki ülke!

Yukarıdaki satırlarla alakalı son cümlem şudur; ne ABD ne Rusya, tam bağımsız Türkiye!

IŞİD, ABD’NİN VE İSRAİL’İN TAŞERONU

Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Başkanı Oğuzhan Asiltürk, IŞİD’le alakalı son derece çarpıcı açıklamalarda bulunmuştu. Hatırlamakta yarar var. Neler söyledi, Oğuzhan Bey IŞİD’le alakalı;

* “IŞİD bölgede ABD ve İsrail’in desteği ile güçlendi.”

* “IŞİD’in elindeki paralar ABD’nin paraları. IŞİD, ABD’nin ve İsrail’in taşeronu. IŞİD’in elinde son sistem silahlar var. Bu silahları ABD verdi.”

* “ABD’nin Irak’ta operasyonlar için getirdiği büyük miktarda para IŞİD’in eline geçti. Bağdat’taki para Musul’a gönderildi. 420 milyon dolar nakit para. Şimdi kendileri ilan ediyorlar ‘dünyanın en zengin terör örgütü!’ diye. Sen verdin bu paraları!”

* “IŞİD’in elindeki silahlar da etrafındakilerden üstün. Kim verdi bu silahları? ABD’nin Irak’ta kullandığı silahlar.”

* “ABD, PKK’ya ve IŞİD’e destek vererek birbiri ile savaştırdı. Kim kimi aldatıyor! Bir taraftan PKK’ya destek veriliyor. Öbür taraftan IŞİD’e destek veriliyor. IŞİD’in bölgedeki işlevi biterse onu da temizleyecekler.”

TRUMP YARGILANMALI!

Hakan Yeşil… Avukat…

Trump’ın, “Türkiye benim derin ve eşsiz anlayışıma göre, sınırların dışında olduğunu düşündüğüm bir şey yaparsa, Türkiye’nin ekonomisini mahvederim ve yok ederim” cümlesi hakkında suç duyurusunda bulundu. ‘Türkiye’yi ve bu ülke topraklarında yaşayanları tehdit ettiğini’ gerekçe göstererek…

Avukat Yeşil’in şu cümlelerine dikkat çekmek istiyorum;

* “ABD Başkanı Trump yapmış olduğu bildiride, ülkemi dolayısıyla bu ülkede yaşıyor olmam sebebiyle tarafımı tehdit etmiştir.”

* “TCK md. 106 gereğince bir başkasını kendisinin veya yakınının hayatına vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Mal varlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise mağdurun şikâyeti üzerine 6 aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.”

* “TCK md. 106 gereğince hakkında dava açılmasına ve savcılığımız tarafından yapılan soruşturma sonucunda resen tespitine yapacağınız suçlar yönünden de işlem yapılmasını arz ve talep ederim.”

***

Bakalım ne çıkacak bu suç duyurusundan…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

ahmet - Tebrikler bu avukat beye... Farkındalık meydana getirmek de elbette önemli...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 14 Ekim 15:29
01

Xuxu - Güzel bir yazı olmuş. Avukat beyinde cesaretine hayran kaldım açıkçası. Tebrikler

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 14 Ekim 12:31

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?