Ümmet kendi başına mı birlik olacak?

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Netanyahu’nun Batı Şeria’yı ilhak açıklamasını alçakça bir girişim olarak değerlendirerek, “Ümmet birlik olsa ABD ve İsrail bu kadar pervasız olmazdı” demiş. Bu tespite hayır demek elbette mümkün değil. Ancak, ümmetin birliğini sağlamak için iktidarın geçen süre içinde ne yaptığını sormak yanlış olmaz. Çünkü birileri ortaya çıkıp ümmetin birliğini sağlamak için harekete geçmeden, emek verip terlemeden söz konusu oluşumun kendi kendine gerçekleşmesini beklemek doğru olmaz. Ümmetin birliğini sağlamak hususunda Türkiye’ye büyük görev düşüyor. Uzun yıllar boyunca bunu Türkiye, daha doğrusu Osmanlı İmparatorluğu sağlamış, dünyanın neresinde bir Müslüman’ın burnu kanasa oraya koşmuştur. Ne zaman Osmanlı çeşitli yollarla zayıflatılmış, meydan Haçlılara kalmıştır. Bu meydanı boş bulmuşluk sebebiyledir ki, sürekli olarak İslam dünyası adeta bir ateş çemberine mahkûm edilmiştir. Bundan çıkışın yolu da Çavuşoğlu’nun ifadesiyle ümmetin birliğinden geçiyor. Bir İslam ülkesinin bir Hıristiyan ülke arasında bir sorun ortaya çıktığında Haçlılar ile birlikte hareket yerine Müslüman ülkenin yanında yer alınması ya da bir Müslüman ülkede bir takım çatışmalar gündeme geldiğinde arabulucu olarak meseleye çözüm bulmaya çalışılması gerekirken uzun zamandan beri Türkiye hep bunun aksini yaptı.

Afganistan, Irak, Suriye hatta Libya’da yaşananlar bunun bir örneğini oluşturuyor. Bir adım daha atarsak nedense Türkiye genellikle ya NATO çatısı altında bulunmayı tercih etti ya da AB’nin üyesi olabilmeyi birinci hedef olarak belirledi. Türkiye tercihini Hıristiyan kulübünden yana yaptı. Peki, kabul gördü mü? Bu soruya evet demek mümkün değil. Böyle olmasına rağmen nedense hâlâ AB üyeliği ülkemiz için ulaşılması gereken hedef olarak takdim ediliyor. ABD’den görülen bunca ihanete rağmen hâlâ Suriye’de barışın ABD ile birlikte olunarak sağlanacağı sanılıyor. Suriye’de ilk karışıklıklar başladığında ABD’nin telkinleri ile en geç bir ay içinde Esad’ın iş başından uzaklaştırılacağı, Suriye’nin huzura kavuşacağı düşüncesi benimsendi ve bu yönde açıklamalar yapıldı. Ancak, geldiğimiz nokta söylenenlerin aksine Suriye’nin tam bir bataklığa dönüştüğünü gösteriyor. Büyük Ortadoğu Projesi ve Arap Baharı olarak takdim edilen ancak içeriği tam olarak toplum ile paylaşılmamış bir takım sunumların peşine takılıp kalındı. Hâlbuki daha baştan Büyük Ortadoğu Projesi’nin eşbaşkanlığı matah bir şeymiş gibi gönüllü kabul edilmeseydi, bunun yerine İslam Birliği Projesi’nin eşbaşkanlığına talip olunsaydı sanıyorum bölgemiz bugünkünden çok daha iyi olurdu. Müslümanların kanının döküldüğü bir ortamda yer almamış olurduk.

Sayın Çavuşoğlu’nun söylediğine katılıyorum ama bir konuda doğruyu söylemek yetmiyor. Doğrunun tespiti ne kadar gerekliyse o doğrunun gerçekleşmesi için harekete geçmek, çaba göstermek en az onun kadar gereklidir. Geldiğimiz nokta öylesine berbat ve içinden çıkılmazdır ki nerede bir iç çatışma varsa ve kan akıyorsa maalesef Müslüman kanı akıyor ve bu kanı akıtanların içinde Müslümanlar da var. Olan Müslümanlara oluyor, kârlı çıkan ise Haçlı-Siyonist ittifakı. Netice olarak İslam ülkelerinin zenginlikleri Haçlı ve Siyonistlerin çıkarlarına harcanıyor. Onlar oturdukları yerden müreffeh bir hayat sürerlerken, Müslümanlar bilerek ya da bilmeden birbirlerine karşı üstünlük sağlayabilmek için zenginliklerini silah tüccarlarına aktarıyorlar. Bunların hiç birisi bilinmiyor değil. Ne var ki, Müslümanların kucaklaşması yönünde Erbakan Hocamdan sonra ciddi bir adım atılmadı. Gelinen noktada Haçlı ittifakına karşı İslam Birliği’nin kurulması bir zaruret haline gelmiştir ve bu gerçeği görerek harekete geçmek gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?