Reklamı Kapat

GalataBahçe ya da FenerSaray!

Dünyanın en heyecanlı sayılı derbileri arasında kürsü yapmış derbiye sayılı dakikalar kaldı. Hep maçlardan sonra yazacak değiliz ya! Bir de öncesinde bir analiz yapalım. Bakalım kim, neyi, ne kadar, nasıl, neden ve niçin planlayıp uygulayacak?

Yıllar önce Kemal Belgin abimizle soru-cevap şeklinde yapardık. Sonra bir gazete Hıncal Uluç ile aynı analizi taklit etti. Tabii çakması orijinali gibi olmuyor. Aynı keyif ve lezzeti vermiyor.

Formatta biraz değişiklik yapıp, kendimce köşemde şu bizim meşhur derbiyi bir didikleyeyim dedim. Kemal abi; “17 yıl muhabirlik yaptıktan sonra bana Tercüman’da köşe yazısı yazdırdılar” derdi. Ehh bizim de Spor Servisi ile birebir 25 yıl, sayfası ile tanışmak 30 yıl olmuş.

Neyse konuya dönelim. Bu derbi diğer eş derbiler gibi değildir. Yani, RiverPlate-Boca Juniors derbisi “Sınıf Derbisi”dir. RiverPlate zengin, Boca Juniors fakir kesimdir. Glasgow Rangers-Celtic derbisi “Din Derbisi”dir. Celtic Katolik azınlığı, Rangers Protestan çoğunluğu temsil eder. Şimdilerde tarihin tozlu sayfalarında kalan Steaua Bükreş-Dinamo Bükreş derbisi “Polis-Asker Derbisi”dir. Steaua İçişleri Bakanlığı’nı, Dinamo Savunma Bakanlığı’nı temsil eder. Peki, bizim derbiyi heyecanlı kılan nedir? Ya da bir adı var mıdır? Bir adı var elbette! “Kıtalar Derbisi” ya da “Avrasya Derbisi” yani diğerleri gibi ne sınıf derbisi ne din derbisi. Bana göre “Demeçler Derbisi”, “Dedikodu Derbisi”dir. Asıl heyecanı taraftarlarındadır. Yöneticiler demeçleriyle, taraftarlar ise esprileriyle maç öncesi psikolojik üstünlük sağlamak isterler. Maçın skoru önemli değildir. Maçta yaşananlar, bir hafta, bir ay ve hatta bir yıl konuşulur. Bunların hepsini birleştirirsek bence “Psikoloji Derbisi”, “Adrenalin Derbisi”dir.

Analiz

Derbinin anahtar isimleri; Emre ve Belhanda’dır (oynar ise). İkisi de adam eksiltebilen, araya savunmanın arkasına pas atabilen ve asist özellikleri olan oyunculardır. Tek dezavantajları çabuk sinirlenmeleridir. Sakin kalan ayakta kalır. Ayakta kalan oyunda kalır. Oyunda kalan takımını kurtarır ve kilidi açar.

Kalecilere baktığımızda Muslera tecrübesiyle Altay’dan daha fazla artıya sahip. Altay, en büyük sınavına çıkacak. Heyecanı Muslera’dan daha had safhada olacak. Yapacağı işler onun futbol kariyerine etki edecek.

Forvette Vedat Muriqi’yi Galatasaray’ın transfer listesinden alan Fenerbahçe bir tık önde olacaktı eğer son dakikada Falcao imza atmasaydı. Falcao önemli takımlarda oynadığından daha tehlikeli bir hücum gücü diyebiliriz. Fakat Muriqi daha hazır. Falcao maç eksiğini tecrübesiyle kapatmaya çalışacak.

Deniz Türüç-Tolga Ciğerci-Rodriges’e karşılık, N’Zonzi-Seri-Lemina isimleri ile orta alanda bir denge söz konusu.

Savunmaya gelince iki dev takımın savunması bu sezon S.O.S veriyor. Fakat daha az hatalı oynayan takım Galatasaray diyebiliriz. Sarı-kırmızılılarda zaman ferdi hatalar ön plana çıkarken, sarı-lacivertlilerde hem ferdi hem de savunma blok halinde hatalar zinciri yapabiliyor.

Oyun kurgusuna gelince… Fenerbahçe, diğer maçlarının aksine Galatasaray karşısında savunmasını daha kontrollü hale getiriyor. Ve bu maç Ali Sami Yen Stadı’nda ise daha da bir üst düzey dikkat moduna geçiyor. Galatasaray, bilindik tavrıyla kendi saha ve seyirci avantajı ile ilk dakikalardan itibaren daha atak oynayan taraf olacaktır. Geçtiğimiz yılın bir kopyasını izleyebiliriz. Eğer G. Saray, geçtiğimiz sezon maçın ikinci yarısındaki kale önünde öbekleşme hatasını tekrarlamaz ise istediği skorla sahadan ayrılır. Buna karşılık, Ersun Hoca en iyi savunma hücumdur hurra taktiğini bırakıp söylediğimiz gibi bekleyip, kontra toplarla golü bulabilirse büyük avantajı çantasına koyar.

Galatasaray’ın en büyük handikabı Fatih Terim’in kulübede olmamasıdır. Bu handikabı seyirci baskısı dengeleyebilir. Fenerbahçe’nin yumuşak karnı ise orta alandan topu alanın kaleci Altay ile elini kolunu sallayarak karşı karşıya kalmasıdır. Bu tarz oyun Falcao’nun işine yarar.

Gelin bu derbi bir milat olsun hakemleri, yöneticileri, futbolcuları, taraftarları eleştirel gözlerle bakmayalım. Medya olarak çuvaldızı kendimize batıralım. Maksat spor olsun.

Üstadın dediği gibi: “Bekleyelim, görelim.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamit Dizman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?