Reklamı Kapat

Maymun değil, insanız

BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Allah; insanı insan, maymunu da maymun olarak yaratmıştır. İnsanın maymundan dönüşmüş bir varlık olduğunu iddia etmek, bilimsel bir gerçeklik değil, inkâra sapanların ifsat ve bozgunculuk için piyasaya sürdükleri bir sapkınlıktır. Bu iddiayı ortaya atanlar, Allah’a ve onun razı olduğu tek din olan İslam’a düşmanlık etmeyi kendilerine yol edinenlerdir. Allah’a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrail’e ve Mikail’e düşmanlık eden inkârcı Yahudilerin, Hıristiyan ve münafıkların düşmanı Allah’tır. İnsanlara emredilen şey, yeryüzünde bulunan nimetlerin helal ve temiz olanlarından yemek ve cin ve insan şeytanlarının kurduğu hile rejimine, köle düzenine ve batıl ideolojilere muhalefet etmektir. Batıl ilahların, materyalizmi kendisine din edinmiş muasır cahillerin yarattığı hiçbir şey yoktur. Bütün kâinatı, yük taşıyan, tüylerinden yararlanılan bütün hayvanları yaratan Allah’tır. İnsanlar; Allah’a kul olsunlar, İslam’ca bir hayat yaşasınlar, Allah’ın düşmanlarına karşı emredilen mücadeleyi yapsınlar diye yaratılmıştır. Allah’a düşmanlık edenlerin en önemli özelliği, hoşa giden bir kalıba ve etkileyici bir hitabete sahip olmalarıdır. Onlar sanki duvara dayanmış kütükler gibidirler. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar ve düşmanlıkta sınır tanımazlar. Ayrıca onlar, adil düzen yerine faizci kapitalizmi yürütenlerdir. Bu tür insanlardan sakınmak gerekir. Mümtehine 1: “Ey iman edenler, İslâm’a ve Müslümanlara karşı savaş açarak hem bana, hem de size karşı düşmanlık eden münafıkları, müşrikleri ve kâfirleri, sakın kendinize dost ve müttefik edinmeyin. Siz onlara safça sevgi gösterisinde bulunuyorsunuz, oysa onlar size gelen gerçeği inkâr etmiş ve sırf Rabbiniz Allah’a inandığınız için Peygamberi ve sizi yurdunuzdan sürüp çıkarmışlardır. Eğer gerçekten benim yolumda cihat etmek ve rızamı kazanmak amacıyla çıktıysanız, onlara karşı nasıl sevgi besleyebilirsiniz? Unutmayın ki, ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da çok iyi bilirim. Dikkat edin, bundan böyle içinizden her kim böyle bir şey yapacak olursa, kesinlikle doğru yoldan sapmış olur.”Allah’a kul olma şuuruna sahip olanlar için İslam mecburi istikamettir. İslam’a din ve düzen olarak bağlanan ve ben Müslümanlardanım diyen hiçbir kimse, materyalist eğitimden, faizci kapitalist düzenden, batı hukukundan ve ahlakından razı olamaz. Olursa, kul değil köle, samimi Müslüman değil işbirlikçi olur.

