Reklamı Kapat

Üslup ve insana yaklaşım

Yazı; insanın düşünerek eyleme geçirdiği bir faaliyetidir. İnsan elindeki bir nesne ile bir olaya girer, bir cinayet işler, yaralanmalara ve beklenmedik sonuçlara neden olabilir. Yazının her cümlesi bir eylemidir yazanın. Dikkat ve duyarlık hayatın hemen bütün alanları için geçerli. Farkında olunmadan yazı ile insan cinayeti işlenebilir. Cinayet ille de kan dökme değildir. Bir gönlün yaralanması, bir kalbin kırılması cinayetlerden çok daha tehlikeli ve sonuçları çok daha vahim olabilir. İnsanı kırmak ve yaralamak kolay, ancak bir insanın gönlünü yapmak uzun zaman alır. Kimi zaman ne yapılırsa yapılsın istenilen sonuca varılamayabilir. Gönül bir kere kırılmayagörsün o zaman o gönlü almak çok zor olur.

Bir insanın insandan uzaklaşması ve bir daha birlikte olunabilecek bir hâl ve durumun yaşanamamasından daha vahim ne olabilir? İnsana insan olduğunu bilerek ve değer vererek yaklaşıldığında bu, bir değer verme olur. Kişinin konumu ve durumu hiçbir zaman önemli değildir.

İnsanlar arasındaki uçurum dünya nimetleri ve varlıkları oluşunca; bu, geri dönülemez bir süreç oluşturur. İnsanın kibri, büyüklenmesi mal ve servet ile olunca ya da bulunduğu konumla olursa insanlar arasında bir yakınlaşmanın olabilmesi çok güç olur.

İnsanoğlunun en çok sevmediği şey buyruktur. Bir insana buyurmak tahakküm ve baskı getiriyor. Bu da insanın değersizleştirilmesi anlamına geliyor. Bir insana dost olabilmenin yolu ve yöntemi onun diliyle aynı dile sahip olmak, aynı ruh hâlini yaşayabilmek ve aynı yola çıkabilmenin yürekliliği ve içtenliğidir. İnsana değer vermenin de koşulları olur elbette. Aynı dil bağına sahip olabilmek kolay değildir ama bunun bir yolu ve hâli mutlaka olur.

Peygamberler görevli olsalar da bir uyarıda, bir yol göstermede bulunsalar da bu buyruk yoluyla değil, yaşanan hâl ile ortaya koyarlar. Nuh aleyhisselam gemiyi yaptığında çağrısı insanlığa idi, uyarısı da. Uyanlar onunla birlikte oldular ve kurtuldular. Kendi öz çocuklarından uymayanlar kurutuluşa eremediler. Öncü olmanın koşulu ilk adımı atanın kendisi olmasıdır. Yola çıkmasıdır. İnsanları yola çıkarıp arkadan giden değil önde gideni ve ardına bakmadan yol almasıdır. Birlikte olanlar hiçbir nedene bakmadan yol alırlar. Uzun yolculuklar bu anlamda sabır gerektirir.

Bir eylemde bulunan kendi adına kurban aramaz. Kurban önce kendisi olmalı. Kendisinin yapamayacaklarını başkasından istemek zaten doğru bir davranış olmaz. O zaman bunda öncülük yapılmamış olur. Kişi başkasını kendi çıkarına kurban eder. Bir durumun oluşması ya da dava denen bir eylemin gerçekleşmesi ve yaşanabilmesi için kişi kendisinden başlarsa başarıya ulaşabilir. Bu, her zaman gerçekleşmeyebilir. Hakikat üzere olanlar hakikatin peşinde olurlar. Hakikati yaşamaya bakarlar. Kendisine güvenemeyenler asla bir eylemde bulunamazlar. İnsanların hayatta tutturdukları bir yol ve yaşama biçimi var. Doğru ya da yanlış. Her bireyin kendine doğruları veya yanlışları var. Fakat biz, Müslüman olarak hakikati veya doğruları peygamberlerin öncülüğünü yaptığı yol üzerinde ararız. Onlar hem uyarıcı hem yol göstericidirler. Öyle olmasalar en çok onlar zulme uğramazlardı. İşkencelere tabi olmazlardı. Zalimler hakikatlere düşmandır. Çünkü onların hakikatleri sadece kendilerinedir. Başkaları umurlarında olmaz.

Kayda geçen yazı bizden çıkıyor artık onlar insanlığa ait oluyor. Böyle olunca yazı eyleminde bulunulunca insanların kırılabileceğini, uzaklaşabileceğini bilmeliyiz. Gönül bağı insana olan saygı ve değer ile başlar. Her insanın kendine göre bir üslubu ve tarzı var. Bunu bir silâh olarak kullanmak sağlıklı sonuçlar sağlamaz. Eğer bir insan kırılıyor ve uzaklaşıyorsa o zaman yazı eylemi amacına ulaşmamış olur. Yazı bir sohbet hâli, bir gönül oluşturma dili ve üslubu olursa bir anlam kazanır. Her gönül bir sultandır ve insanın baş tacı durumudur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?