Reklamı Kapat

İDO’da neden mescit yok?

İDO; İstanbul Deniz Otobüsleri…

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin iştiraki idi, 2011’de özelleştirildi.

Zaman zaman şikâyetler yükseliyor, İDO hakkında. Bunlardan en önemlisi feribotlarda mescit olmaması. Bir kulak verelim mi, bu alandaki şikâyetlere;

* “İDO Eskihisar-Topçular arasındaki feribotlarda mescit yok. Mescit her zaman olması lazım ama özellikle kış dönemlerinde ve trafiğin yoğun olduğu zamanlarda çok sıkıntı oluyor. Yetkililerin bu talebe olumlu yaklaşacağını düşünüyorum.”

* “İDO Topçular-Eskihisar seferini yapan feribotta mescit aradım ama bulamadım. Görevliye sordum, mescit yok dedi. Demek ki namaz kılanlara karşı bir hassasiyeti yok. Bu anlayışta değiller demek ki!”

* “İDO'da mescit yok. Hadi mescit koymadınız, nerede kılacağız bu namazı diye soruyoruz, WC'nin önünü gösteriyorlar. Neyse, bir yere serdik seccademizi, namaz kılacağız, birisi kalkıp, ‘Burada erkekler var, namaz kılamazsın!’, öbürü gelmiş, ‘Eve gidince kaza yap!’ diyor. Namaz kılmamın sana ne zararı var? Gelmiş, ‘Burada şov yapmayın!’ diyor. Neymiş efendim, kendisi de 5 vakit namaz kılarmış. O zaman namaz kılana saygı duysanıza! İslam’a bu kadar da düşman olunmaz ki ya!”

* “Avşa seferini yapan deniz otobüslerinin tamamında mescit yok, inanılmaz zorluk çekiyoruz. Bu konuda lütfen duyarlı olun. Gemilere mescit yapamıyorsanız personeli bilgilendirip yardımcı olmaları konusunda uyarınız, namaz kılmak için bin bir dereden su getirip personelle köşe kapmaca oynuyorum.”

* “İDO, insanların taleplerine ilgisiz. Büyükşehir Belediyesi'nde iken deniz otobüslerinde mescit vardı, şimdi o mescitleri kaldırmışlar, ‘yerimiz yok’ diye bahane uyduruyorlar. Aynı deniz otobüsünde yanılmıyorsam 4 tane tuvalet var...”

* “Ramazan Bayramı'nın bir gün öncesi Marmara adasına yolculuğumuz oldu. Yolculuk 3 saat 15 dakika sürdü. E tabii başkalarının özgürlüğünü kısıtlamadan yapacağım. İbadet hakkım için yer bulamadım. Görevliye sorduk ‘yok’ dedi. ‘Şikâyet edelim’ dedik. Çok rahat bir eda ile (kim takar sizi der gibi) 'şikâyet edin!’ dedi.”

* “Mescidin olmaması ne kötü bir durum ya! Halka kıymet vermeyen Hakk'a kıymet verir mi hiç? Ne abdest alma yeri var, ne mescit var! O insanlar kötü WC’lerde zar zor abdest alıp feribotun kuytu bölmelerindeki son derece kötü yerlerde kendi imkânlarıyla namaz kılıyorlar. Sizin hizmet anlayışınız bu kadar işte. Bu yüzden Körfez'den dolanmayı yeğlerim.”

***

İDO yetkililerine buradan sesleniyorum; küçük de olsa mescit oluşturmak bu kadar zor mu?

İDO’DA UTANÇ SAHNESİ!

