O isimlerin tümü Milli Görüşçü oldu!

Suşehri, malum küçük bir ilçe ama bir zamanlar il olma konusuyla gündemdeydi.

Neyse, 1990’lı yıllarda seçimler var… Doğru Yol Partisi (DYP) Genel Başkanı Süleyman Demirel sabah geliyor ilçeye, miting yapıyor.

Öğleden sonra da Refah Partisi (RP) Genel Başkanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca aynı meydanda halka hitap ediyor.

Necmettin Erbakan şehre gelmeden önce halk kalabalık şekilde bekliyor, merak ediyor. Kötü niyetli ve olay çıkarmaya hazır bir grup hazırda bekliyor.

Maksatları yuhalamak, taşlamak, taşkınlık çıkarmak… (Grubun içerisinde dayım da varmış!)

Neticede büyük bir hadise yaşanmadan, Erbakan Hoca şehirden ayrılacağı zaman Refah Partisi Suşehri Teşkilatı’na, “Bu arkadaşların (yuhalayan grup) hepsi gelecek, Milli Görüşçü olacak, merak etmeyin…” tarzı cümleler kuruyor. Babam tabii bunların hepsinin ismini tek tek sayarak anlatır.

Gerçekten de Erbakan Hoca’nın dediği gibi oldu ve 1-2 isim hariç o grubun hepsi bir zaman sonra gelip Milli Görüşçü olmuşlar. Dayım örneğine bizzat şahidim. Hatta şaşırırım, gençliğinde nasıl öyle bir grup arasında bulundu diye!..)

***

Özet olarak; bunların hepsi geçici gündem. Saygısız insanlar yaptığıyla kalır! Biz çalışmalarımıza, işimize bakalım. Allah’ın (c.c) davasıyla dertlenirsek güzelliği de, çilesi de ancak O’ndandır. Allah yardımcımız olsun. Amin. (AHMET UZUN)

AKGÖNENÇ’İN GÖZÜNDEN KEŞMİR SORUNU

Prof. Dr. Oya Akgönenç…

Ekim ayındayız ve yine bir Ekim ayında Oya Hanım rahmet-i Rahman’a kavuştu…

Milli Görüş hareketinin önemli isimlerindendi…

Fazilet Partisi’nin kapanmasından sonra kurulan Saadet Partisi’nden de milletvekilliği yapan Akgönenç, daha sonra da partinin dış politikadan sorumlu genel başkan yardımcılığı görevini üstlendi.

Özellikle D-8’in büyümesinin Türkiye için çok kıymetli olduğuna sürekli vurgu yaptı.

Merhum Oya Hanım’ın üzerinde hassasiyetle durduğu konulardan biri de, halen kanayan bir yara olan ‘Keşmir’ konusuydu.

Keşmir’de Hindistan tarafından gerçekleştirilen katliamları sürekli dile getirdi. Şu görüşler Oya Hanım’a ait:

* “Dünyada üç bölgede bu tür sorunlar yaşanıyor. Keşmir, Filistin ve Kıbrıs. İngilizler tarafından sorunlu bölgeler olarak meydana getirilen bölgeler. 1947’den bu yana dünyada yaşanan ve kanayan olaylardan bir tanesi de Keşmir’dir. Biz kendimizce Kıbrıs sorununu çözdük. Her ne kadar içimizde bazıları AB uğruna Kıbrıs’ı gözden çıkarmaya çalışsa da biz sorunu çözdük ve KKTC’yi kurduk. Ancak ilginç olan, bu üç sorunlu bölgenin arkasında da İngilizler vardır.”

* “İngilizler, girdikleri yerlerde mutlaka sorunlu bir bölge bırakarak çıkmışlardır. Keşmir ve Filistin sorunu; 19 yüzyılın sömürge sisteminin 21. yüzyıla taşınmış birer mirasıdır. Öyle bir taşınmıştır ki, sorunun hiçbir şekilde çözümü de en azından şu an için görünmemektedir.”