KANTAR

Her şeyi tartan bir kantar vardır. İnsanın Müslümanlığını tartan kantar ise siyaset, iman ve cihat yani şuur kantarıdır. Her insan kendisini bu kantar ile tartmalıdır. Hz. Ömer: “Kızgınlık anında davranışını tecrübe etmediğin kişinin ahlakına güvenme” demiştir. Biz de: “faizci kapitalist bir düzeni yürüten, böyle bir iktidara destek veren, gayesi Allah’ın razı olacağı adil bir düzen kurmak olmayan kimselerin istikametine güvenme” deriz. Namaz kılan Müslümanlar, kıldıkları namazın her rekâtında Fatiha Suresi’ni okurlar. Bu surenin 6 ve 7. ayetlerinde Allah’tan şöyle bir niyazda bulunurlar: “Bizi, nimet verdiğin kimselerin, peygamberlerin ve onların izinden yürüyen âlimlerin, şehitlerin, salihlerin uyduğu müstakim olan doğru yola hidayet et. İlahi gazaba uğramış; hakikati bildikleri halde, dünya nimetlerine aşırı bağlılıkları yüzünden ilahi iradeye başkaldıran; servet, güç, makam, şöhret gibi değerleri hayatın biricik ölçüsü hâline getirerek arzu ve heveslerini ilâhlaştıran, bu yüzden dünyada ve ahirette, senin gazabını hak eden azgın Yahudilerin uyduğu yola iletme. Ve de sapmışların;  bidat ve hurafeleri Allah’ın dinine ekleyerek hak yoldan sapan, şirki tevhit akidesinin yerine ikame eden Hıristiyanların uyduğu yola da iletme.” Bu duayı yapan bir insanın Adil Düzen’den başka bir yola meyletmesi tek kelimeyle zavallılıktır. Meylederse Yahudilerin, Hıristiyanların ve işbirlikçi münafıkların uyduğu faizci kapitalist düzene uymuş, ilahi gazaba müstahak olur. Allah, biz kullarından samimi Müslümanlık istiyor. Yarım yamalak Müslümanlık istemiyor. Faizci kapitalist düzene meyleden kimselerin imanı sadece dillerindedir. Hakkı batıla karıştırmak ve İslam’ın yarısıyla yetinmek, Müslümanlık olamaz.

HİCRET

Hicretin 1441. yılına girdik. Bizim için hicretin manası büyüktür. Hicret, sadece bir takvim başlangıcı değil, bir çağın kapatılıp yeni bir çağın açılmasıdır. Hicretle birlikte cehalet düzeni yerini, saadet düzenine bırakmıştır. Hicret, batılın karanlığından, hakkın aydınlığına yolculuk yapmaktır. Bu bakımdan samimi Müslümanların hayatı, iman, sabır, hicret ve cihattır. Hicret, bireysellikte ümmet olmaya, ümmet iken devleti adil bir devlet yapmaya adım atmaktır. Hicret, kula kulluktan, Allah’a kulluğa yönelmektir. Hicret, kimse cehenneme gitmesin diye, büyük bir merhamet, sevgi ve şefkat harekâtı başlatmaktır. Günümüzde bu hicret, Milli Görüş kervanı ile gerçekleşiyor. Bu hicret, materyalizmden maneviyatçılığa, faizci kapitalizmden, adil düzene, hâlihazır zulüm dünyasından yeni saadet dünyasına ulaşmak için gerçekleşiyor. Hicret, Allah’ın bilmediğimiz kapılarını açması için, bildiğimiz kapıları usulüne göre çalmak, çözüm ve çıkış yolu için fiili duada bulunmaktır. Hicret, zulme ve zalime boyun eğmemek, zilletten izzete doğru sefere çıkmaktır. Hicret, hidayetten nasibi kesilmiş katı kalpli insanlardan, hidayete susamış sessiz kitlelere yönelmektir. Hicret, sağcılık, solculuk, muhafazakârlık, ırkçılık gibi hastalıklardan kurtulmak için şuurlu Müslümanlık ilacını kullanmaya başlamaktır. Hicret, kurtuluştur. Tevbe 20: “Allah ve Resulüne yürekten inanıp hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihat edenler var ya, işte Allah katında en üstün dereceyi kazananlar onlardır ve kesin olarak kurtuluşa erecek olanlar da, yine onlardır.” Müslümanların zulüm düzeninin bir parçası olarak yaşamayı reddetmeleri ve AB, ABD ve İsrail zulmünün karşısına, karşı bir güç olarak çıkma tavrı en büyük hicrettir. Saadet Partililer bunu yapmaya çalışıyor. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?