Reklamı Kapat

Suriye çözümün neresinde?

BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM;

SURİYE sorununu çözmek üzere, bölge ülkelerinden Türkiye, İran ve Rusya “zirve” ismiyle 5 kere bir araya geldi. Astana Zirvesi’nde bu 3 ülkenin Suriye konusunda “garantörlüğü” benimsendi. Soçi süreci ve diğer zirveler bu anlayışla yapıldı. Sonuncusu da, 16 Eylül 2019’da Ankara’daki Çankaya Köşkü’nde gerçekleşti.

Suriye’de 8 yıldır süren iç çatışmayla, ülkenin yarıdan fazlasının “sığınmacı” duruma düşmesi sonrasında yapılan Çankaya Zirvesi barışa ulaşma konusunda ümit oldu. 3 lider önce çaprazlama ikili görüşmeler yaptı; sonra “zirve”ye geçildi. Çözümde birleştiler.

Çankaya Zirvesi’nden çıkan ana başlıklar şöyle: 1. Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması. 2. ABD’nin desteklediği terör örgütlerinin Suriye’nin geleceğini kararttığı. 3. Çözümde ABD’nin dışta bırakılması.

“Suriye huzura kavuşmadan Türkiye huzura kavuşmaz” diyen Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin 4 milyon mülteciyi taşıyamayacağını belirterek, “Suriye’den DEAŞ tehdidi kalkmıştır. En büyük tehdit PKK/PYD’dir” açıklamasını yaptı.

İran Cumhurbaşkanı Ruhanî de, “Suriye’de siyasî çözüm gerekli. Barışçıl çözümler teşvik edilmeli. Hiçbir ülke Suriye’nin geleceğinde söz sahibi olamaz. Bu konu Suriye halkını ilgilendirir” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Putin ise, ABD’nin Suriye’de asker bulundurmasının meşru olmadığını anlattı: “ABD ile çözüm olmaz. Trump Suriye’den çekilme kararını uygulamalı.”

Dökülen bunca kan ve gözyaşından sonra, bölge ülkelerinin ABD tehlikesini görmesi sevindirici. ABD’nin 11 bin km. öteden gelerek Suriye meselesine burnunu sokması iyi niyetle açıklanamaz.

SAADET DESTEKLİYOR

İSLÂM dünyası ve Suriye konusundaki hassasiyetiyle tanınan Saadet Partisi, hep çözümün bölge ülkeleriyle olacağını savundu. ABD gibi dış unsurların bölgeye müdahalesini “tehlikeli” gördü. Genel Başkan Karamollaoğlu, “Çankaya Zirvesi’nden çıkan kararları destekliyoruz” diyerek sonucu değerlendirdi:

“ABD ile bir masada huzur ve barış konuşulamaz. Amacı emellerine ulaşmak… ‘Sizi ezerim; yok ederim’ politikası. 2001’de ‘22 ülkenin sınırları değişecek’ diyerek BOP’u ortaya koydu. ABD masanın dışında bırakılmalı.”

Erdoğan, “2 hafta da ABD ile anlaşamazsak kendi planımızı uygulayacağız” demişti. Gelinen noktada Türkiye BOP Eşbaşkanlığı’nı bırakmalı; ABD’nin dostluğundan söz açmamalıdır. ABD’ye düşman değiliz. Ancak, şartlara, çıkarlarımıza uygun ticarî, askerî, siyasî anlaşmalar yapabiliriz.

Bölge ülkelerinin Suriye ile iletişim halinde olması kazançlı. 8 yıl önce Saadet Partisi heyeti Esad’la görüştüğünde, esirleri serbest bırakması, muhalifleri de dinlemesi konularında Esad’a geri adım attırdı. Çankaya Zirvesi’nden 1 gün önce, Esad önceden suç işleyenlerin affedileceğini açıkladı. Rus heyeti Esad’la görüşüyor da, devletimiz niye görüşmesin! Maksat, mazlum Suriye halkının huzura kavuşması, değil mi?

5 zirve yapılıp 6’sı için anlaşıldığı süreçte, çözümü istenen Suriye’yle görüşülmemesi dikkatinizi çekmiyor mu? Suriye’yle piknikli aile görüntüsünün verildiği, ortak bakanlar kurullarının toplandığı, sınırların kaldırılmasının konuşulduğu bir süreçte, “bir anda” aramızın açılması düşündürücü. Pek çok yanlışlığı açıklayan Davutoğlu, Dışişleri Bakanı veya Başbakan olarak yaşadığı süreci de anlatmalı.

KÜRESEL BİR SORUN

“İSLÂM Dünyasının Geleceği ve Filistin” üst başlığıyla 14-15 Eylül’de Ankara’da gerçekleşen İslâm Birliği Kongresi’nde Suriye dramı da işlenmişti. “Sonuç Bildirgesi”nin 8. Maddesi’nde Suriye konusunda yeterli çaba harcanmadığı anlatılıyordu:

“Suriye gibi insanlık trajedisinin yaşandığı ülkelerden sökün eden mültecilerden Türkiye’ye sığınanlar veya Türkiye üzerinden başka kıtalara geçmek için çabalayanlar, insanlık vicdanını sızlatan küresel bir sorun haline gelmiştir. Evlerini, yurtlarını terk ederek iltica etmeye çalışan Suriyelilerin acıklı ölümleri, tüm insanlığın vicdanını kanatmaya devam etmektedir. Uluslararası örgütlerin tavrı ümit verici değildir. Kalıcı çözüm için yeterli çaba gösterilmediği açıktır.”

Krizin bölge ülkeleriyle birlikte çözüleceği anlayışına ulaşılan Suriye zirvelerinin faydası açıktır. Ancak, Suriyesiz, Suriye krizinin görüşülmesi garabetinden bir an önce kurtulmalıyız. Uzmanlar uyarıyor. Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan da, devletin Suriye Devlet Başkanı Esad’la görüşmesinin zaruretini hatırlattı. Trump’la, Netanyahu ile görüşen devlet, Esad’la niçin görüşmesin!

Müslümanlar problemlerine el atmalı; geleceklerine sahip çıkmalıdırlar. Çankaya Zirvesi’ne katılan Putin’in, sözü Yemen savaşına getirerek, Müslümanların tavırlarının Kur’an’daki barış ayetiyle çeliştiğini hatırlatması bize ders olmalıdır. Unutmayın! O ayetin baş tarafı, “Hepiniz, Allah’ın kopmaz ipi İslâm’a sımsıkı sarılın” (Âl-i İmran, 103) şeklindedir. Görevimizin şuurunda olmalıyız.

Suriye; Türkiye ve İslâm dünyasının en çetin imtihanlarından biridir. Konuya ilgisiz kalmak, insanın kendisine ilgisiz kalmasından farksızdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?