Reklamı Kapat

Çocuğun katledilen düşleri

Geçtiğimiz hafta Emine Bulut adında bir kadın on yaşındaki çocuğunun önünde katledildi. Bu talihsiz olayla birlikte ülkemizde artarak devam eden kadın cinayetlerini yeniden gündeme taşıdık. Öldürüldüyse kadın bunu hak etmiştir diyenler de oldu, kadınları nasıl koruyacağız deyip çözüm önerileri üzerinde duranlar da oldu. İnsanlarımız körü körüne saplandıkları faşizan düşüncelerden kopmadıkça sanırım bu sorunları daha epey zaman tartışmaya devam edeceğiz…

Peki, “Anne lütfen ölme” diye yalvaran bir çocuğun katledilen düşleri ne olacak? Ya da bu travmayı tamamen ortadan kaldırmak mümkün olabilecek mi? İlgili merciler açıklama yapıp,  çocuğun kontrol altında olduğunu ifade etseler de, çocuğun bu ağır yükü ruhundan ve benliğinden atlatabilmesi için zamana ihtiyaç olacağını düşünüyorum.

Uzmanlar cinayete şahit olan çocukların olayı anlamlandırmakta güçlük çektiklerini ve travmanın etkisi devam ederken, uyku ve yeme bozuklukları, korkular, kâbus görme, içe kapanma, akranlarla ilişkilerde sorun yaşanması ve dikkat sürecinin azalması gibi sorunların görülebileceğini ifade ediyorlar. Bu dönem çocuk olayı hatırlatan nesnelerle karşılaşmak istemez, kendini geri çeker ve küçük çağrışımlarda dahi maruz kaldığı dramatik sahneyi yeniden yaşar.

Bir çocuk için hayattaki en önemli kişiler anne ve babadır. Ve ne yazık ki, on yaşındaki bir kız çocuğu baba tarafından katledilen annenin çaresizliğine bütünüyle şahit olmuştur. Bu durum onun çevresine ve insanlara olan güvenini olumsuz yönde etkileyecektir. Kendisi için güveni temsil eden bir kişinin, babanın zulmüne tanıklık eden çocuk artık kime itimat etsin ki? Yıkılan duvarları nasıl onarsın çocuk?

Ölüm sahnelerine şahit olan çocuk kötülerden ve kötülerin ektiği zulümden korkmakta ve dünyayı yaşanılmaz bir mekân olarak algılamaktadır. O nedenle bu süreçte yavruya ilgili uzmanın ve ailenin verebileceği destek oldukça önemli. Çocuk kötüler olduğu kadar iyilerin de olduğunu kabullenmeli ve yakınlarının desteği ile hayata tutunmalıdır.

AKP Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay Yeni Şafak’ta yayınlanan “Vicdansızlığı hangi yasa zapt eder?” başlıklı yazısında, “…Tuhaf olan şey, kadının yasal konumunun çok gelişmiş olmasına karşılık kadına yönelik şiddet vakalarının daha fazla artıyor olması…” diyor ve “Her şeyin yasalara bağlandığı yerde yani vicdana göstere göstere güvenilmediği yerde vicdan da intikamını feci şekilde alıyor ve yasaları geçersiz hale getiriyor” diye devam ediyor… Köşemde sık sık ifade etmişimdir, yasalar önce fertlerin gönüllerinde kurulmalı, adalet ilk evvela burada tesis edilmelidir, merhametin ilk fideleri buraya ekilme, şefkatin olukları buraya akmalıdır. Peki, bunun için ne yapabiliriz? Bunun için çocuklara ahlak ve maneviyat bilinci kazandırmak ve onları hakkaniyet eksenine taşımak zorundayız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?