Reklamı Kapat

ABD müttefik, AB nihai hedef olacak mı?

Barış Pınarı Harekâtı başladığı andan itibaren Haçlı-Siyonist ittifakından Türkiye aleyhine bir takım açıklamalar gelmeye, PKK/YPG terör örgütü ile birliktelik, aynı zamanda verilen eğitim ve silah destekleri itiraf edilmeye başlandı. Bazı AB ülkelerinden gelen Türkiye’ye yönelik işgalci suçlaması toplumda ciddi tepkiye yol açtı. Aslında yapılan itiraflar toplumumuz tarafından bilinmiyor değildi. Bilindiği halde görmezden gelinmeye çalışılıyordu. Ancak, askeri harekâtımızın başlamasının ardından gözümüzün içine baka baka terör seviciliklerinin itiraf edilmesi ciddi bir densizlikti. Çünkü Türkiye’nin hedefinin ne olduğunun bilinmeyen bir yanı yok. Türkiye’nin bir işgal peşinde olmadığı, sınırlarımızın hemen ötesinde bir terör yapılanmasını engellemeye yönelik olduğu yüzlerce kez açıklandı. Açıklanmamış bile olsa bölgeyi bir terör yuvası haline getirenler kenardan seyrederken Türkiye Suriye ve Irak’ta teröristlerle ciddi olarak mücadele veren tek ülkeydi. Zaten, terör örgütlerini oluşturup bölgemize musallat eden ülkelerden bu örgütlerle mücadele etmelerini beklemek doğru olmazdı.

Özellikle Trump’ın arka arkaya çelişkili açıklamalar yapması, insanın aklına bu kişinin Suriye’deki olaylarla ilgili ya doğru bilgiye sahip olmadığını ya da akıl tutulması yaşıyor olduğunu getiriyor. Bu noktada artık hangi ülkenin nasıl bir tavır sergilediği, kimlerin ne tür açıklamalar ve itiraflar yaptıkları üzerinde fazlaca durmanın bir anlamı yok diye düşünüyorum. Önemli olan yıllardan beri bilinen Haçlı-Siyonist ittifakının hedefleri son operasyon vesilesiyle bir kez daha netlik kazanmış bulunuyor. Böyle olunca da Suriye harekâtında istenen sonuç alınıp hedefe ulaşıldıktan sonra Türkiye’nin ne yapacağı, nasıl bir strateji uygulayacağıdır. Gelinen noktada ne ABD ne de AB’den Türkiye’ye dostluk gelmeyeceği, bu ülkelerin Türkiye’nin dostu olamayacağı itirafları ile netlik kazandığına göre, bundan sonra olsun artık dost ve müttefik değerlendirmesinin yeniden yapılması gerekmez mi? Eğer, bunca yaşananlardan sonra dost ve müttefik değerlendirmemiz şimdiye kadar olduğu gibi olacaksa, yani hâlâ ABD dost ve müttefik olarak nitelendirilecekse, AB ulaşılması gereken nihai hedef olarak tespit edilecek ve topluma böyle gösterilmeye devam edilecekse sanıyorum ülkemiz sıkıntılardan kurtulamayacaktır. Çünkü düşmanların dost ilan edildiği sürece şimdiye kadar olduğu, düşmanlarımızın safında yer almaya, onları desteklemeye devam edecek olursak ülkemizi sürekli olarak askeri ve ekonomik olarak köşeye sıkıştırmaktan zevk alacaklardır.

Sadece Trump’ın dünkü gazetelere, “Türkiye’nin düşmanı PKK ile ortaklık yaptık” başlığı altında yansıyan açıklaması ile yine medyada, “Cumhuriyetçilerle demokratlar anlaştı. Senato’da Türkiye’ye karşı yaptırım tasarısı” başlığı altında yer alan haber bile ABD ile ilişkilerimizi gözden geçirmeye ve köklü bir değişikliğe gitmeye yetecek niteliktedir. Bunun yanında AB ülkelerinden yapılan açıklamalarda Türkiye’nin terörün kökünü kazımak için harekât gerçekleştirdiği net bir şekilde bilindiği halde, Kürtleri vuruyor ya da Suriye’deki DEAŞ militanlarının sorumluluğunun Türkiye’ye yıkılmaya çalışılması, buna karşılık Türkiye’nin yıllardan beri kucak açtığı Suriyeli sığınmacıların ülkelerine geri dönmesini sağlamak için birlikte hareket edilmesi çağrısını duymazdan gelmeleri sanki Suriyeli sığınmacılarla ilgilenme görevi sadece Türkiye’nin göreviymiş gibi bir tavır sergilenmesinin doğru okunması, bu harekâtın son bulduğunda artık Türkiye’nin eski dostlarının niteliklerinin değişmesi,olsa olsa belki onların müttefik olarak nitelendirilmesi, bunun yanında dost nitelendirilmesinin eklenmemesi, özellikle de AB’yi ulaşılması gereken bir hedef olarak görmekten vazgeçilmesi gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?