Reklamı Kapat

Çorum Yıldırım Beyazıt İmam Hatip Ortaokulu’na tebrikler…

Şunun için;  Çok güzel bir gazete ve dergi çıkarıyor, Çorum Yıldırım Beyazıt İmam Hatip Ortaokulu.

Buradan tebriklerimi iletiyorum.  Çorum Yıldırım Beyazıt İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Yakup Duran’ın öncülüğünde, Mustafa Kerim Üngör, Ayşe Karaer, Rabia Sonkaya, Harun Ahıskalı, Mükremin Alameşe, Nazik Cüce ve Kübra Kiraz’ın editörlüğünde çıkıyor, gazete ve dergi. Tasarımını da Murat Özten yapıyor. Hatice Güleç, Diğdem Uzun, Mükremin Almeşe’nin köşe yazıları dikkat çekiyor.

Çorum Yıldırım Beyazıt İmam Hatip Ortaokulu öğrencilerinden Sudenaz Köse, “İmam Hatipte İlk Günüm” başlıklı şiirinde şu duygularını dile getiriyor;

Hayata atılmayı, sevgiyi,

Dostluğu, dinimi, Kur’an’ımı,

Abdestimi, namazımı,

İmam Hatipte anladım.

*

Bütün her şey çok güzel,

Öğretmenlerim çok iyi,

Arkadaşlarım şen şakrak,

Derslerimse çok iyi.

*

Bu okula herkes gelmeli,

Dinini, matematiğini, Türkçesini düzeltmeli,

Her şeyi daha iyi öğrenmeli,

Bu okuldan güler yüzle gitmeli

***

Okul öğrencilerinden Zeynep Ecrin de, İmam Hatipteki ilk gününü anlatmış; “Artık Arapça konuşabileceğim, Kur’an okumamı geliştireceğim, bir sürü fazladan bilgi öğreneceğim. Çok mutluyum. Hem de imam hatip okullarında fazladan dersler olduğu için bu okullara zeki çocukların geldiğini düşünüyorum…”

Zeynep Ecrin, bu çalışmasıyla, Öykü Yarışması’nda birinci olmuş. Tebrikler…

***

Okul gazete ve dergilerini önemseyenlerdenim. Buralar öğrenciler için adeta birer okul oluyor.

Ortaokul, lise ve üniversite yıllarımda ‘duvar gazeteleri’ni çıkarma görevi çoğunlukla bana aitti. İmam Hatip yıllarımda, Halil İbrahim Özdemir ve merhum Rıfkı Kaymaz’ın yönlendirmesiyle mahalli günlük gazete DOĞU’da edebiyat köşesi hazırladım.

Üniversitede öğrenci evinde birlikte kaldığımız merhum Adnan Demirtürk’ün, “İktisadi Liberalizme Eleştiri (İslam Ahlakının Işığında)” konulu makalesini bu duvar gazetesinde neşretmiştim. 32 yaşında MGV Genel Başkanlığı görevini üstlenen Adnan Demirtürk bir trafik kazasında ebediyete irtihal etmişti. Bu vesile ile merhuma rahmet eylemiş olduk. Allah (cc) mekânını cennet eylesin.

***

Tam da bu noktada nâçizane birkaç tavsiyem olacak;

1) Ortaokul, lise ve hatta üniversite dergileri ‘profesyonel’ değil, ‘amatör’ görünümlü olmalı.

2) Bu gazete ve dergiler lüks ve pahalı kâğıtlara değil, kalitesi daha düşük ve ucuz kâğıtlara basılmalı. Sayfa sayıları mümkün olduğunda az olmalı. Ki, uzun süreli olabilsinler.        

Bu duygularla, Çorum Yıldırım Beyazıt İmam Hatip Ortaokulu yönetici, öğretmen ve öğrencilerine selam ve muhabbetlerimi gönderiyorum…

KİMDİR BİLMİYORUZ AMA TEŞEKKÜRLER!

Aydın’ın Nazilli ilçesi…

Şirinevler Mahallesi 268 Sokak’ta, Gökhan Semerci’ye ait market…

Bu markete sabah saatlerinde, saat 09.30 gibi, orta yaşlı esrarengiz bir kişi geldi.

Önce, ‘Veresiye defteriniz var mı?’ diye sordu.

Gökhan Semerci bir an şaşırdı. Hatta, “Size ne beyefendi!” diyecek oldu. Ama hemen sonrasında kalın veresiye defterini esrarengiz kişinin önüne koydu.

Esrarengiz adam defteri şöyle bir karıştırdı. Ve şu soruyu sordu: “Vatandaşın ne kadar borcu var, bu yıla ait?”

Market sahibi daha bir şaşkınlıkla, önce ne cevap vereceğini kestiremedi. Sonrasında dudaklarından 3 kelime çıktı; “33 bin TL.”

Esrarengiz adam, defteri alıp cebinden nakit 33 bin TL çıkardı ve masaya koydu; “Lütfen, vatandaşa ait borçların tamamını siler misiniz?”

Ve bu esrarengiz adam, isminin kesinlikle açıklanmasını istemediğini belirterek daha sonra dükkândan ayrıldı. İşletmeci Gökhan Semerci’ye ise dükkânının önüne ‘Sayın müşterilerimiz 2019 yılına ait bütün borçlarınız bir hayırsever tarafından ödenmiştir’ yazılı pankartı asmak kaldı.

***

Bu esrarengiz hayırsever kimdir, bilemiyoruz…

Esasen açıklanmaması bu hayır işinin gereklerinden biri, belki de!

Ama bu gelenek bir Osmanlı ‘hayır’ geleneğidir. 

Keşke zenginlerimiz zaman zaman ellerini bu amaçla ceplerine atsa…

Keşke…

GÜMRÜK VERGİLERİ ‘KEYFİ’ Mİ BELİRLENİYOR!

“İnsan neden yurtdışından alışveriş yapma ihtiyacı duyar? Birinci nedeni bulunduğu ülkede o ürünün olmaması, ikincisi ürünün fiyatının daha makul olması ya da tam da aradığı şeyin ülkesinde bulunmaması. Bunlar yurt dışı alışverişini hâliyle cazip kılıyor.

Ülkemizde son aylarda yurtdışı alışveriş vergi muafiyeti kaldırıldı ve artık yurt dışından sipariş edilen ürünün fiyatı 1 TL bile olsa gümrüğe sunum ücreti 5,2 TL, Damga Vergisi 0,7 Krş. Bunlar standart ve gelelim en son gümrük vergisine...  Buraya dikkat; o gün gümrük memuru nasıl bir hesap yapıp fiyatlandırmada neyi baza alıyorsa yazıyor; 15,72 TL’yi ya da 10,26 TL’yi… Artık gönlünden ne koparsa! Gel de işin işinden çık! Daha uygun diye alınan ürün oldu sana neredeyse aynı fiyat!

En son aldığım ürüne 13,5 TL verip sipariş ettim, elin Çinlisinden. Ürün 85 gün sonra elime ulaştı. Ve çıkan gümrük vergileri karşısında şok oldum. O günün memuru 21,72 TL’lik bir gümrük vergisi çıkarıyor! 13,5 TL’lik ürüne  21,72 TL’lik vergi çıkarmak! Yüzlerce hatta binlerce kişi bu konudan muzdarip!

Ve en büyük sorun nedir biliyor musunuz; bu konuları dile getirmek için kimseyi muhatap bulamamamız…”

(AHMET AKDENİZ)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?