Reklamı Kapat

Balkanlar, Avrupa’da Adil Düzen ve bir soru…

Son iki yazımızda Türkiye’nin genel olarak Balkanlar ve özel olarak Kosova, Bosna, Karadağ, Makedonya ve Arnavutluk ülkelerinde olan ve olması gereken politikalarından söz ettik. Sonuç olarak da dedik ki: Biz Balkanlılar olarak yazıyor ve hatırlatıyoruz… Bosna ve Kosova savaşları döneminden beri daha çok yazıyoruz… Türkiye’nin ‘savunma stratejisi’ ve ilgili politikalar Balkanlar’da başlar diyoruz… Sesimizin duyulmasını ve uyarılarımızın dikkate alınmasını ilgililerden diliyoruz…

Bu yazıma olumlu tepkiler ve mesajlar aldım. Bunlardan birini, bizce önemine binaen paylaşalım. “Reşat Bey, “Bosna, Kosova, Karadağ, Makedonya, Arnavutluk-1” başlıklı yazınız için teşekkür ve tebrikler. Çok haklısınız. Türkiye 1950’lerden bu yana hep sağ iktidarlar tarafından yönetiliyor (çoğunlukla). Buna rağmen Batı Trakya ve Balkanlar ile ilgili bir devlet politikasının oluşturulmaması gerçekten hem zaaf hem de acınacak bir durumdur. Kaldı ki Balkanlar’ı ve Batı Trakya’yı iyi bilen yetişmiş kadrolar da vardır. Ancak her ne sebepten ise icraat yok denecek kadar azdır. Bir evladı fatihan ve TGRT kurucu genel müdürü iken yayınlarımızla Balkanlar’ı etkilemeye başarmış olsak da, bu konu sadece şarkı, türkü, ilahi ve hamasetle ele alınmamalı! Bu arada Sancak ve Karadağ ile ilgili de takip ekipleri oluşturularak en azından ferdi değil kurumsal münasebetler ve çalışmalar tesis edilmelidir. Ayrıca sivil toplum kuruluşları ve Diyanet Vakfı’na büyük görevler düşmektedir. TİKA’nın ve diğer kurumların faaliyetlerini göz ardı etmeyelim ama gönül daha yoğun, planlı, projeli, programlı ve devamlı faaliyetler görmek, yaşamak ve mesafe almak istiyor. Mahsus selam, Allah’a emanet.” Dr. Veysel Gani / El Gazi Emekli Albay

İlgilenilmesi ve gerekenlerin yapılması dua ve dileklerimizle…

***

“Adil Düzen” ile ilgili çalışmalarımızı bilen ve yakından takip eden bir arkadaşım, bizim ilgimizi ve dolayısıyla bu konu ile ilgilenenlerin ilgisini çekecek bir haber gönderdi. Haberin başlığı dikkat çekici: “Avrupa Komisyonu’nun yeni başkanı Yeşil ve Adil Yeni Düzen programı uygulayacak.” Haberin özü ve özeti şöyle:

Avrupa Komisyonu Başkanlığı’na seçilen Ursulavon der Leyen’in göreve başlamasının ardından ilk 100 günlük dönemde yapacağı çalışmaları içeren programın iklim değişikliği alanında önemli adımlar içereceği bildirildi. / Alman Der Tagesspieg gazetesinin haberine göre henüz taslak aşamasında olan 173 sayfalık belgenin birkaç yerinde program için YEŞİL VE ADİL YENİ DÜZEN başlığı kullanılıyor. Programda atılması planlanan bazı adımlar şu şekilde; • Kıyı ötesi rüzgâr enerjisi kurulu gücünün artırılmasını sağlayacak yol haritası oluşturulması. • Elektrikli araç kullanımını artırmada ‘menzil endişesi’ sorununu ortadan kaldırmak için 1 milyon elektrikli araç şarj istasyonu kurulması. • Binalarda enerji verimliğini artırma amacıyla binaların yenilenmesine yönelik kaynağın artırılması. • Havacılık şirketlerinin artan emisyonlarına bağlı olarak, yıllık 750 milyon avroya ulaşacak ek vergi getirilmesi. • Avrupalı çelik üreticilerine daha az emisyona yol açacak üretim için kaynak sağlanması. • Kömür madenciliğinin durdurulduğu bölgelere yardımların önemli oranda artırılması. https://yesilekonomi.com/ab-komisyonunun-yeni-baskani-yesil-ve-adil-yeni-duzen-programi-uygulayacak/

***

Recep Tayyip Erdoğan AK Parti Eskişehir il teşkilatıyla bir araya geldiği toplantıda, "İlçelerimizin, ilimizin Ömer’lerini bulacağız. Ne demek; kanaat önderlerini bulacağız ve onlarla yönetimlerimizi oluşturacağız" dedi. Halife Ömer denince “ADALET” (bize göre ayrıca Adil Düzen de) akla geliyor. Bu konuda yazılacak o kadar çok şey var ki… Ama onları yazmayayım ve şöyle noktalayayım. Üstadımız önceki haftalarda birçok sorunu dile getiren yazılar yazdıktan sonra, “BU DURUMDA ÇÖZÜM NEDİR?” (24 Ağustos) başlıklı bir yazı yazdı ve en sonunda bir soru sordu: “Merak ediyorum ve soruyorum: Başkanlık sistemi için harcadığınız gücünüzün kaçta birini Kur’an düzeni (ADİL DÜZEN) için harcadınız diye Recep Tayyip Erdoğan’a sordukları zaman ne diyecektir, ne cevap verecektir?”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Abdurrahman Serdar - Aman, bizim Devlet Balkanlarla fazla uğraşmasın. Onları daha da madur eder. Sadece, LOZAN hükümlerinin uygulamısını temin etsin yeter.

Bir hanımefendi güzel özetlemişti : " Musa gibi konuşuruz, Fir'avn gibi yaşarız.

Camide namazı kılar, İslamı CAMİYE HAPSEDİP kitliyerek toplum önüne çıkar, gönlümüzce

iş (eylem) yaparız.

Öğle bir soru da sorulmaz ! Elbette daha ihatalısı sorulacaktır, mümin olanlara

İslam, Batıcılar gibi zorlamaz, sadece, teklif eder.....

İslamın şartı 5 değil mi ? (Alt başlıkları siralıyan yok, nasıl olsa). Başkan da 5 şartı yerine getiriyor ! ve Getittirmik için çabalıyor. Oysa, İslamın mükellefiyeti buluğa erince başlar, ölüncüye kadar - cemiyet düzenini sağlamak ve herkesi mes'ut etmek için - her zaman ve mekanda ömür boyu devam eder. Ama cühela, " ARTIK, ahiret için çalışmıya BAŞLA " diye,

bir de seni ikaz eder, belin kamburlaşıp, gücünü Dünyaya teslim ettikten sonrası için.

İşte, Allahtan SAKINAN elit CÜMHÜRİYET MÜSLÜMANI BUDUR.

Halbuki müslüman her hal ve karında Allahtan KORKMASINI bilen ADAMDIR. İttekullah. Nerede öyle adam ? Hepsi de OSMANLI ile birlikte, toprağı üstüne çekmiş, " yerin altında yatıyor. Artık, yerin üstünde yaşamaktansa ... daha yeğdir ", onlar için

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Eylül 11:47

İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?