Reklamı Kapat

Bir özeleştirinin hatırlattıkları

İnsanın hafızasına bir paslı çivi gibi çakılan, yıllar geçse de oradan sökemeyeceğiniz, çıkaramayacağınız bazı görüntüler vardır. Benim hafızama da çakılmış bu görüntülerden en çarpıcı olanı, Fazilet Partisi Milletvekili Merve Kavakçı’nın başörtüsüyle Meclis’e girip yerine oturması, yemin sırasını beklemesi ve o anda yemin etmediği için hiçbir sıfatı olmayan Bülent Ecevit’in Meclis kürsüsüne fırlayıp, “Bu kadına haddini bildirin” diye bas bas bağırdığı anlardır. “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” yazılı Meclis çatısı altındaki bu hazin anlar, Türkiye’de din ve vicdan hürriyetinin ne noktada olduğunu bir kez daha gözümüze sokmuş ve tarihsel hafızamızda yerini almıştı. Demokrasiyi kendi istedikleri gibi eğip büken, insanların kılık kıyafeti üzerinden topluma biçim vermeye çalışan, kendi arzuladıkları bir dünya görüşünü insanlara dayatmaya çalışanların “elinden oyuncağı alınmış çocuk misali” hezeyanlarını ortaya koydukları bu tavır, bu ülkede bir avuç azınlığın milli iradeye nasıl kastedebileceğinin açık bir göstergesi olmuştu.

O tarihlerde de başörtülü bir milletvekilinin yemin etmesiyle ilgili içtüzükte hiçbir kısıtlayıcı madde yoktu. Yoktu ama, Ecevit ve onun gibi düşünenlere göre “başörtüsü” Meclis’e giremezdi… Yıllarca başörtülü öğrencilerimizin üniversitelere girememesi gibi…

Hatırlarsanız, Cumhuriyet tarihinin en başarılı hükümeti Refahyol’un alaşağı edildiği 28 Şubat’ın antidemokratik uygulamaları arasında üniversitelerde başörtülülere yapılan psikolojik işkence ve zulmün simgelerinden birisi “İstanbul Üniversitesi’nde uygulanan ikna odaları” idi. İkna odalarının kurucusu olan İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı Nur Serter, daha sonra Cumhuriyet Halk Partisi tarafından milletvekili yapılmış, bir anlamda yaptıklarıyla taltif edilmişti.

Nur Serter, CHP milletvekili iken kendisine bu mezalim sorulduğunda, “Benim sayemde o öğrenciler bilgilenerek, başlarını açarak üniversite okudular. Benim sayemde saçlarını açıp üniversiteye gittiler” diyerek, yaptığı antidemokratik uygulamayı  savunmuş, başörtüsü düşmanlığında sınır tanımazlığına kılıf bulmaya çalışmıştı.

Bütün bunları niye kaleme alıyoruz…

Geçtiğimiz günlerde Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, başörtüsüyle ilgili özeleştiri niteliğinde bir konuşma yaptı.

Kılıçdaroğlu, CHP’nin Türkiye’de çok kusuru ve kabahati olduğunu belirterek, şöyle dedi: “Bizim de çok kabahatimiz, kusurumuz var. Var yani, gerçeği konuşalım. Bir başörtüsü meselesini Türkiye Cumhuriyeti’nin en temel meselesi haline getirdik. Sana ne kardeşim ya, kadın ister başörtüsü takar, ister takmaz. O kız çocuğumuz üniversiteye gidiyor mu, okuyor mu, imkânını sağlıyor muyuz? Derdin o olmalı. Çocuklarımız okumalı, bilimi öğrenmeli ve hayatı sorgulamalı.”

Bu konuşmayı dinleyince bir an gözümüzün önünden, Meclis kürsüsünden, “Bu kadına haddini bildirin” diye çemkiren Ecevit, 28 Şubat’ta insanımızın zihinlerini dönüştürmek ve post-modern darbeye şartlamak için kullanılan medya soytarıları Fadime-Emire-Müslüm, İstanbul Üniversitesi önünde başörtüleri çekiştirilerek zorla çıkarılan, ne yapacaklarını bilemedikleri için ağlayan başörtülü kızlarımız, bu süreçte yapılan zulümlere onay verdiğini açık açık gösteren CHP’nin milletvekili yaparak taltif buyurduğu Nur Serter ve “ikna odaları” geliverdi. Cumhuriyet Halk Partisi, fabrika ayarlarını sıfırlayarak nereye açılım yapmaya çalışıyor acaba? Anladığımız kadarıyla Kılıçdaroğlu, geçmişle helalleşmeye çalışıyor, ama uygulamalarıyla eğitim hayatlarını, hayallerini yok ettikleri bir nesil onlara hakkını helal edecek mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nedim Odabaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?