Reklamı Kapat

Grew’in anılarındaki Mustafa Kemal

Bugünlerde Amerika’nın ilk Türkiye Büyükelçisi Joseph C. Grew’in anılarını içeren “Yeni Türkiye” kitabını okuyorum.

Grew’in görev yaptığı yıllarda kaleme aldığı günlük, düzinelerce defterlerden oluşmakta ve yalnız siyasi gelişmeleri değil, gözüne çarpan sosyal olaylar ile kendisine, yakın çevresine ilişkin hatıralara da yer vermekte.

1930 yılında Grew hatıra defterine şu gözlemini kaydeder; “…Avrupalı milletlerle boy ölçüşebilmenin ancak Batılı eğitim sistemi ve Batılı kültürü benimsemek suretiyle gerçekleşebileceğinin farkına varan yeni Türkiye Cumhuriyeti, Abdülhamit ve seleflerinin rejimleri altında tatbik olunan, şarklılığın geri bıraktırıcı manialarını söküp atmıştır. Saltanat ve Hilafet lağvedilmiş, onlarla birlikte ilerlemeden uzak geçmişin sembolü olan senelerin fesi de gitmiştir. Hükümet, kendini İslam dininden ayırmıştır; ülke gençliğinin eğitim yıllarını, içinde Kur’an okuyarak geçirdiği ve Batı tarzında bir tahsile sahip olmasının büyük ölçüde engellendiği, eski dini mektepler kapatılmış; kadınlar çarşaftan çıkmış…”

İlkokuldan itibaren yıllarca bu cümleleri kitaplarımızda çokça okuduk, öğretmenlerimizden sayısız kez duyduk acaba diyorum bu cümlelerde mi Batılıların sırtımızı sıvazlayan edebiyatından bir alıntıydı.

Amerikalı diplomatın kitabında çok ilginç bilgiler bulunmakta, 20 Şubat 1928 tarihli bölümde;

 “…Sir George’un sırası saat ikiye doğru sona erdi ve Ruşen Eşref aracılığıyla Mustafa Kemal’in benimle poker oynamak istediği mesajının bana ulaşmasından itibaren, benimki başladı. Alice, Filality ve diğerlerinin oynamakta olduğu briç odası hazırlandı ve biz beş kişi –yani Gazi, iki Türk hanımefendi, ben ve hepsinin arasında önemli bir yer işgal eden, Amerikan okullarına karşı olan hissiyatını bu sayfalarda dile getirdiğim Maarif Vekili sevgili Necati Bey-masaya oturduk. Meslektaşlarım sıralar halinde dizilmiş bir şekilde ve şüphesiz neden her defasında Amerikan diplomasisinin neticede galip geldiğini anlamak istercesine beni seyrediyorlardı… Oyuna muazzam bir şansla başlayarak el üstüne el kazandım. Bir keresinde Gazi’nin beş yüz lirasını görüp beş yüz de ben artırdım, o da beni görünce kendisinin fuluna karşı dört onlu çıkardım. Öne eğilerek, şefkatle yanağımı okşadı ve fiş yığınını bana doğru itti! İki ya da üç saat sonra biraz hava alabilmek için yerimi geçici olarak Alice’e terkettim. Şansı o da devam ettirdi ama Gazi’nin fuluna karşı bir kez daha dört onlu eline gelince utancından sadece üçünü gösteriyordu. Dönüşümde, Gazi, Alice’in harika oyun oynadığını söyledi. Sandığından da iyi oynadığını bilmiyordu tabi. Akabinde şansım beni terketti ve adam gibi bir el dahi gelmediğinden battıkça battım. O ana kadar düzenli bir şekilde kaybeden Gazi ise kazanmaya başlamıştı… Sabah saat yedi veya sekizde çay, peynirli soğuk sandviçler ve şampanyadan oluşan kahvaltı servisi yapıldı. Aslında şampanya su gibi akıyordu. Alice, saat beş gibi ayrılmıştı. Bütün bir akşam hayranlıkla kendisini seyreden Gazi’nin köpeği, yandaki kanapenin üzerinde bir kürk mantonun altında çoktan uykuya dalmıştı. Saat sabahın dokuzunda bütün parayı kazanmış olan Gazi, son bir el çevirmek istediğini söyledi… Taylor ve ben 9.15 de ayrıldık; Tevfik Rüştü ve Safvet Ziya beylerin zavallı hanımları o saatte bile ayakta olup, gelene geçene durumuna göre, “iyi geceler” veya “günaydın” diyorlardı. Böylece Ankara sosyetesinin dostlar meclisine dâhil oluyordum. Ives’in daha sonra yazdığına göre Gazi, iki gece sonra kulüpde akşam saat sekizde pokere oturmuş ve oyun ertesi gün öğleden sonra saat bire kadar aralıksız devam etmişti; yani tam on yedi saat.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Veyiszade - Gazi Mustafa Kamal tam 17 saat oyun oynarsa o zamanlar devleti kimlerin yönetti daha iyi anlaşılıyor.Bu kadar sefahat,içki ve uykusuzluktan sonra bitap düşen vücut 57 yaşına kadar dayanabilmiş.Ingilizler ve batılılar koca bir imparatorluğu gizli emellerini hayata geçirmek ve kendi uyduları haline getirmek içinde hiçbir fedakarlıktan kaçınmamışlar.Öyleyse bizede "Ne mutlu Türküm" demek düşer.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Eylül 13:55


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?