Hicret aydınlığı ve Muharrem ayı

Bismillâhirrahmânirrahîm;          

Bugün 1 Muharrem 1441. Hicri takvimin ilk ayı. Takvim başlangıcı. İslâm tarihinde yeni bir sayfa…  İslâm’ın aksiyona geçip yayılma hızını artıran bir olayın takvim başlangıcı olmasında büyük hikmetler var. Hicret bize, İslâm davasının bütün dünyalıklardan vazgeçerek adanmışlık derecesinde bir fedakârlık gerektirdiğini öğretiyor.

Rabbanî metot, Allah’ın seçerek gönderdiği peygamberler eliyle pratik hayata yansıtılmıştır. Peygamber Efendimizin (s.a.v.) hicretinde insanlığa örneklik oluşturan büyük sevk-ül ceyş (strateji) olayı söz konusu. Yüce Resul (s.a.v.) önce Allah’a tevekkül etti, akla gelebilecek her türlü tedbiri aldı. Görevlerinde Allah’a güvenip dayandı.

Sahabe 13 yıl Mekke’de iman, sabır, tevekkül ve teslimiyet sınavından geçti. İmrenilecek ve örnek alınacak bir imtihan verdi. Pişti, olgunlaştı, İslâm uğrunda her şeylerini feda edebilecek şuur noktasına ulaştı.

Medine özgürlük ve bağımsızlık demekti. “Şüphesiz her zorluktan sonra bir kolaylık vardır” (İnşirah, 5) ayeti tecelli etti. Mekke’de sabrederek pişip olgunlaşmadan Medine’ye ulaşılamayacağını öğrendik.

Müslümanlar Mekke’de Hakk’ı kabullenmeme inadı gösteren müşriklere karşı direndiler. Allah Resulünden (s.a.v.) İslâm hakikatini öğrendiler. İlimle meşgul oldular. Önce gizli tebliğe giriştiler. Hz. Ömer’in (r.a.) Müslüman olmasıyla güçlendiler. “Sana emredileni açıkla” (Hicr, 14) ayetinin gereği olarak “açık davet” dönemine başladılar. Mekke’de geçen yıllar, ancak güçlü bir imanla aşılabilecek sabır, tebliğ ve davet dönemiydi.

HİCRET DERSLERİ

Hicret olayında pek çok stratejik ders var:

Allah Resulü (s.a.v.), evi kuşatılma, cana kastedilme noktasına gelinceye kadar Mekke’yi terk etmedi.

Can tehlikesi sırasında bile Mekkelilere ait emanetleri unutmadı. Hz. Ali (r.a.) aracılığıyla sahiplerine ulaştırdı.

Tehlike ihtimaline karşı, Hz. Ebubekir (r.a.) aracılığıyla 2 deve (binek için) satın aldırma hazırlığı yaptırdı.

Saklandıkları Sevr Mağarası, Medine’nin ters istikametindeydi. Düşmana karşı “hedef şaşırtma” taktiği uyguladı.

Her türlü tedbiri aldıktan sonra Allah’a karşı tevekkül ve teslimiyet içinde oldu. Müşrikler mağaraya yaklaştığında Hz. Ebubekir (r.a.), Efendimize (s.a.v.) zarar gelir endişesindeyken Allah Resulü (s.a.v.), “Mahzun olma, Allah bizimle beraberdir” (Tevbe, 40) buyurdu. Allah, Sevr Mağarası’nın önüne gelen müşriklere eğilip içine bakma niyeti vermedi.

Mağaranın girişine örümceğin ağ örmesi, güvercinin yumurta yapması, Allah’ın çok zayıf sebeplerle dostlarını koruyacağını, yolunda olanları yolda bırakmayacağını gösteriyordu.

Hicret yolunu en iyi Abdullah bin Uraykıt isimli bir Hıristiyan biliyordu. Onu deneyip ihanet etmeyeceğini anladıktan sonra rehber olarak tuttular. Bu da, başka bir alternatif yoksa ehliyet ve liyakat sahibi gayrimüslimlerden faydalanılabileceğini öğretiyordu.

Süraka isimli pehlivan yapılı bir atlı Efendimizi (s.a.v.) bulup getirene verilecek olan 100 deveye sahip olabilmek için yola çıktı. Fakat Allah bir şeyi murat etmişse, dava sahibini yolundan döndürmek isteyenlerin gayretkeşliğinin boşuna olduğu görüldü.

İSLÂM GÜNEŞİ SÖNMEZ

Hicret gibi zor bir görev peygamberler eliyle yaptırıldı. Hicret, yurdu terk etmek değil; İslâm karargâhının daha güvenli bir yere kurulmasıdır. Vatanı emniyet altına almak amacıyla dönmek üzere ayrılmaktır: “Döneceğiz, döneceğiz; Mekke bir gün döneceğiz.” Daha büyük zaferler için hazırlık yapmaktır. Uzun atlama sporcusunun, daha ileri mesafeye ulaşabilmek için, geri geri çekilerek hız ve hamle hazırlığına geçmesi gibi.

Enfâl Suresi 74. ayette, hicrete cihadın önünde yer verilmesi hicret edenlerin derecesinin büyüklüğünü göstermektedir: “Hicret edenler, Allah yolunda cihat edenler, hicret edenlere yardım edenler (ensar) var ya! İşte onlar hakiki müminlerdir. Onlar için af ve bol rızık vardır.”

Hicret her türlü şirkten kurtulup Tevhidî düşünceye yönelmektir. Cihat eksenli bir kavramdır. İslâm’a göre kurulmuş dünyada yaşama azmidir. Akide ve inançlar uğruna fedakârlık yapmanın zirvesidir. İslâm toplumunu ilgilendiren kararların müşriklerin inisiyatifine bırakılamayacağının belgesidir. İslâm nimetinin tamamlanması; yeniden diriliş muştusudur.

Hicret tarihin en önemli olaylarından biridir. Bu olay dönüm noktası kabul edildi. Takvim başlangıcı yapıldı.

Bugün 1 Muharrem. Hicrî yılın ilk günü. Muharrem ayı Ramazan ayından sonraki en faziletli aydır. Tarihte pek çok olay bu ayda vuku bulmuştur. Musa’nın (a.s.) Firavun’un zulmünden kurtulması gibi. Muharrem ayının 10. günü “aşure”dir. Nuh’un (a.s.) gemisi Aşure Günü karaya çıkmıştır.

Hicrî 1441. yılının insanlığın uyanışına vesile olması niyazıyla!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?