Reklamı Kapat

Merhamet Siyaseti

 Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Devleti idare edenler, merhametli olmazlar ise, o ülkede insanlar zulüm görürler. Merhamet; esirgemek, korumak, sevgi göstermek, yardım etmektir. Merhamet; tüm yaratılmışlara sevgi ile yaklaşmak, kötülüklerden korumak ve kurtarmak, zor durumlarında yardım etmek, bağışta bulunmak, affetmek gibi iyi huy ve davranışların kaynağıdır. İnsanlardaki merhamet, Allah'ın rahmet ve merhametinin bir yansımasıdır. Allah’ın rahmeti her şeyi kuşatmıştır ve insanlara gönderdiği peygamberler de merhametli kimselerdir. Tevbe 128: “Andolsun ki içinizden size, sıkıntıya uğramanız kendisine ağır gelen, size düşkün, müminlere şefkatli ve merhametli bir peygamber gelmiştir.” Peygamberimizin, “Merhamet etmeyene merhamet edilmez” hadisi önemli bir esastır. İnsanlara merhamet etmeyen kimseye Allah da merhamet etmez. Müslümanların yöneticiliğini üzerine alan devlet başkanları da merhametli olmak zorundadırlar. Devlet başkanları, her yaptığı işte, kendini halkın yerine koymalı ve ona göre davranmalıdır. Aldatan da, aldanan da olmamalıdır. Halkın ihtiyaçlarını kolay ve ucuz yoldan temin etmelidir. İhtiyaç sahipleri için devletin kapısı daima açık olmalıdır. Bir devlet başkanı halkın ihtiyaçlarını karşılarken, bu sıkıntıları gidermeden, başka işler ile meşgul olması doğru olmaz. Merhametli bir devlet başkanı, israf ve şatafattan kaçınır. Kibir ve benlikten uzak durur. Kanaatkâr olur, çünkü kanaatsiz adalet olmaz. Şefkatli ve lütfu bol olan bir başkan, şiddet ve sertlikten sakınır.

HAYIRLI BAŞKAN

Merhametli bir devlet başkanı, İslam'ın hak ve adalet esasları doğrultusunda hakkın ve halkın hoşnut olmasına gayret eder. Peygamberimizin, “Ümmetimin en hayırlı idarecileri; sizlerin onları, onların da sizi sevdiği idarecilerdir. İdarecilerin en kötüleri ise sizlerin onlara, onların da sizlere kızdığı ve lanet ettiği kimselerdir” beyanı, merhamet siyasetini işaret eder. Devlet başkanı, kendisine gelerek övgüler yağdıran dalkavuklara aldanmamalıdır. Başkanın, halkın dilinde dolaşan kusurlarını ve asıl halini öğrenmek için, itimat ettiği kimseleri görevlendirip halkın içinde araştırma yaptırması gerekir. Devlet başkanlığını üstlenen kimse, din ve düzen olarak İslam’a aykırı hareket ederek toplum desteğini aramamalıdır. Allah’ın rızasını arayarak iş gören devlet başkanından Allah da, insanlar da razı olur. Allah’ın gazap ettiği işleri yapan devlet başkanından Allah da insanlar da razı olmaz. Faizci kapitalist zulüm düzenini, benimseyip yürüten devlet başkanına Allah gazap eder. Hayırlı bir devlet başkanı, hesap gününü dikkate alarak iş görür ve kimseye zulmetmez. Dünyanın bir konaklama yeri olduğunu unutmaz. Devlet başkanları da bu dünyada misafirdir. Gerçek vatan, sonunda ölüm olmayan, ahiret yurdudur. Dünyada insanın aldığı her nefes, kişiyi eceline yaklaştırır. Adil olmanın sevabı, zalim olmanın da azabı vardır. Helal mal saadettir, haram mal ise bela ve musibettir. Dünyanın rahatlık veren günleri pek azdır. Akıllı devlet başkanı, toplumun dünya ve ahiret saadetinin Adil Düzen’de olduğunu bilir ve bu düzenin ikamesi için çalışır. Dünya iktidarı, ahiret saadetinin yanında hiçbir değer ifade etmez. Çok olsa da dünya iktidarının lezzeti, kaybolur serap gibi, elde bir şey kalmaz. Dünya iktidarının peşinden koşan liderin durumu, denizden tuzlu su içen kimsenin durumu gibidir, o ne kadar çok tuzlu su içse o kadar susar ve harareti artar. Bu lider ölene kadar içer, fakat susuzluğu gitmeden kendisi helak olup gider. Denize düşenin ıslanmaması mümkün olmadığı gibi; dünya iktidarına aldanan liderin de kirlenmemesi mümkün olmaz. Hayırlı başkan, Milli Görüş zihniyetine sahip, Adil Düzen’i benimsemiş olan devlet başkanıdır.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN

Türkiye, şu an itibariyle “tek kişilik Erdoğan hükümeti” ile idare ediliyor. Bu yeni dönemde Recep Tayyip Erdoğan, hem devlet başkanı, hem hükümet, hem de AK Parti Genel Başkanı sıfatıyla görev yapıyor. Yani hem devleti temsil ediyor, hem tek kişilik hükümet yetkisini kullanıyor, hem de bir partinin genel başkanlık koltuğunda oturuyor. Üslendiği görevler gereği, hem tarafsız, hem de tek kişilik hükümet olarak adil, parti genel başkanı olarak da taraf olması gerekiyor. Bir insanın hem tarafsız hem de taraf olması sadece Erdoğan’a nasip olmuş bir durumdur. Bütün bu sıfatlar, Erdoğan’ın imtihanı olarak, Allah’ın takdir ettiği şeylerdir. Her insan gibi, Erdoğan da imtihandadır. Bu imtihanda gözetilmesi gereken tek şey, Allah’ın rızasıdır. Allah’ın razı olduğu şeyler de, kızıp nefret ettiği şeyler de bellidir. Erdoğan, kendisine ikram edilen bu nimetleri Hz. Davut ve Süleyman gibi hayır ve adalet yolunda kullanırsa bu imtihanı kazananlardan olur. Trump ve Netanyahu gibi şer ve zulüm yolunda kullanırsa bu imtihanı kazanması mümkün olmaz. Erdoğan’ın Milli Görüş kadrolarından ayrılıp, kendisini muhafazakâr demokrat olarak tanımladığı günden itibaren tercih ettiği yolu, üç şey ile özetlemek mümkündür. 1-ABD ve İsrail’i stratejik müttefik olarak görmek. ABD ve İsrail’in stratejik hedefi vaat edilmiş topraklar üzerinde büyük İsrail’i kurmaktır. ABD ve İsrail ile stratejik ortaklık, Türkiye’yi bölünmeye ve onların gayelerine hizmet etmeye götürür. Bölgede yaşanan olaylara bakıldığında, bu durum rahatlıkla görülebilir. 2-AB’yi bir medeniyet tasavvuru olarak kabullenmek. Bu tercih, Türkiye’yi İslam dünyasından ve liderliğinden koparır, köleleştirir ve yalnızlaştırır. 3-Faizci kapitalist düzeni benimseyip yürütmek. Bu tercih ise, Türkiye’yi üreten, sanayileşen, güçlenerek kalkınan bir ülke olmaktan çıkarır ve tüketen ve başkalarına muhtaç bir ülke olmasını sağlar. Erdoğan, bu tercihinden dolayı kaybediyor. Çözüm, Milli Görüş’e dönmek, Saadet Partisi’nin teklif ve tavsiyelerine itibar etmek, merhamet siyasetini benimsemektir. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?