Reklamı Kapat

Hz. Hüseyin’in Kıyamı ve Kerbelâ (10 Muharrem)-2

Kerbelâ Olayının Sonuçları ve Etkisi
Kerbelâ olayının sonuçları sadece gerçekleştiği dönemle değil, günümüze kadar gelen etkili sonuçlar doğurmuştur. Kerbelâ olayının sonuçlarını şöyle özetleyebiliriz.

1. Şia’nın güçlenmesine yol açtı.
2. Abdullah b. Zübeyr, Yezid’e karşı isyan ederek Mekke’de halifeliğini ilan etti.
3. Medineliler isyan ettiler. Harre savaşı ile bu şehir cezalandırıldı.
4. Emevilere karşı beslenen kin ve düşmanlık arttı. Bu düşmanlık Emevilerin yıkılmasına yol açtı.
5. Kufe’de Tevvabun ve Muhtar isyanları çıktı.
6. Kerbela olayı zulme baş kaldırmanın, isyanın sembolü oldu. Böylece Şehristani’nin de belirttiği gibi bundan sonra kötü olan her şeye karşı insanlar isyan ve kıyama kalktılar. O, isteseydi Yezid’in kendisine sunacağı zenginliklerle yaşardı. Fakat o inandığı değerler uğrunda ölmeyi göze aldı.
7. Tüm İslam tarihi boyunca Yezid nefretle anılmaya başlandı. Hatta Arapların dışındaki Müslüman toplumunda Yezid ismi kullanılmamaya neden oldu. Her ne kadar Yezid’in onun ölümünü doğrudan istemediği rivayet edilse de devlet başkanı olarak olaydan büyük sorumluluk sahibi olduğu için nefretin kaynağı oldu. Öyle ki Yezid kelimesi artık tüm kötülüklerin simge ismi oldu. Günümüz toplumunda bile hakaret olarak kabul edilmektedir.

HZ. HÜSEYİN'İ ŞEHİT EDENLERİN BİRER BİRER TAKİP EDİLİP ÖLDÜRÜLMELERİ

Hz. Hüseyin’in katillerini öldürmek ve intikamını almak Muhtar es-Sakafi’ye nasip oldu.

1. Şîmr B. Zilcevşen:

Hz. Hüseyin'i öldüren birliğin komutanıdır. Onun öldürülmesi olayını İbni Kesir şöyle hikâye eder:
“Gece olunca Ebu Amre, süvarileri ile onlara baskın yaptı. Onları ansızın yakaladı. Bineklerine binme ve silahlarını kuşanma fırsatı vermedi. Şimr b. Zilcevşen, Ebu Amre'nin süvarilerine saldırdı. Çıplak halde iken onlara mızrak attı. Sonra çadırına girdi, içerden bir kılıç çıkardı, savaşmaya başladı ve şöyle dedi:
’Bir ormanın kahraman bir aslanını uyandırdınız, Asık yüzlüdür, suratı zaten beli kırıyor. Bir gün olsun bir düşmandan kaçmadı. Hep böyledir o, savaşır ve öldürür. Aralıksız vurur, onlara karşı kılıcını kana doyurur.’
Sonra Şimr, kendini savunmaya devam etti. Nihayet öldürüldü.
Muhtar'ın: "Allah-ü Ekber, murdar adam öldürüldü" deyişini işittiklerinde Şimr'in öldürülmüş olduğunu anladılar.
Allah, ona lanet etsin ve onu kahretsin.”

2. Diğer Katillerin Yakalanması:

Muhtar daha sonra Kûfe'deki diğer katilleri araştırmaya başladı. Adamları katilleri bulup getirince o da onlara yaptıkları işkenceye uygun bir ölüm tarzını tatbik ediyor ve öldürülmelerini emrediyordu. Kimini ateşte yakıyor, kiminin elini ayağını kesiyor ve ölüme terk ediyordu. Kimine de ölünceye kadar ok yağdırıyordu.

