Reklamı Kapat

Filistin bir insanlık sorunu

Bismillâhirrahmânirrahîm;

İSRAİL’İN Filistinlilere karşı şiddet ve saldırılarını artırdığı, Gazze’yi işgal hazırlığına giriştiği ve bu amaçla gizli anlaşmalar yapmaya başladığı bir atmosferde İslâm Birliği Kongresi’nin toplanması yüreklerimize su serpti. İslâm Birliği Araştırmaları Merkezi (İSBAM) 14-15 Eylül 2019’da iki gün “İslam Dünyasının Geleceği ve Filistin” üst başlığıyla bir kongre gerçekleştirdi.

İslâm Birliği Kongresi’ne 25 ülkeden 60 kadar davetli katıldı. Ankara’da gerçekleşen kongreye pek çok konuşmacı ve çok sayıda misafir büyük ilgi gösterdi. Programda Müslümanlar için Kudüs’ün mihenk taşı olduğu ve ümmetin ittifak ettiği meselelerin başında geldiği konusunda birleşildi.

Tarih göstermiştir ki; Kudüs bir turnusol kâğıdı, insanlık için barış veya çatışma barometresidir. Eğer, Kudüs özgür ise, huzur ve barış dünyası oluşmuştur; Kudüs sıkıntıda ise, Müslümanlar ve dünya savaş ve çatışma dönemini yaşamıştır.

Hak merkezli âdil bir dünyanın kurulduğu Hz. Ömer (r.a.) ve Selâhaddin Eyyûbî’nin Kudüs’ü fethettikleri dönemlerde Filistin ve dünya huzur ve barış iklimine girmiştir. Kuvveti üstün tutan zulüm anlayışı egemense bölge kan gölüne dönmüş; savaş ve çatışmalar bitmek bilmemiştir. Hıristiyan ve Siyonistlerin işgalindeki Filistin’in bugünkü durumu buna örnektir.

1099’da Haçlılar Kral 1. Richard öncülüğünde Kudüs’ü işgal ederken aç kurtlar gibi şehre girdiler. Karşılarına çıkan herkesi kılıçtan geçirdiler. 70 binden fazla insanı katlettiler. Yağma ve vahşet sergilediler. Tarihler dökülen kanların atların üzengilerini aştığını anlatır.

ÇÖZÜM ŞEFKATLİ ELLERDE

BU tarihî perspektif dikkate alınırsa Kudüs ve Filistin’in çözümünün şefkatli ve merhametli ellerde olduğu anlaşılır. Hz. Ömer (r.a.), Selâhaddin Eyyûbî gibi. Filistin’de çözüm kesinlikle gayr-i müslimlere ve sömürgecilere bırakılamaz. Bölgenin problemini, bölge insanı çözmelidir.

Çözüm için Filistin’in 122 yıllık tarihi çok iyi bilinmek zorundadır. Bu da Siyonizm’in Kudüs’ü işgal planıdır. Bu plan, Siyonistlerin 5775 yıllık yanlış inançları üzerine kurulmuştur.

Siyonistler 1897’de İsviçre’nin Basel şehrinde toplanarak 100 yıllık plan yaptılar. 50 sene içinde Filistin bölgesinde İsrail devletini kurmayı hedeflediler.

İngiltere 1917’de Balfour Deklarasyonu’yla Siyonistlere açık desteğini ilân etti.

Nice komplo ve entrikalarla 1947’de BM’den Filistin’de İsrail devletinin kurulması kararını çıkarttılar. 1948’de İsrail çete ve işgal devleti kuruldu. O günden bu yana bölge huzur ve barışa hasret.

71 senedir süren işgal ve zorbalık sona erdirilmelidir. Müslümanların 3 mukaddes mescidinden biri olan Mescîd-i Aksa’daki zulümler durdurulmalı; miraç şehri Kudüs bir an önce özgürlüğüne kavuşturulmalıdır.

Mescid-i Aksa, Kudüs ve Filistin meselesi Müslümanların ortak problemi ve mihenk taşıdır. Bu konuda tam bir konsensüs vardır. Bundan Müslümanların tamamı sorumludur. Çözümü de bellidir.

İslâm Birliği Kongresi’nde konuşan Saadet Partisi YİK Başkanı Oğuzhan Asiltürk, “İslâm Birliği’nin kurulması şarttır” diyerek, “Gün, mezhepsel fitnelere karşı koyma, kendi medeniyetimizi kurma günüdür” sözleriyle yol gösterdi.

KUDÜS ÜMMETİN KİMLİĞİ

TARİHİN en büyük tuzağı Filistin üzerine kurulmuş; en çok bu topraklarda kan dökülmüştür. Parçalanan 6 aylık Lema’ya, yakılan 16 yaşındaki Muhammed’e, tekerlekli sandalyesinde şehit edilen Şeyh Ahmet Yasin’e, Mervan Bergusi’ye yapılanlara seyirci kalınamaz.

Hele ABD’ye, “Zulüm bizdense, ben sizden değilim” deyip, barış elçisi olarak Filistin’e gelerek Siyonist zalimlerin buldozerleri altında ezilen 23 yaşındaki Amerikalı Rachel Corrie bacımız… Benzeri olaylar Filistin’i insanlık sorunu haline getirmiştir.

Kongrede konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Başkanı Temel Karamollaoğlu, Filistin’in özgürleşmesini istemiş, “Filistin’in geleceği İslâm dünyasına, İslâm dünyasının geleceği Filistin’e bağlıdır” diyerek çözümde Müslümanların görevini hatırlatmıştır:

“Ekonomik, siyasî, askerî alanda ortak müesseseler kurmalı, ticareti güçlendirmeli, ortak para birimi oluşturmalıyız. Filistin sorununun çözümü Müslümanlara aittir.”

Ümmet, görevlerini bilen disiplinli topluluktur. İslâm Birliği’yle somutlaşır. Çalışmadan “ümmet”i konuşmak konunun istismarıdır.

Kongrede, Dünya Mezhepler Arası Yakınlaşma Kurumu Genel Sekreteri Ayetullah Muhsin Araki, “Filistin varlık yokluk meselesidir” demişti: “İslâm ümmetinin kimliği tehdit altındadır. Bizi ülkelere böldüler. Birbirimize karşı savaştırdılar. İslâm Birliği vazgeçilmez görevimizdir.”

İslâm Birliği Araştırmaları Merkezi Başkanı Hasan Bitmez’in, “Fitnelerle parçalandık. Sorunları birlikte çözmeliyiz” sözü kongrenin genel mesajıydı.

Ankara’daki kongre Müslümanlara ümit oldu. Şimdi, müzakere edilerek kararlaştırılan İslâm Birliği’nin takibi yapılmalı, yeni adımlar atılmalıdır. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?