Reklamı Kapat

Ortağı çok olan dert…

İsrail’in 10 Mayıs 2010’da, Türkiye’nin de onayıyla OECD üyesi yapılmasının ardından, sadece 20 gün sonra İsrail, hem de uluslararası sularda saldırı düzenlemiş, insanlarımızı şehit etmiş ve Mavi Marmara’ya el koymuştu. Sonrasında süreç öylesine bir noktaya geldi ki, Türkiye-İsrail ilişkilerinde özür, tazminat ve Gazze’ye ambargonun kaldırılması şartları ile bu saldırıyı gerçekleştiren İsrailli yetkililere açılan davalar düşürüldü. Gerek şehit aileleri, gerekse de o gün gemide bulunanlar bu kararı hiçbir zaman kabul etmediler. Çünkü dile getirilen bu taleplerin hiçbirisi hukuken uygulanmadı. Ne özür, özür gibiydi, ne tazminat, tazminat gibi ödendi, ne de Gazze’ye ambargo kaldırıldı.

Bugün Mavi Marmara mağdurlarının hukuk arayışları da hala devam ediyor. Çok zorlu günler yaşadılar. Bağış adı altında İsrail’in ödediği parayı alıp, susmaları yönünde telkinler yapıldı. Ancak hiçbir telkin onları duruşlarından ve şehit olan yakınlarının hatıralarına sahip çıkmaktan geri bırakmadı. Bugün bir taraftan bu mücadeleyi sürdürürken, diğer taraftan ise Gazze’yi, Filistin’i dünya gündeminde tutmak için gayret ediyorlar. İşte bu mücadelenin karşılık bulmasına bir örnek daha iki gün önce gerçekleşti. Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne bağlı temyiz mahkemesi, 15 Kasım 2018’de verdiği kararı gözden geçirerek, Mavi Marmara ile ilgili soruşturma başlatmama kararını yeniden masaya yatıracağını ilan etti. Bu kararın anlamı şudur; haklarında dava açılan, bu saldırının gerçekleştirilmesinde payı bulunan yetkililer artık eskisi gibi rahat hareket edemezler. Bu karar yargılama sürecinin tekrar hızlanabileceğine dair bir işarettir. Eğer UCM böyle bir kararın ardından tekrar, eskiye dönüş yaparsa, o da mahkemenin kendisine en büyük kötülüğü yapması anlamına gelecektir. Şimdi herkese düşen görev en azından UCM’nin bu gözden geçirme kararını fırsat bilerek, Mavi Marmara’nın uğradığı mağduriyeti, haksızlığı, hukuksuzluğu, zulmü bütün dünyada tescil ettirmektir. Bunun yanında Gazze’nin, Filistin’in önüne kurulan tuzaklardan kurtulması için, öncelikle İslam ülkelerinin zihinlerindeki bariyerler kaldırmalıdır. Gazze kazandıktan sonra şu iktidar bundan istifade etmiş, bu iktidar bunun ekmeğini yemiş diye düşünmek en hafif tabiriyle zavallılıktır. Ancak iktidarlar da, Filistin gibi İslam dünyasının ortak meselelerine yaklaşırken, bunu iç politik argüman haline dönüştürme yoluna gitmemelidir. İktidarlar temenni makamları değillerdir. Aynı zamanda iktidarlar her şeyi yapabilirler, her işe güçleri yeter diye beklenti içine girmek de doğru olmaz. Bunun yanında toplumun hassasiyetlerini yansıtan kimi konular üzerinde de iktidarların, popülist yaklaşımlar içine girmeleri kabul edilemez. Sonra böyle davrananlarında yürekleri yanar ama gelinen noktada yapılanlar, ne onların yürek yangınlarına su olabilir, ne de Filistin’in Gazze’nin yaralarına merhem olabilir. Unutmayalım ki, ortağı çok olan dertlerin çözümü diğerlerine oranla çok daha büyüktür.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?