Reklamı Kapat

Devlet kerim olursa emek korunur

Bismillahirrahmanirrahim

Hamdımız âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Cenab-ı Allah’adır. Salâtımız ve selamımız ise Peygamberimiz, âli ve sahabeleri içindir.

Devlet deyince aklımıza, en üst siyasi ve idari teşkilatlanma gelir. Devlet ve kurumları ile görülen bütün iş ve işlemlerin yürütülmesi işine, genel olarak siyaset denmektedir. Devlet; iş ve işlemlerinde doğru hak anlayışını dikkate alarak çalışırsa, bu devlet adil bir devlet olur. Erbakan Hocamızın “garson devlet” dediği devlet budur. Bu devlet aynı zamanda, emeği koruduğu, üretimi artırdığı, fakir ve fukarasını gözettiği, refahı tabana yaydığı, maddi ve manevi kalkınmayı birlikte yürüttüğü için “kerim devlet” olarak da tanımlanır. Bir devlet; iş ve işlemlerinde zalimlerin getirdiği yanlış hak anlayışına göre çalışırsa zalim bir devlet olur. Erbakan Hocamızın “gardiyan devlet” dediği devlet budur. Gardiyan devlet, millete değil, yandaşa ve zalimlere hizmet eden devlettir. Bu tanımları yaptıktan sonra, gündemin sıcak konularından birsi olan “toplu görüşmelere” bir bakış yapmakta fayda vardır. Toplu görüşmeler, kamuda çalışan işçi ve memurların ücretlerinin güncellenmesi için işçi ve memur sendikaları ile devlet arasında yapılan görüşmelerdir. Kamuda çalışan işçiler için yapılan görüşmelerde anlaşma sağlandı. Sağlanan anlaşmaya göre ücreti 3 bin 500 TL’nin altındaki işçiye 150 TL iyileştirme, tüm işçilere bu yıl için % 8 + % 4, 2020 için % 3 + % 3 ve enflasyon farkı oranında zam yapılacak. Kamuda çalışan memurların ücretlerinin güncellenmesi için görüşmeler devam ediyor. Hükümet önce 2020 için 3,5 + 3, 2021 için 3 + 2,5 oranında teklifte bulundu. İtirazlar üzerine hükümet teklifini 2020 için 4 + 4, 2021 için 3 + 3 olarak revize etti. Önerilen oranlar yetkili sendika tarafından yeterli bulunmuyor. Memur-Sen; taban aylığa seyyanen 200 lira, ilk yıl yüzde 8 + 7 zam + % 3 refah payı, ikinci yıl yüzde 6 + 6 zam + % 2 refah payı talebinde bulunmuş. Türkiye Kamu-Sen ise taban aylığa seyyanen 600 lira, ilk yıl yüzde 10 + 10, ikinci yıl yüzde 8 + 8 zam ve her iki yıl için yüzde 3 refah payının yanında memurlara da bayram ikramiyesi ödenmesini talep etmiş. KESK ise 2020 için toplam yüzde 38 artış, 2021 yılı için de 2020 enflasyonu artı 3 puan refah payı istemiş. Hükümetin yaptığı iki teklifte de, sendikaların tekliflerini yok sayarak hareket ettiği görülüyor. Hükümetin, “bütçe imkânları elvermiyor” savunması kabul görmüyor ve gerçekleri yansıtmıyor. Faiz ödemeleri için bulunan para, çalışanın alın terinin karşılığını vermeye gelince, niçin bulunamıyor diye soruluyor?

