Reklamı Kapat

Bir inanabilsek!

 AKP’li yöneticilerde vaatlerin ardı arkası kesilmiyor.

Geleceğe yönelik beklentileri de süreklilik arz ediyor.

Bugün için “şunu yaptık” diyemiyorlar ama geleceğe yönelik vaatler peş peşe sıralanıyor.

Kurmak istedikleri sistemin bir türlü rayına oturmadığının kendileri de farkındalar.

Bunun için yine geleceğe “gönderme” yapıyor ve önümüzdeki dönem de her şeyin “yerli yerine oturacağını” artık sistemin “tıkır tıkır işleyeceğini” iddia ediyorlar.

            Ah bu sözlere bir inanabilsek!

            Bu tür vaatlere inanmakta güçlük çekiyoruz.

      Çünkü “sütten ağzı yanan adamın yoğurdu üfleyerek yemesi” gibi bir temkinin içindeyiz.

      AKP’liler 17 yıldır iktidardalar ve bu süre içinde bu türden o kadar çok vaat duyduk ki!

            Mesela bir ara koalisyon hükümeti kurulması gibi bir durum ortaya çıkmıştı ve AKP yönetimi hemen bu halin nelere mal olacağını anlatarak tek partili hükümetin kurulmasına imkân tanınması halinde ülkenin istikrara kavuşacağını ileri sürmüştü.

      Dedikleri oldu.

      Koalisyon hükümeti yerine tek partinin yani AKP’nin hükümeti kurmasına olanak sağlandı.

            Ama işler iddia edildiği gibi düzelmedi.

            Sağlanacağı iddia edilen istikrardan eser yok.

            Ardından başkanlık sistemine geçilince işlerin düzeleceği ileri sürülmeye başlandı.

            Yine dediklerini yapmalarına imkân tanındı.

            Ancak yine işler rayına oturmadı ve istikrar yine sağlanamadı.

            Şimdi önümüzdeki döneme yönelik vaatler sıralanıyor.

      “Her şey yerli yerine oturacak” deniliyor.

      “Sistem tıkır tıkır işleyecek” deniliyor.

            Bunları duyunca biz de ister istemez “ne malum” deme ihtiyacını hissediyoruz.

            Geçmişte söylemiş oldukları gerçekleşmiş olsaydı bugün söyledikleri elbette gözümüzde önem kazanırdı.

      “Adamlar ne dedilerse yapıyorlar, bunu da başarırlar” derdik.

      Ne var ki ortada böyle başarılı bir durum yok!

      Başarı yok ama kocaman bir sükût-u hayal var!

            O nedenle şimdi demiş olduklarına inanamıyoruz.

            Belli ki kendileri de tıkır tıkır işleyen bir sistemin hasreti ile yanıp tutuşuyorlar. “Tıkır tıkır işlemek” yerine “takur tukur sağa sola yuvarlanıp” duran bir sistem onları da rahatsız ediyor olmalı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeki Ceyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?