Verinin sesi

Matematiğin alfabesi rakamlar, müziğin alfabesi notalardır. Rakamların ritmini takip edenler ancak verinin sesini duyabilirler. Sabit bir telefonda 1’den 0’a kadar tuşlara bastığınızda gittikçe incelen bir tonlamaya şahit olursunuz. İşte bu ahenge kulak veren işletmeler müşterilerinin, kurumlar tüketicilerinin, kamu da halkının ne istediğini anlayabilir. İnsan veya elektronik araçlar tarafından gözlemlenebilen, yorumlanabilen ve kaydedilebilen işlenmemiş gerçekler adı verilen veri, ancak işlendiğinde enformasyona dönüşebilir. Daha doğrusu enformasyon, seçilerek işlenmiş veriyi ifade eder.

İşlenmiş verilerin içeriksel anlamı vardır ve ona alıcılar anlam vermektedir. Bu anlamdan yola çıkmayan kurumlar, kendilerini yönlendirecek bilgiye ulaşamazlar. Çünkü bilgi, işlenmiş enformasyonun bir ürünüdür ve daha yüksek bir yapıdadır. Bilgi, kişinin aklındadır ve beynin işlevi sonucu ortaya çıkar. Bu işlevi ortaya çıkarmak anlamlı enformasyon ister. Bu anlam, verinin sesine odaklanmayı gerektirir. Verinin sesini duyanlar ise onu organize etmeye çabalar. Analitik burada değer kazanır, algoritmalar bu değeri taşıdıklarında sonuç üretir.

Öngörebilmek; verilerin sesine kulak vermek, kitlenin duyması gerekenleri belirlemek, tabloları, grafikleri ve görselleri kullanarak yeni bir hikâye yazmaktır. Ancak verilerin sesini dinleyerek ve gerçek tercihlerin peşinden koşarak bilinçli eylemler üretebiliriz. Aksi takdirde analitiğin haykırışını duyamaz, algoritmaların sessizliğini göremez ve proseslerin yalnızlığına teslim oluruz.

Verinin sayısallaştırılması olan “dijitalleşme”, yaptığı analitik değer ölçüsünde dönüşüme kapı aralamaktadır. Adeta sayılarla bize “nota” vermektedir. Bu notayı duymayanların kurdukları algoritmalar, proseslere hiçbir katkı sağlamayacaktır. Bu yüzden yeni bir vizyon oluşturma çabası içinde olanlar, verinin sesine odaklanırlar. Çünkü bu ses onlara, yeni bir strateji kazandırmanın ilk eşiğidir.

Bugün bütün kurumlar bilmektedirler ki; ancak kazanılan dijital olgunluk ölçüsünde toplumsal yapı, ekonomik yaşam ve üretim biçimlerindeki mevcut kurgular değişebilir. Çünkü dijitalleşmeyi yalnızca “raporlama çizgilerini oluşturmak” değil, aynı zamanda “dijital yeteneği de ölçeklendirmek”tir. Beklenen etki tam da burada oluşturulan disiplin ve odaklanma ile yakalanabilir. Bu disipline matematik rakamlarla, bu odaklanmaya müzik notalarla yön veriyor. Bir göz atıver, bir kulak veri ver!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?