İDO’da bundan 7 yıl önce (14 Mayıs 2012) yaşanan bir ‘utanç sahnesi’ni bu sütunlarda kaleme aldım. Merhum yazarımız Mehmed Şevket Eygi de ayrıca köşesinde işledi. Olay şöyleydi:

Feribot balkonunda bir erkek ve kadın uluorta sevişmeye başlıyorlar. Alt alta, kucak kucağa her türlü öpüşme ve koklaşma halinde tam 1 saate yakın sevişiyorlar. Bazı bayanlar bu durumu kendi aralarında kınıyor ve homurdanıyorlar. Hatta bazıları çocuklarının ayağa kalkmaması ve arkalarını dönmesi için çaba gösterip çocuklarını azarlıyorlar. Tabii ki bu arada güvenlik elemanları ortalarda yok; olanlar da görmezden geliyorlar. Bu utanç tablosu karşısında güvenlik uyarılıyor; “Çocuklar ve aileler var, ayıptır günahtır, müdahale edin...” diyorlar. Güvenlik ne cevap verse beğenirsiniz; “Hanımefendi yasalar böyle, bir şey yapamam. Ben ahlak polisi miyim, beğenmiyorsanız binmeyin feribota!”

***

Bu olaya ilişkin İDO bir açıklama yaptı mı, hatırlamıyorum. Şu kadarını söylemek istiyorum; İDO, halkla ilişkiler noktasında yeni bir misyon ve vizyona sahip olması gerekir…

7 MADDEDE ‘BARIŞ PINARI HAREKÂTI’!

1) Barış Pınarı Harekâtı’nın genel olarak ana hedefleri şunlar;

* Suriye’nin toprak bütünlüğünü sağlamak,

* Sınırımızda ‘Güvenli Bölge’ oluşturmak,

* Terörü yok etmek,

* İnsaniyet.

2) Biraz daha açmak gerekirse, Barış Pınarı Harekâtı, Türkiye'nin, Suriye sınırındaki güvenli bölge planını uygulamaya geçirmek için Fırat'ın doğusuna yaptığı harekât. Bir başka deyişle, Suriye'deki çatışmalardan kaçan sivil nüfusun can güvenliğinin sağlandığı barınma alanı oluşturulmasını öngörüyor.

3) 'Barış Pınarı' ne anlama geliyor? 'Barış Pınarı', sözlük anlamı itibarıyla “huzur”, “güven” ve “refah” anlamlarına geliyor. Türkiye, Suriye halkının can güvenliğini sağlamak, barınma ihtiyaçlarını gidermek ve insani koşullarda hayatlarına devam edebilmelerini sağlamak için 'güvenli bölge'ye büyük önem veriyor. Bu amaçlar göz önünde bulundurulduğunda operasyonun adının 'barış pınarı' olması daha büyük anlam taşıyor. Türkiye, Suriye halkının barış içinde, huzur içinde hayatını devam ettirmesini istiyor.

4) Peki, Fırat’ın doğusu nereleri kapsıyor? Fırat Nehri'nin doğusundaki en büyük yerleşim alanları Halep'in Ayn El Arab, Rakka'nın Tel Abyad ve Tabka, Haseke'nin Kamışlı, Amude ve Rasulayn ilçeleri ile Deyrizor'un kuzey kesimlerinden oluşuyor.

5) Milli Savunma Bakanlığı, hudutların güvenliğini sağlamak, sınırların güneyinde bir terör koridoru oluşturulmasını engellemek amacıyla Barış Pınarı Harekâtı'nın uygulanmaya başlandığını açıkladı.

6) Barış Pınarı Harekâtı'yla, bölgenin teröristlerden temizlenmesi, Suriye’nin sınır güvenliği ve toprak bütünlüğünün teminat altına alınması, göçmenlerin güvenli bir şekilde evlerine dönebilmesi, bölgeye barış ve huzurun hakim olması hedefleniyor. Bu manada Barış Pınarı Harekâtı, uluslararası hukuk, Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın 51. maddesi ve BMGK'nın terörle mücadeleye ilişkin kararları gereğince icra ediliyor.

7) Allah'ım! Rahmetini, inâyetini, yardımını ve nusretini bu mazlum milletin üzerinden çekme! Bizlere en yakın zamanda selamet ver. Bu güzel toprakların evlatlarını her türlü şerden, beladan, kazadan ve ihanetten muhafaza eyle... Dualarımız Mehmetçikle…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?