TAVSİYE

Sendikalar gerçekten teklifleri oranında bir artış almak istiyorlarsa, yapacakları tek şey şudur. Memur-Sen, Türkiye Kamu-Sen ve KESK yöneticileri birlikte, Saadet Partisi Genel Merkezi’ni ziyaret edip Genel Başkan Temel Karamollaoğlu ile bir görüşme yapsınlar. Bu görüşme sonrasında kamuoyuna, tekliflerinin karşılanmaması durumunda, bundan sonraki seçimlerde Saadet Partisi’ni destekleyeceklerini ilan etsinler. Sendikalar için Saadet Partisi, “toplu görüşmelerde” çok etkili bir silahtır. Geçmişte memura ve işçiye taleplerinin çok üstünde artışlar sağlamış Milli Görüş’ün tek temsilcisidir. Sendikalar, bunu yapabilecek bir hidayete, ferasete ve dirayete sahip iseler, bunu yapmaları gerekir ki, arzu ettiklerine ulaşabilsinler. Sendikaların bilmesi gereken bir gerçek de, talep ettikleri iyileştirmelere ancak Saadet Partisi iktidarında kavuşabilirler. Bu gerçeği Saadet Partisi parti programını okumaları durumunda görebilirler. Haklar ancak Saadet Partisi ile korunur.

PROGRAMDAN

III. 13. Çalışma Hayatı: “Çalışma hayatında barış, kardeşlik, işbirliği ve karşılıklı hakların korunması ve verimlilik esas olmalıdır. İşyeri çalışma koşullarının uluslararası normlara, sağlık koşullarına sahip ve insan onuruna yaraşır şekilde olmasının sağlanması ve denetlenmesi devletin görevleri arasındadır. İktidarımızda herkes, işini serbestçe seçecek, âdil ve uygun çalışma koşullarına sahip olacak; herkese, hiçbir fark gözetilmeksizin, eşit çalışma karşılığında eşit ücret hakkı sağlanacak ve çalışana hakkı, alnının teri kurumadan verilecektir. Bütün diğer hak ve özgürlüklerde olduğu gibi, sendikal haklar alanında da olumsuz uygulamalar yaşanmaktadır. İktidarımızda, adalet, güvenlik, temsili görevler ve idarenin üst düzey görevlileri hariç, işçi memur ayırımı yapılmadan, tüm kamu çalışanlarına toplu sözleşme ve grevli sendika kurma hakkı verilmesini sağlayan düzenlemeler yapılacaktır. Çalışma hayatında kadınlar ve engelliler için özel tedbirler alınacaktır.” Saadet Partisi bütün müktesebatıyla ortadadır. Garson Devlet, Kerim Devlet anlayışı gereği, emeği hak sebebi olarak gören tek partidir. Bunun için Saadet Partisi, emeğin karşılığını vermeyi bir insanlık görevi olarak görür.

AKIL

Akıl, bir işin sonunu görebilmektir. Bu gün yürütülmekte olan “kapitalist düzen” ile üretenler, emekçiler, memurlar ve toplum, alın terinin karşılığını alamaz. Kapitalist düzen; varlığını faize, haksız vergi mevzuatına, israf ve tüketim çılgınlığına borçludur. Bu düzen bir ezen ve ezilen düzenidir. Bu düzenin kurallarıyla çalışan bir devlette haklar, faiz ve haksız vergiler ile gasp edildiğinden toplum ve kesimleri sürekli ezilir. Kapitalist düzen; toplumu düzenin köleleri olarak görür, onları “bir lokma bir hırka” ile yaşamaya mahkûm eder. Ülkemizde üyelerinin hakkını savunma iddiası güden sendikalar, öncelikle bu faizci kapitalist düzen ile mücadele etmek zorundadırlar. Bu faizci kapitalist düzen ile mücadele etmeden, üyelerin hakkını koruma iddiası havada kalır. Bu düzeni benimseyip yürüten partilerin iktidarı ile de haklar korunamaz. Faizci Kapitalist Düzen ile mücadele, Adil Düzen talebi ile olur. Adil Düzen milletimizin milli düzenidir. Bu düzen, faizi ayaklarının altına alan düzendir. Saadet Partisi topluma “Adil Düzen” teklif eden tek partidir. Bu partiyle birlikte olmak, kapitalist düzen ile mücadele etmenin tek mecrasıdır. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?