Reklamı Kapat

Şeffaflıkla terbiye

İyimserlere göre ülke iyiye gidiyor; bakın faizler düştü! Kötümserlere göre ülke kötüye gidiyor; bakın işsizlik artıyor? Aslında her iki kesim de sonuçlara sebep üretiyor. Faiz de, işsizlik de sonuçtur ve sebebi; tükettiğinizin ürettiğinizden fazla olmasıdır. Bu yüzden tüketim ile üretim farkını borçlanarak kapatıyoruz. Borçlanma arttıkça işler karışıyor. Peki, bu karışıklıktan nasıl çıkarız?

Çıkış için anketlere değil, göstergelere bakmalıyız. Son dönemde anketlere de bakılsa aslında tablo aynı: Son üç yıldır ekonomi gündemi, terörden daha fazla önem taşıyor! Göstergelere baktığımızda ise beş yıl önceki rakamlar, bugünün hedefi olmuş durumda! Çünkü “özel tüketim harcamalarındaki düşüş, kriz dönemlerinden bile yüksek” seyrediyor. Seçim sonuçlarına etki eden de bu göstergedir. Bu bir uyarı ışığıdır ve sorunu çözmek yerine ışığı söndürmeye çalışmak, zaman kaybetmektir.

Uzmanlara göre; “ülkemiz bugüne kadar kırdan kente göç ve dışarıdan borçlanarak büyümeyle geleceği noktaya geldi. Zaman kaybetti ve bu yüzden bugün olması gereken yerde değil”. O halde; “nereye gitmeliyiz” sorusuna sağlıklı cevaplar aramalıyız. Yeni ve sürdürülebilir bir büyüme stratejisi, tüm sektörlerde verimliliği artıracak bir teknolojik yenilenme süreci nasıl başlatılabilir? Cevap net: “Sektörlerden teknolojilere değil, teknolojilerden sektörlere doğru gidilmeli”dir.

Teknolojilerden sektörlere doğru gitmenin kriteri; şeffaflıktır. Çünkü şeffaflık sağlanmadan kimse odaklanamıyor! Odaklanacağımız o kadar çok konu var ki… Mesela, “yeni teknolojilere göre yeni teşvik sistemi tasarımları nasıl olacak? Girişimciyi destekleyen vergi politikası ve kurumsal gelişme nasıl şekillendirilecek? Şehirlerde yaşamı ucuzlatacak dönüşümler neleri kapsayacak? Ekonomide neden-sonuç ilişkilerini ayırmak, konuları analiz etmek, veriler arasında bağlantılar kurmak, şeffaflık ve odaklanmanın temelidir.

Bu temel çelişkiyi, gelişmekte olan diğer ülkeler de yaşıyor, bu yüzden “küresel yeniden yapılanma sürecinin içindeyiz ve dünya bir nevi yeniden kuruluyor”! Ülkeler, potansiyellerine göre çok yönlü bir dönüşüm gerçekleştireceğine göre; Türkiye doğal kaynaklara dayalı değil, üretime dayalı büyümek zorundadır. Küresel pazarlık gücü yüksek ülkelerinden biri olmadığına göre; küresel rekabet gücü ile yol almalıdır. Eğer “şeffaflıkla terbiye” olursak, konumuza gelebiliriz, kendimize de…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?