Reklamı Kapat

Kurban Bayramı’ndan geriye kalanlar

Kurban Bayramı’ndan iki gün önce iki adam kendi aralarında konuşuyorlar, yaşça daha büyük olan diğerine dönmüş anlatıyor: Geçen yıl ağzım yanmıştı, bu yıl daha titiz davrandım, tam elli kilo et düşecek payıma. Dört hissedarız ama hayvan oldukça besili, midemiz ete doyacak, bayramın üçüncü günü arkadaşları da çağırdım, bahçede mangal yakacağız… Arkadaşı tuhaf bir yüz ifadesi ile ona dönüyor ve, “Ben damadıma aldandım, bu yıl bize taş çatlasın otuz kilo et düşer. O kadar dedim ama beni dinlemedi, kendi arkadaş grubunun hissesine dahil etti bizi…” Bu ifadeler günümüz insanının kurbandan ne anladığını ve bu özel güne atfettiği “sığ ve mesnetsiz” manayı özetler mahiyettedir. İnsanlarımız Kurban Bayramı yaklaşırken, evin temizliğinden, gelecek misafirlere verilecek ikramlardan, alınacak giysilerden, etin nasıl istifleneceğinden söz eder de, tevhidi sancağı yüreğinde taşıyan Hz. İbrahim’in kurbanı nasıl yaşadığını ve onun iman ve teslimiyetinin kendisini ulaştırdığı mevkiyi hiçbir şekilde algılayamaz, algılamak da istemezler. Oysa kurban ne bir et merasimidir ne de bir eğlence şölenidir. Kurban bize kim olduğumuzu hatırlatacak ve özümüzde saklı olan değerlerin eyleme dönüşmesini sağlayacak bir ibadettir. Fakat insanlarımız kurbanın içinde barındırdığı o özden ve o manevi çekirdekten haberdar değiller. Onlara göre kurban sıradan bir ziyafet, bir et merasimi…

Kurban, teslimiyetin bir simgesidir ve sadece iman etmenin yeterli olmadığını bunun yanında tereddütsüz bir teslimiyetin de şart olduğunu öğreten bir ibadettir. O nedenle her bayram yeniden güçlenmek ve bizi sorumluluklarımızdan alıkoyacak eylemleri manevi bir gözlükle yeniden gözden geçirmek zorundayız. Hakkın sesini duymamıza engel olacak görünür ya da görünmez bütün unsurları hayatımızdan çıkarmalı ve bizi miskinliğe, tembelliğe ihmalkârlığa sürükleyecek ayak bağlarını terk edip Allah’a sarsılmaz bir iman ile yönelmeliyiz.

Maksadına uygun şekilde yerine getirilmiş kurban görevi Müslüman’ın imanını güçlendirir, ibadet şevkini artırır, şefkat, merhamet, adalet, paylaşım gibi değerlerin gelişmesini sağlar. Ve Müslüman hakkıyla eda ettiği Kurban’ın kazanımlarını hayatına taşıyarak yaşamında doğru adımlar atmaya devam eder. Fakat bunun için kurbanın ihtiva ettiği o özün doğru anlaşılmış olması gerekir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?