3. Malik b. Bişr’in Öldürülmesi:

Malik b. Bişr'i huzuruna getirdiklerinde Muhtar, ona şöyle sordu:
-Hüseyin'in bornozunu sen mi başından çıkarmıştın?
-Aslında biz istemeyerek onunla savaşmaya gittik, bizi zorladılar, şimdi sen bize lütfet.
Muhtar adamlarına:
-Bunun ellerim ve ayaklarını kesin, diye emir verdi, onlar da bu emri yerine getirdiler ve Malik'i o haliyle bıraktılar. O da ölünceye kadar orada çırpındı ve nihayet öldü.

4. Abdullah b. Üseyd el-Cühenî’nin Öldürülmesi:

Muhtar, Hz. Hüseyin'in katillerinden Abdullah b. Üseyd el-Cühenî'yi ve diğerlerim de en feci şekilde öldürdü.

5. Hz. Hüseyin’in Başını Koparan Havla B. Yezid El-Esbahfn’in Öldürülmesi:

Muhtar, bunu yakalatmak için muhafız komutanı Ebu Amre'yi gönderdi. Ebu Amre, gidip evine baskın yaptı, karısı çıktı. Karısına onun nerede olduğunu sordular.
O da: "Nerede olduğunu bilmiyorum" dedi.
Ama kocasının gizlenmekte olduğu yeri eliyle gösterdi. Kadın, Hz. Hüseyin'in başını koparıp eve getirdiği günden beri kocası Havla b. Yezid'e öfke duyuyordu. Bu sebeple onu kınıyordu. Kadının adı, Abuk binti Malik b. Nehar b. Akreb el-Hadremî idi. Ebu Amre ve askerleri içeri girdiler. Havla b. Yezid'in, içeride başının üzerine bir zenbil koymuş olduğunu ve öylece gizlendiğini gördüler. Yakalayıp Muhtar'ın yanına götürdüler. Muhtar da onun, evine yakın bir yerde öldürülmesini ve sonra da cesedinin yakılmasını emretti.

6. Hâkim b. Fudayl es-Senbesi’nin Öldürülmesi:

Muhtar, Hüseyin'in öldürüldüğü gün Hz. Ali'nin oğlu Abbas'ın eş¬yalarını yağmalayan Hâkim b. Fudayl es-Senbesî'yi yakalamak için adam gönderdi, ancak Hâkim yakalanınca ailesi kaçıp Adiy b. Hatim'e sığındı. Adiy b. Hatim de kalkıp Muhtar'ın yanına geldi ve Hâkim’in öldürülmemesi için tavassutta bulundu.
Hâkim’i yakalayanlar, kendilerinden önce Adiy b. Hatim'in Muhtar'ın yanına giderek tavassutta bulunmasından ve Hâkim’i affettirmesinden korktukları için Adiy b. Hatim'in Muhtar'ın yanına varmasından önce onu yolda öldürdüler.
Adiy, Muhtar'ın yanına gitti ve af edilmesi için ricada bulundu. Muhtar da onun ricasını kabul etti, ancak adamları Hâkim b. Fudayl'ı öldürdükten sonra Muhtar'ın yanına döndüler. Adiy b. Hatim durumu öğrenince onlara kızdı. Ağır sözler sarf etti, öfkeli halde kalkıp gitti. Boş yere Muhtar'ın minneti altına girdi.

7. Yezid b. Verka’nın Öldürülmesi:

Muhtar, Abdullah b. Müslim b. Ukayl'ın katili Yezid b. Verka'yı yakalatmak için de adam gönderdi. Gönderilen adamlar, Yezid b. Verka'nın evini çembere aldılar. Dışarı çıkan Yezid, evini kuşatanlarla savaşmaya başladı. Onu ok ve taş yağmuruna tuttular. Nihayet düştü, sonra onu can çekişmekte iken yaktılar.

8. Sinan b. Enes’in Peşine Düşülmesi:

Muhtar, Hüseyin'i öldürdüğünü iddia eden Sinan b. Enes'i yakalatmak için de adamlarını gönderdi. Görevlendirilen adamları gidip evine baktıklarında Sinan'ın Basra'ya veya Cezire'ye kaçmış olduğunu gördüler, evini yaktılar.

9. Muhammed b.Eş’as b. Kays:

Muhammed b. Eş'as b. Kays da Mus'ab b. Zübeyr'in yanına kaçanlardandı. Muhtar, onun evinin de yıkılmasını ve evinin taşları ile ayrı yerde Ziyad tarafından yıkılan Hicr b. Adiy için bir ev yapılmasını emretti.