* “Keşmir’de katliam ve zulümler bütün insanlığın gözleri önünde gerçekleştirildiği halde kimseden ses seda çıkmıyor. Orada çekilen acılar herkesin yüreğini kanatması gerekir. Uluslararası kuruluşlar da yaşananlara ses çıkarmıyor. Pakistanlı ve Keşmirli kardeşlerimizin çektikleri acılar, sıkıntılar, üzüntüler bütün dünya tarafından biliniyor ve bütün Müslümanlar bu durumdan dolayı ıstırap duymaktadır. O bölgede yaşananların aynısını Kıbrıs’ta, Azerbaycan’da, Çeçenistan’da, Filistin’de görmekteyiz.”

* “Nasıl İsrail BM kararlarını hiçe sayıyor ve katliamlarına devam ediyorsa, aynı şekilde Hindistan da Keşmir’de BM kararlarını hiçe sayarak zulümlerine, katliamlarına devam etmektedir. Çünkü büyük güçlerin planladıkları oyunlar bitmedi ve bölge üzerindeki emelleri devam etmektedir. Keşmir sorunu, global terörizmin bir neticesi veya uygulama alanı olarak ele alınıyor. Keşmirliler, dünyayı kana bulayan ve dünya barışını yok eden teröristler olarak gösterilmeye çalışılmaktadır. Aynen Çeçenistan’da, Filistin’de olduğu gibi…”

MİLLİŞ GÖRÜŞ’TEN HİÇ KOPMADI!

Merhum Oya Akgönenç Hanımefendi’yi anmışken…

Rahmet dilemek gayesiyle, bu vesile ile bir anekdotu da aktarmak istiyorum;

Tarih; 2000’li yıllar…

Yer; Kosova…

Hava bulutlu, hafiften yağmur çiseliyor…

Yoğun bir şekilde çalışırken telefonu çaldı, Oya Hanım’ın.

Telefondaki ses, “Yeni bir parti kuruyoruz, sizi de aramızda görmek isteriz…” diyordu…

Telefondaki muhatabıyla aralarında şöyle bir konuşma geçti:

- Niye ayrılıyorsunuz, Milli Görüş’ten?

- “Sayın Erbakan yaşlandı, Sayın Kutan yaşlandı. Şimdi artık bizim sıramız!”

- E canım, zaten Genel Kurul olmayacak mı, bir sene sonra, bir buçuk sene sonra?

- “O kadar bekleyemeyiz…”

- Peki, arkanızdan kovalayanlar mı var?

- “Yok, ama bir an önce olsun bitsin!”

- Vallahi kusura bakmayın. Alelacele, sırf benlik tatmini için, böyle yapılan bir harekete ben bir gemide çıkan isyan gibi bakarım. Hani “kaptanı atalım denize, bütün gemi bizim olsun!” Size katılmayacağım!

Bu anekdot, Oya Akgönenç ile kendisini “yenilikçiler” adına arayan isim arasında yaşandı. Ve, tüm ısrarlara karşın, Oya Hanım Milli Görüş’ten ayrılmayı düşünmedi, gelen tüm teklifleri reddetti.

Teklifin sonrasında Oya Hanım’ın refleksini merak ediyorsunuz, değil mi?

Bu konuşmadan hemen sonra, Oya Akgönenç Hanımefendi, Kosova’dan Recai Kutan’ı aradı ve şunu söyledi:

- “Yanınızda bir kişi bile kalsa, o ben olacağım!”

Oya Akgönenç, zarif bir hanımefendi idi…

Milletvekilliği ve üst düzey görevler dahil, Milli Görüş’ten hiç kopmadı.

Türkiye’nin ilk 1. sıradan milletvekili adayı gösterilen kadın parlamenterdi.

Son derece nazik bir insandı.

Bu satırların yazarı da şahittir; çok çalışkandı, işini en iyi şekilde ifa etmek için büyük çaba gösterirdi. Bunu da kimselere ilan etmeden, reklam yapmadan, gürültü-patırtı çıkarmadan yaptı.

Tıpkı, vefatı gibi…

Allah (c.c.) rahmet eylesin… Mekânı cennet olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Ahmet - Oya Akgönenç'e Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun. Çok duyarlı bir hanımefendi idi...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 02 Ekim 11:21

İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?