İsraf diz boyu değil, boyu aşmış

 Bugünlerde basında üzerinde en fazla durulan konulardan biri de “İsraf”tır.

Halkımızın yüzde doksan dokuz virgül doksan dokuzu “İsraf” deyince hemen aklına çöp sepetine dökülen yiyecekler, boşa akıtılan su, gündüz yanmakta olan elektrik gibi maddi şeyler gelir.

Hatta bazı insanlarımız, sofranın üstüne dökülen ekmek kırıntılarını, masanın üstüne dökülen simitin üstünden dökülen susam tanelerini parmak ucunu diliyle ıslattıktan sonra teker teker yapıştırıp ağzına alıp yeme inceliğini gösterirler.

Yaptıkları doğrudur.

Japon, Çin, Avrupa, Amerika teknolojileri bir araya gelseler, bir tek susam tanesini yapmaları mümkün değildir.

O bir tek susam tanesi için hava, toprak, su, güneş işbirliğiyle meydana gelmektedir.

Dünya devletlerinin hazineleri onu meydana getirmeye yetmez.

Rabbimizin koyduğu kanunlar içinde meydana geldiğinden israf edilmesi doğru değildir.

Rabbimiz, bize verdiği her nimetten sorguya çekileceğimizi:

 “Sonra elbette onu (cahimi) aynelyakin göreceksiniz.

 “Sonra o gün, bütün nimetlerden elbette sorulacaksınız.” (Tekasür Sûresi, ayet 102/7-8)

Ama yeryüzünde yaratılanların en değerlisinin insan olduğunu ve yeryüzünün tamamının insan için yaratıldığını Rabbimiz haber verir.

Öyle olunca, asıl israf edilememesi gerekenin, insan olduğunu anlıyoruz.

Rabbimiz Kur’an-ı Kerim'inde 21 yerde israf ve müsriften bahseder.

21 ayetten dört tanesi, eşyanın israfıyla ilgili olduğu halde 17 tanesi insan israfıyla ilgilidir.

Ziraatı, ticareti, sanayii, teknolojiyi… yapan, geliştiren, yayan... insandır.

Adaleti, güvenliği, sağlığı, eğitimi… yaygınlaştıran da, bozup dağıtan da insandır.

Onun için asıl insanın israf edilmemesi gerekirken israf edilmiş  insanlarımız, eşyanın esiri olduklarından, kendisinin israf edildiğini fark edemediğinden eşyanın israfını gündemde tutuyor.

Evet eşyanın israfı hiçbir şekilde tasvip edilemeyecek durumdadır ama bu israfı yapan, kendisi israf edilmiş insanlardır.

Şu anda dünyada tabii tohumların genleriyle oynayarak insanlara zararlı hale getiren devletin insanlarına bakınız, tarih boyunca bütün ülkelerde her türden insana zarar verecek şekilde yetiştirilmiş insanlardırlar.

Kendilerini cehenneme odun olacak şekilde israf ettikten sonra sanki insanlıktan intikam alır gibi bütün yiyecek, içecek ve giyecekleri bozma işine girmişler ve yarı yarıya başarılı da olmuşlardır ama insanlık işin farkına varınca tekrar tabii olana dönüş yapmaya başladığı halde başarısı yavaş işlemektedir.

Bu iyi niyetli insanların kendileri de israf edilmiş insanlardırlar.

Hepimiz oran farkıyla israf edilenlerdeniz.

Eşyanın israfı, çöpe atılması olduğu gibi insanın israfı da cennete layık bu insanlığı eğitim yoluyla cehennem çöplüğüne layık hale getirmektir.

Onun için Rabbimiz, Firavun gibi zalim, gaddar, katil, Rabbin kurallarına değil kendi kurallarına uyan ve insanları zorla uydurmaya çalışanları “Müsrif” yani israf eden olarak tarif etmektedir.

Biz de:

"Müsriflerin emrine itaat etmeyin."

"Onlar yeryüzünde bozgunculuk yaparlar, düzeltmezler." diye bizi uyarır. (Şuara Sûresi, ayet 26/151-152)

Yolda karşıya geçmekte olan kadına arabayla çarpıp ölümüne sebep olan kadının ağzından ilk çıkan söz: “Arabam ne hale geldi” diyor ve o çarpma ile beş çocuğu annesiz bırakıveriyor.

Bir tarafta Akdeniz dolusu altınınız olsa, öbür tarafta bir tek çocuğunuz olsa, o bir tek çocuğunuzun bu dünyasının güzel olduğu gibi, ahiretinin de güzel olması için çalışmanız o hazineyi korumaktan daha fazla çocuğunuzu korumaya harcayınız.

Eşyanın israfı diz boyu ise insanın israfı boyumuzu aşmış durumda.

İnsanın israfı konusunda acil çağrı yapmalı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?