Reklamı Kapat

Milli Görüşçü=Saadet Partili

Bismillahirrahmanirrahim

Hamdımız âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Cenab-ı Allah’adır. Salâtımız ve selamımız ise Peygamberimiz, âli ve sahabeleri içindir.

Milli Görüşçü=Saadet Partili olmanın manasını bu millet anladığı gün kurtulacak. Anlayıncaya kadar da başından bela ve musibetler eksik olmayacaktır. Çünkü haramlar ve isyanlar üzerine bina edilen hayat düzeninden hayır gelmez. Diyoruz ki; “akıl akıldan üstündür.” Bütün akılları yaratan Cenab-ı Allah da; “Emrolunduğun gibi istikamet yolu üzere ol. Onların hevasına (yani kanunlarına, ahlaklarına ve yollarına) uyma” diyor. Heva; insanı Cenab-ı Allah’ın yolundan alıkoyan arzular, haramlar, din ve düzenlerdir. Heva yolu, İlahi gazaba uğramış şeytanın, inkârcı Siyonist Yahudilerin, sapıtmış Hıristiyanların, işbirlikçi münafıkların yoludur. İstikamet; insana Allah’ın rızasını kazandıran esaslar, helaller, din ve düzendir. İstikamet yolu, Allah’ın, peygamberlerin ve mümin kulların yoludur. Fatiha’yı okuyan herkes, Allah’tan, kendisini heva yolundan sakındırmasını, istikamet yoluna iletmesini talep ediyor. Milli Görüşçü=Saadet Partili olmak, istikamet yolunun kapısını tutmaktır. İstikamet yolunun kapısını tutmak, öyle sıradan bir olay da değildir. Bu kapıyı tutmuşsan eğer, maruf olan Adil Düzeni telkin ve teklif edip teşvik edeceksin, münker olan faizci kapitalist düzeni reddedip engellemenin mücadelesini vereceksin. İnancında samimi olan bir insan, Allah’ın razı olduğu din ve düzenden, adil düzenden başka bir yerde karar kılmaz. AB’yi kabullenmek, faizi, zinayı, içkiyi, kumarı, zalimleri sırdaş ve müttefik edinmeyi benimseyip savunmak, iman ve hakka teslimiyet ile bağdaşmaz. Siyaset, çıkar elde etmek, zalimlerin düzenini yürüterek kırmızı koltuklarda oturmak için yapılmaz. Siyaset, bütün insanlar saadet bulsun, hak ve adalet düzeni hâkim olsun, zulüm ve çıkar düzeni yıkılsın diye yapılır. Kurtulmak, huzur ve barış içinde yaşamak isteyen her mümin; emrolunduğu gibi istikamet yolu üzere olmak zorundadır. Kur’an’a inanan bir toplumun, Adil Düzen ve İslam Birliği’nden başka bir tercihi olamaz.

