Reklamı Kapat

Gerçek hainler kimlerdir?

29 Eylül 2019 Pazar günü İstanbul’da Sivas Tanıtım Günleri Programı’na katılan Saadet Partisi Lideri Sayın Karamollaoğlu’na yapılanları hemen herkes ibretle izlemiştir. Bir grup çapulcu, mafya bozuntusu ve insan şeklindeki mahlûkun debelenmeleri ne vatanseverlik, ne milliyetçilik, ne de ülkücülük asla ve asla olamaz. Bu insani değerlerini ve hassasiyetlerini kaybetmiş, başıboş çapulcu sürüsü Sivaslı da olamaz. Eğer bunlar insan olsalardı kadirşinaslığın ne demek olduğunu bilir, asla nankörlük etmezlerdi. Karşı çıktıkları şahıs, Sivas’ta belediye başkanıyken Sivaslının o güne kadar görmediği ve hayal edemediği hizmetleri yapmıştı. Kaldı ki ülke meselelerini kendine dert edinerek ve çözüm yolları arayışı içerisinde liderler turu yaparak kutuplaşma ve ayrışmayı önleme rolü üstlenmişken bu yapılanların anlamı nedir? Gerçek Sivaslı nankör değildir, yapılan güzel şeylerin kıymetini bilir.

Geçmişe bir baksınlar ve yaşanılanları iyi analiz etsinler. Bu ülkede asıl hainler kimlerdir? Terörist başının idam kararını imzalamayıp infaz etmeyen ve sonra da idam kararını tamamen ortadan kaldıranlar, terörist başıyla diyalog kurup işbirliğine giren, seçim kazanma uğruna kardeşini TRT’de konuşturan bunun işbirlikçileri ve bu zihniyetin mensuplarının hiç kimseye hain demeye hakkı yoktur. Şehit cenazeleri üzerinden siyaset yaparak, oy devşirme dönemini daha henüz geçirmedik. Ezan, bayrak, İstiklal Marşı gibi milli değerlerimizi istismar ederek kendi siyasi çıkar ve menfaatlerine alet etmeyi kendilerine şiar edinmişler. Her zaman terörden, kavgadan ve kaostan nemalanan bu siyasi sakat zihniyet bu ülkede birliği, beraberliği, huzuru ve sükûnu asla istememektedir maalesef. “Dışarıda ülkemiz ateş çemberinde iken bu huzursuzlukların anlamı nedir?” diye sormadan geçemiyoruz. Geçmişte Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Akşener’e de bu tür saldırılar yapıldı. Bu, kendiliğinden gelişen olaylar türüne benzemiyor. Zira “planlı bir şekilde muhalefet sindirilmeye çalışılıyor” desek yanılmış olmayız. Özellikle dış politikada ve milli meselelerde bir duruş sergilemeyen, çözüm üretemeyen siyasi iktidar ve ortağının Doğu Akdeniz’de olup bitenler hususunda ne düşündüklerini bu milletin huzurunda açıklamaları gerekmez mi?

Yunanistan, Ege’de olabildiğince silahlanıyor. Yetmedi ABD’den yeni silahlar ve İHA’lar alarak ordusunun donanımını en üst düzeye çıkarmasıyla alakalı soruya Yunanistan Başbakanı Miçotakis, “Türkiye’nin 45 yıldır Kıbrıs’ın 1/3’ünü işgal altında tutmasına artık bir son vermeliyiz” diyerek cevapladı. Diğer bir taraftan inanç ve kültür bağımızın bulunduğu Suudi Arabistan ve Mısır gibi ülkelerin Doğu Akdeniz meselesinde Güney Kıbrıs’ın yanında yer alması, bizim dış politikadaki eksikliğimiz değil midir? Suriye’de bir bataklığa düştük. Çıkmak için çırpınırken ülkenin maddi, manevi, bütün kaynaklarını seferber ettik. Her gün gelen şehit haberleri bu milletin canını yakıyor. Bu ateşi söndürmek için içeride kavga etme, muhalefete saldırma hastalıklarını bırakıp, dış politikada gerçekçi milli duruş, etken ve şahsiyetli duruş sergileyin. Dışarıda bu kadar düşman varken, içeride kardeş kavgasına körüklemek akıl kârı değildir. Her zaman olduğu gibi yine temennimiz, Allah akıl, şuur, izan nasip etsin vesselam. (Âmin.)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsrafil Bayrakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?