Reklamı Kapat

İslâmcılık Hareketi’nin ortaya çıkışı

İslâmcılık kavramı, 1873-78 yıllarında Alman asker “Franz von Werner” ve Alman Yahudisi “Arminius Vambery” tarafından ortaya atılmış, Fransız gazeteci Gabriel Charmes marifetiyle yaygınlaştırılmıştır. Tarihçi Kemal H.Karpat “İslâm’ın Siyasallaşması” adlı eserinde İslâmcılık kavramının İngiltere ve Rusya’nın özel çabalarıyla büyütülüp yaygınlaştırıldığından bahsetmektedir.

İslâmcılık kavramının ortaya çıkışı, yüzyıllardır İslâm dünyasının hâkimi ve koruyucusu rolünü üstlenen Osmanlı Devleti’nin Batı karşısında içine düştüğü buhranla doğru orantılıdır. İslâmcılık düşüncesinin ortaya çıktığı zemin, Avrupa’nın hammadde ihtiyacını sömürgecilik vasıtasıyla karşıladığı ve sanayileşmeyle birlikte geliştiği, buna karşın İslâm dünyasının özellikle bu dünyanın lokomotifi Osmanlı Devleti’nin zayıfladığı bir döneme rastlar. Bu dönemde devlet yönetiminden toplum katmanlarına varıncaya kadar, Avrupa karşısında mağlubiyet psikolojisinin hâkim olduğu görülür.

Sömürgecilikle İslâm coğrafyasındaki yeraltı ve yerüstü kaynaklarını elde eden Avrupa’nın, sanayileşmeyle birlikte bunu işleyip maddeye dönüştürmesi, sanayileşmeyle bağlantılı olarak teknolojik üstünlük elde etmesi, buna mukabil İslâm’da “sömürgeciliğin men edilmesi”nden dolayı fethettiği yerlere adalet ve hizmet götürmekle hayatiyetini devam ettiren Osmanlı Devleti’nin yeni kaynaklar bulamaması ve Avrupa karşısında ekonomik olarak zayıflaması süreci Avrupa karşısında geri kalmasına yol açmıştır.

İslâmcılığın ortaya çıktığı 19’uncu yüzyılda Avrupa, tarih sahnesinde etkin ve belirleyici bir role sahipti. 18’inci yüzyılda başlayan Aydınlanma Hareketleri, bilim, teknik ve ekonomik alanda elde edilen güçle birlikte emperyal yayılma sürecine girmiş ve İslam dünyasıyla birlikte tüm dünyayı etkileyen bir hâl almıştı.

Osmanlı Devleti’nin ve etkisi altındaki İslâm dünyasının Batı karşısında geri kalması, askeri alanda yapılan ıslahatlarla bunun aşılamaması; bu girdaptan kurtulmak isteyen İslâm dünyası ve özellikle hâkim güç Osmanlı’da Avrupa karşısında yeni arayışın ve tepkinin sonucu Batı modernleşmesine karşı alternatif arayışları başlatmıştı. İşte İslâmcılık fikri böyle bir ortamda ortaya çıkmıştır.

İslâmcılık hareketi, İslâm dünyası karşısında hayli mesafe alan Batı'ya karşı, yine Batı tarzı modernleşmeyle ve dinde reformla mücâdele edilebileceği anlayışıyla yeni bir zihniyet inşasıdır ki aslında bu da Batı karşısında mağlubiyet ve eziklikle ortaya çıkışın göstergesidir.

Osmanlı Devleti’nin içine düştüğü buhrandan kurtarmak niyetiyle ortaya çıkan İslâmcılık hareketi, bir taraftan Batı'ya karşı mücâdele etme gerektiğini düşünmektedir ancak bu mücâdelede geleneksel İslâmî anlayış değil, bir nevi İslâmî rönenansla bu girdabın aşılacağı inancıyla hareket etmektedir. Bu dönemde, İslâmcılık hareketi fikriyle ortaya çıkan anlayış, aslında Batı karşısında İslâm dünyasının geri kalmasının en büyük nedeni olarak “geleneksel İslâmî” anlayışı görmekte, cehalet ve hurafelerin İslâm dünyasını bu hale düşürdüğüne inanmakta, dinde tecdid ve icihad metoduyla buna çare aramaktadır (devam edecek).

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?