Reklamı Kapat

Uçuşa geçen…

Elektrik, önce 1 Temmuz’da, son olarak da 1 Ekim’de yüzde 14,9 oranında zamlandı. Doğalgaz da aynı şekilde Ağustos ve Eylül başında, elektrikle aynı oranlarda, yüzde 14,9 zamlandı. Yani, hem hane halkları, yani sıradan vatandaşlar, hem de sanayiciler, yani üretenler için en temel girdilerin başında gelen 2 kalem, çok kısa bir sürede yüzde 32 zamlandı.

Elbette ki, elektrik ve doğalgaz, enerji maliyetlerini artıran kalemler ve buradaki artışların da hemen her şeye yansıması da kaçınılmaz oluyor. Yani, tarlada ürün yetiştiren çiftçi de, atölyede gömlek diken konfeksiyoncu da, otomobil üreten dev fabrika da bunlardaki artıştan etkileniyor. Evinde oturan sıradan vatandaş da sadece temel ihtiyaçları için bu kalemleri kullansa bile cebinden fazla fazla para çıkacak. Hele ki önümüzün kış olduğunu hesaba katınca, klasikleşen tabirle faturaların “cep yakacağı” kesin.

Bir de mevsimsel etkilerle, yani yaz dönemi dolayısıyla gıda maddelerinin bollaşmasından mütevellit gerileyen sebze meyve fiyatlarının neden olduğu enflasyondaki rahatlamanın geçici olduğunu belirlemek lazım. Önümüzdeki dönem tarımsal ürünlerin azalmaya başlamasıyla fiyatların artacağı, yani enflasyonda yukarı yönlü bir baskının oluşacağı bir dönem. Buna bir de elektrik ve doğalgaz gibi temel girdilerdeki birkaç aylık sürede gerçekleşen yüzde 32’lik zammı ilave edince, 2019 yılı için yüzde 12’lik bir enflasyon tahmini gerçekleri yansıtmıyor gibi.

Tabii bu noktada, enflasyon hesaplamalarının sıhhati de kafalarda soru işaretleri oluşturuyor. Enerji giderlerinden gıdaya, giyimden ulaşıma hayatın hiçbir alanında geçici düşüler dışında fiyatlar hiçbir şekilde geriye doğru gitmiyor. Hiçbir üründe, geçen seneki fiyatı önümüzdeki sene bulamaz hale geliyoruz ama bir de bakmışsınız ki, enflasyonun düştüğü bile söylenebiliyor.

Elbette ki, bu “düşük enflasyon” argümanları, maaş zammı dönemleri yaklaşınca nedense artış gösteriyor. 5. Dönem Toplu Sözleşme Görüşmelerinde memura 2019 için yüzde 4+4, 2020 için de yüzde 3+3 gibi “komik” bile denemeyecek oranlarda zamlar reva görüldü mesela. Elbette ki, ortada dolaşan enflasyon hesaplarına istinaden bu rakamlar verildi. Ancak, geçim sıkıntısı çeken, ay sonunu kıt kanaat getirmeye çalışan milyonların vicdanı, açıklanan ve tahmin olarak sunulan enflasyon rakamlarıyla bir türlü mutmain olamamakta. Klasik tabirle “sokaktaki adam”ın enflasyon, devletin açıkladığı enflasyon rakamıyla dağlar kadar farklılık göstermekte.

İktidara yakın medyanın, bir yüzsüzlük ve utanmazlık resitali sunar gibi “ekonomi uçuşa geçti” türünden saçmalıkları, adeta halkla alay edercesine manşetlerine çekebilmesini üst üste yapılan zamlara bir kılıf olarak görmeli belki de. Hallkı, “borsanın coştuğu” türünden absürtlüklerle oyalarken, asli maksadın bir tgür “cambaza bak” oyunu oynayarak gerçek gündemi “gargaraya getirmek” olduğunu mevcut medyanın tıynetine bakarak anlamak gayet de olası.

Son olarak ise, Boğaz köprüleri ve otoyol geçiş ücretleri ile hızlı tren ve posta bedellerine yüzde 20 zam yapıldı, ki buna “zam yağmuru” mu demeli “zam sağanağı” mı, bilinmez. Ancak bilinen şu ki, tam da IMF’nin Türkiye’deki “denetim” görüşmelerinin ardından maaş zamlarını doğrudan ilgilendiren “enflasyon hedefinin düşürülmesi”, sonrasında da yüzde 20 gibi oranlarda zamlar yapılması olsa olsa tesadüftür! “IMF ile anlaşmayıp”, “tavsiyelerini” yeni açıklanan ekonomik programa dahil etmek diye bir şey de asla ve kat’a söz konusu değildir kesin.

Halk, ağır vergiler altında eziliyor, geçim sıkıntısı yüzünden bankalara borçlanıyor, enflasyon sebebiyle ay sonunu getiremiyor ama “ekonomi uçuşa geçti” deniyor mesela. Zam yaparak enflasyon düşürme teorisini dünya iktisat literatürüne armağan ederiz, olur biter!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burak Kıllıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?