10. Ömer b. Sa’d b. Ebi Vakkas’ın Öldürülmesi:

Hz. Hüseyin'i öldürenlerin Emiri Ömer B. Sa'd B. Ebi Vakkas'ın öldürülmesi de şöyle olmuştur: Muhtar, Kûfe'ye gittiğinde Ömer b. Sa'd b. Ebi Vakkas, Hz. Ali’ye yakınlığından dolayı Muhtar'ın dostu olan Abdullah b. Ca'de b. Hubeyre'nin yanına gidip ondan eman diledi. O da Muhtar’ın yanına gitti ve Ömer b. Sa'd için eman aldı. Eman mektubunun içeriği şuydu: “İtaat ettiği, eşyasının yanında durduğu ve şehir dışına çıkmadığı, ayrıca abdestini bozmadığı sürece onun canı güvendedir.”
Başka bir rivayette anlatıldığına göre de Ömer b. Sa'd, Abdullah b. Ca'de'yi Muhtar'a göndererek ona bu soruyu sordurmuş, Muhtar da ona, "Otur" diyerek meclisinde oturtmuştu. Oturunca da Muhtar, muhafız komutanına, "Git ve onun başını bana getir" diye emir vermiş, komutan da gidip Ömer b. Sa'd'ı öldürerek başını koparıp Muhtar'a getirmişti.

Başka bir rivayette anlatıldığına göre Muhtar, bir gece şöyle demişti: "Yarın ayakları büyük, gözleri çukurda olan gür kaşlı bir kimseyi öldüreceğim ki, onun öldürülmesine müminler ve gözde melekler de sevineceklerdir."

Ebu Mihnef, Ebu Cafer el-Bakır'm şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Muhtar, Ömer b. Sa'd'ın helâya girmemesini ve orada abdestini bozmamasını şart koşarak eman vermişti. Sonra Ömer b. Sa'd, yine huzursuz oldu. Abdestini bozmak için helâya girmesine müsaade edilmediğinden dolayı bir mahalleden başka bir mahalleye gidiyordu, sonra da evine dönüyordu. Muhtar, onun bir yerden başka bir yere intikal ettiğini duyunca şöyle demişti: ‘Hayır, vallahi onun boynunda bir zincir vardır. Onu gerisin geri döndürecektir. Uçsa bile Hüseyin'in kanı onu yakalayacak ve ayağından tutacaktır.’ Böyle dedikten sonra Muhtar, onun peşine Ebu Amre'yi gönderdi. Ömer b. Sa'd, ondan kaçmak isterken ayağı cübbesine takıldı, yere düştü. Ebu Anire de kılıçla vurdu ve onu öldürdü.
Başını koparıp kaftanının altında gizleyerek getirdi ve Muhtar'ın önüne bıraktı. Muhtar da yanında oturmakta olan Ömer b. Sa'd'ın oğlu Hafsa'ya: ‘Şu başı tanıyor musun?’ diye sorunca Hafsa; ‘İnnâ lillâh ve vâ ileyhi râcîûn. Evet, bu başı tanıyorum, bunun sahibi öldükten sonra benim için artık yaşamakta hayır yoktur’ demiş, sonra Muhtar emir vererek onun da boynunu vurdurmuş ve başını babasının başının yanma koyarak şöyle demişti: Şu baş, Hüseyin'in başına, şu baş da Hüseyin'in oğlu Aliyyü'l-Ekber'in başına karşılıktır. Başka da yoktur. Allah'a yemin ederim ki eğer Hüseyin'in başına karşılık Kureyşlilerin dörtte üçünü dahi öldürseydim, onların tamamı Hüseyin'in bir parmak ucuna dahi bedel olamazlardı."

11. Ubeydullah b. Ziyad’ın Öldürülmesi:

Muhtar, Ubeydullah b. Ziyad'ı da yakalayıp öldürdü. Böylece, Hz. Hüseyin'in ölüm işine karışmış olan asker ve komutanların hepsi bir şekilde yakalanıp öldürülmüş oldu.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Halil Er - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?