SİYASETİ CİHADI OLANLAR

Erbakan Hocamızın; “Biz siyaset yapmıyoruz, cihad ediyoruz” sözü, bütün Saadet Partililer için bir temel esastır. Saadet Partililerin zulüm düzeni yıkılıncaya, düzen adil düzen oluncaya kadar yapacakları mücadelede, yerine getirecekleri dört temel görev vardır. 1- İnsanlara, Adil Düzeni telkin ve teklif etmek. 2- Adil Düzen’i tanıtmak. 3- Doğru ve hak olan bilgiye sahip olmak için eğitim yapmak. 4- Adil Düzen’i yürütmek için gerekli olan siyasi, yani iktidar gücüne sahip olmanın mücadelesini vermek. Bu görevi yapacak olan Saadet Partililerin de şu özellilere sahip olması gerekir. a- Doktor gibi. Faiz gibi her kötülük, kalbe, maddi ve manevi hayata zarar veren bir hastalıktır. Mikroplarla mücadele etmeden toplumsal hastalıkları yenmek mümkün olmaz. b- İtfaiyeci gibi. Saadet Partili, nerede bir zulüm yangını varsa oraya koşan, elinde ne imkân varsa o imkânları kullanarak zulüm yangınını söndürmeye çalışan itfaiyeci gibidir. c- Cankurtaran gibi. Saadet Partili, zulüm ve günah denizinde yüzen, bu denizin karanlığa çeken akıntısına kapılmış kimseleri kurtarmak için çalışan cankurtaranlardır. d- Asker ve polis gibi. Her dava adamı, iyiliklerin askeri ve polisi gibidir. Kötülükleri örgütleyenlere karşı çetin bir mücadele içinde olur. e- Mürşit ve öğretmen gibi. Saadet Partili, topluma hak ve adalet yolunu gösteren, onları aydınlatan mürşit ve öğretmen gibi olmayı başaran kimsedir. f- Psikolog ve pedagog gibi. Saadet Partili, insanları iyi tanıyan, her insanın psikolojisine uygun çözümler getiren bir yaklaşım içinde olur. g- Aşçı ve garson gibi. Davasını güzel bir şekilde takdim eden Saadetli, sanki lezzetli yemekler hazırlayan aşçı, bu yemekleri müşterisine güzel bir şekilde servis eden garson gibidir. h- Terzi gibi. Her insana aklınca hitap eder, muhatabına bedenine uygun hak elbisesi giydirmeye çalışır. i- Şoför gibi. Kullandığı aracı, üzerindeki yolu, gideceği hedefi iyi tanıyıp bilen bir şoför gibi olur. j- Çiftçi, ziraatçı gibi. Toprağa attığı tohumun, diktiği fidanın, sabırla ürüne dönüşmesini bekler, aceleci olmaz. Bir Saadet Partili böyle olabilirse, görevini başarıyla yapabilir.

SALİM FIKIH

Milli Görüşçü=Saadet Partili olmak, aynı zamanda salim fıkıh sahibi olmayı gerektirir. Salim fıkıh, Kur’an ve Sünnet’in mesajını doğru bir şekilde okuyabilmektir. Peygamberimiz; “Allah kimin hakkında bir hayır murat ederse, o kimseyi dinde fıkıh sahibi kılar” buyurmuştur. Kur’an ve Sünnet doğru okunmadığı ve hayata ikame edilmediği zaman, kişiyi ve toplumu Adil Düzen’e taşımaz. İslam, din ve düzen olarak iyidir, yaşayanı iyi eder. Saadet kadrolarının görevi, “Tohum saç, bitmezse toprak utansın. Ustada kalırsa bu öksüz yapı, onu sürdürmeyen çırak utansın” sadakatiyle tohum ekmeye devam etmektir. Bu görevi yaparken, hazır giyimcilikten, işportacılılıktan, çığırtkanlıktan, ikiyüzlülükten, reklamcılıktan, istismardan kaçınmak gerekir. Kuru tartışmalardan, münakaşalardan uzak durmalı, teklif ve telkinimizi bir boks maçına çevirmemeliyiz. En son söylememiz gereken sözü en başta söylememeliyiz. Kilitli kapıları kırarak, oradan içeri girmek, olgun Milli Görüşçüye yakışmaz. Tekrarın, ısrarın, kontrolün, takibin önemi büyüktür. Tanıtmanın etkisi, tekrar iledir. İnsanlara ayna olmalı, kendi yanlışlarını bizim temiz ahlâk aynamızda görüp düzeltmesine vesile olabilmeliyiz. Sabır ve azim sahibi olunmalı, ümitsizliğe düşülmemelidir. Adam kazanmak için, zorluklara göğüs geren, fedakâr ve sevecen tavırlar sergilenmelidir. İnsan, ihsanın kölesidir. Az ve öz konuşmalı, sözleri dikkatli seçmeli, kırıcı ve gereksiz tartışmalara yol açıcı ifadelerden kaçınmalıdır. Zulmetmek de, zulme uğramak da, zulme rıza göstermek de İslâm’da yasaklanmıştır. Kibirliye ve zalime karşı tevazu, onun kibrini ve zulmünü artırır. Salim fıkıh olmadan olmaz. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?