Reklamı Kapat

Avcı ABD kılıçbalığı Türkiye’ye karşı

Kılıçbalığının bilimsel adı Xiphiasgladius’tur.  Kılıçbalığına adını veren kılıç biçimindeki burnu, vücudunun üçte ikisi oranındadır. Kemikten oluşan çok sert, sivri ve oldukça keskin kılıcı bu canlının avlanma ve savunma organıdır.

* Gladius, Romalı askerlerin kullandığı yaklaşık 60 cm uzunluğunda geniş, çift ağızlı kısa bir kılıçtır. Roma’da gladyatörlerin kullandığı bir silahtır. Bu nedenle gladyatör olarak isimlendirilir; kılıcın yapısına bakıldığında kılıçbalığının silahına benzerliği dikkatinizi çekecektir. Kılıçbalığı Romalıların silahına esin kaynağı olmuştur.

* Denizlerin en hızlı balıklarından biridir ve sudaki hızı saatte 100 km’nin üzerine çıkabilmektedir. Üst çenesinden salgıladığı bir yağ ile derisini yağlayarak, sürtünmeyi % 20 azalttığı ve bu şekilde yüksek hızlara ulaştığı bilinmektedir.

* Bu balık hızlı ve güçlü olduğu kadar aynı zamanda yırtıcıdır da; güçlü kılıcı ile 25 cm kalınlığındaki ahşap tekneleri delebilmektedir. Kılıcını sadece avını yaralamak için değil, onu yakalayabilmek için de ustalıkla kullanabilmektedir.

* Kılıcı aracılığıyla deniz tabanını kazmak suretiyle saklanan avlarını açığa çıkarabilmekte ve kılıcını aynı zamanda bir radar alıcısı gibi kullanarak avlarının yerini tespit edebilmektedir. Kılıcı ile avcılara ve teknelere zarar verebilmektedir. Bu nedenle avcılar avlanırken dikkatli olmaya özen göstermektedirler.

* Kılıçbalığının savaşçı ve yırtıcı olması, denizlerde yalnız dolaşması ve avcıların avlanma taktiklerinin yaptığı çağrışımlar, kılıçbalığı ile Türkler arasında teşbih sanatını kullanmama neden oldu.

* Kılıçbalığı oltaya geldiğinde ve yemi yuttuğunda mücadele etmeye başlar. Balıkçı, balığı tekneye çekmek için sürekli oltayı gerdiğinde mücadeleye giren balık, oltayı kopararak kaçabilir. Bu nedenle misinayı biraz sardıktan sonra hafifçe salarak balığı rahatlatmak ve sonra balığı tekneye yaklaştırarak “çok ger, az gevşet” taktiğini tekrarlayarak balığın yorulmasını sağlamak avcıya avantaj sağlamaktadır. Bu süreçte kılıçbalığı yorulmakta ve mücadele gücünü ve isteğini kaybetmektedir.

* Avcı, balığı yorduktan sonra kılıcına dikkat ederek tekneye alır ve mücadeleyi kazanmış olur. Tekneye alınan güzel büyük gözlü balık, artık mukadderatını avcıya teslim etmiştir.

* Balıkçı ve kılıçbalığı arasındaki mücadelede balık oltayı koparırsa yaralanacaktır ancak bununla birlikte özgür olarak yaşama şansını da yakalayacaktır.

* Belki de balık tekneye alındığında oltayı koparmadığının pişmanlığını yaşamaktadır.

* Son zamanlarda ABD ile yaşadıklarımızı düşündüğümüzde aklıma, kılıçbalığının avlanması sürecinde yaşananlar geldi. Amerika Birleşik Devletleri önce ambargo uygulayacağız demekte, sonra uygulamayacağını, çözüm aranacağını vurgulamakta, daha sonra F35 pilotlarının uçuş eğitimini iptal etmekte, bu arada sıcak mesajlar ve görüşmeler yapılmakta sonrasında ise ABD Başkanı Türkiye’ye hak verdiğini fakat YPG’den vazgeçmeyeceklerini söylemektedir.

* Bu sürece Münbiç, YPG, Ege ve Kıbrıs, Akdeniz’de petrol araması konuları dâhil edildiğinde ABD’nin uygulamalarının kılıçbalığı avındaki avcının taktiklerine benzediği görülmektedir.

* ABD ilişkileri bir germekte, bir gevşetmektedir, ancak gerdiği noktadan geri adım atmamaktadır.

* Ülkemiz oltaya yakalanmış kılıçbalığı gibi ilişkilerde bir yakına çekilmekte, bir uzağa itilmekte ancak asla ipi koparmasına müsaade edilmemektedir.

* Bu süreçte;

* Misina gerilme ve çekilmesi sonucunda, ülkemizde döviz bir aşağı bir yukarı gitmekte, ekonomimiz zarar görmekte,

* Misina bir ileri bir geri giderken dış politikamıza ve saygınlığımıza hasar verilmekte,

* Misina bir aşağı bir yukarı giderken ülkemiz yöneticilerinin saygınlığı hedef alınmakta, ülkemizin savunma ihtiyaçları ve projeleri geciktirilmekte, uzun vadeli savunma sanayimiz, silahlı kuvvetlerin stratejik ihtiyaçlarının tedarik planları zarar görmekte,

* Ülkemiz her gevşemeyi iyileşme olarak gördüğünden, tepki göstermediğinden, ABD zaman kazanarak ülkemizi oyalamakta, ABD uzun vadeli politikalarını hızla uygulamaya devam etmekte,

* Bu oyalama sürecinde ülkemiz zaman ve para kaybetmekte,

* ABD’nin kılıçbalığı avlama tekniği milletin ABD’ye olan güvenini son derece olumsuz etkilemektedir. Bunun sonucunda yapılan anketlere göre milletimiz Amerika’yı tehdit olarak görmektedir. Diğer bir deyişle milletin gönlündeki ABD ile dostluk ve ittifak bağı kopmuş durumdadır.

* Devletimiz kılıçbalığının kurtulduğuna benzer bir yaklaşımla misinayı koparacak mıdır? Koparacaksa bu ABD’nin çok çekmesi sonucunda mı yoksa ülkemizin menfaatine en uygun zamanda mı olacaktır?

* ABD ile sürdürülen teknolojik işbirliği, F35 savaş uçağı, Patriot hava savunma sistemi kılıçbalığı için yeni yemler midir? Yeni bağımlılıklar oluşturur mu?

* Güven olmayan yerde bağımlılık olur mu?

* Kılıçbalığının hızlı, yırtıcı ve kolay teslim olmayan bir av olduğunu avcılar hep hatırda tutmalıdır.

* Ülkemizle ilişkileri kılıçbalığı avındaki taktikle yürütürken, misinanın kopmasından ve kılıçbalığının farklı sularda yüzmesinden sadece biz değil, ABD de zarar görecektir.

* Türk milleti tarih boyunca nice zincirler kırmıştır ve kıracaktır da.

* Bu süreçte bize düşen görev; kılıçbalığının kılıcının avcılara karşı hassasiyetini ve menzilini artırmak ve gelecekte ağa takılmadan özgür bir şekilde uçsuz bucaksız denizlerde son sürat yol almaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fikret Güzeller - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?